Koyu Switch Mode

Whispers Of A Heart [Novel] 14. Bölüm

A+ A-

Çevirmen: FBI open the door!


14.BÖLÜM – [EKSTRA 3]

Sevgi Dolu Sözler

 

“Keita, hadi tekrar yapalım.” Rintarou hevesle kollarını Keita’nın vücuduna doladı ve onu kendine çekti.

 

“Hayır.” Keita onu kesin bir dille reddetti. “Yorgunum. Ayrıca, yarın çalışmıyor musun?”

 

“Evet, ama yine de bir tur daha atabilirim.” Rintarou sırıttı, gözlerinde tehlikeli bir parıltı belirdi.

 

KÜT!

 

“Bana bir sapık gibi bakmayı kes ve uyu!” Keita tersledi.

 

Kıvrılmış Rintarou’dan yumuşak bir inilti duyuluyordu. Başını tutmuş, bir o yana bir bu yana dönüp duruyordu. Anlaşılan Keita derdini anlatmak istemişti, bu yüzden tekme atarken biraz fazla enerjik davranmıştı.

 

“Neden kafama bu kadar sert vurmak zorundaydın? Ya aptallaşırsam?” Rintarou kafasını ovuşturarak masaj yaparken sızlandı.

 

“İmkânsız.” Keita sevgilisine acıyan bir bakış bile atmadan kesin bir tavırla konuştu.

 

“Ah, beni bu kadar az düşünecek kadar çok sevdiğini biliyordum.”

 

“Sen zaten bu kadar aptalsın. Senin için daha düşük bir seviye yok, Rintarou.” Keita sonunda öldürücü darbeyi indirdi.

 

Rintarou’nun morali hızla sıfıra indi, bu yüzden yaptığı tek şey hareketsiz kalıp sessizce ağlamak oldu.

 

Ancak oldukça dirençli bir tipti; düşünce bile uzun süre yerde kalmıyordu. Bu nedenle, birkaç dakika sonra ağzını tekrar açtı.

 

“Bu arada, uzun zamandır sana bunu sormak istiyordum. Kedinin adı neden Fukuharu?”

 

“Bu rastgele soru da neyin nesi?” Keita ona baktı, uykulu yüzünde şaşkınlık okunuyordu.

 

“Özel bir sebebi yok. Birden aklıma geldi ve hep merak ettiğimi ama bir şekilde hiç sorma fırsatı bulamadığımı fark ettim.”

 

“Gerçekten tuhafsın.”

 

“Hey, bugün bana yeterince kötü davranmadın mı? Hâlâ yatan bir adamı dövmek mi istiyorsun?” Rintarou vücudunu Keita’nınkine yapıştırırken mızmızlandı. Keita’yı kendine çekti ve göğsüne yaklaştırdı, büyük, oyuncu bir köpek gibi boynuna sokuldu ve burnunu sürttü.

 

“Hey, kes şunu. Gıdıklanıyorum.” Keita onu itmeye çalıştı.

 

“O zaman cevap ver ben de durayım.” Rintarou yüzünü Keita’nın boynuna sürtmeye devam etti.

 

“Pekâlâ. Gerçi pek de ilginç bir hikâye değil.”

 

Keita pozisyonunu hafifçe değiştirdi. Ellerini Rintarou’nun ellerinin üzerine koyarak dalgın dalgın parmaklarıyla oynamaya başladı.

 

“Üç yıl önce bir bahar günü dışarıda yürüyordum. Temiz hava almak için parka doğru gidiyordum. Garip bir nedenden dolayı markete uğrayıp içecek sıcak bir şeyler almaya karar verdim. Baharın başlangıcı olmasına rağmen hava sıcaklığı çok düşüktü, bu yüzden evden çıktıktan sadece birkaç dakika sonra vücudum üşüdü. Yürüyüşten vazgeçip eve dönsem mi diye düşünürken yakındaki bir ağaçtan hayvan çığlıkları duydum. Sesleri takip ettim ve sonunda muhtemelen bir yaşında bile olmayan bir kedi yavrusunun bir dala tutunup umutsuzca miyavladığını gördüm. Ona ulaşmaya çalıştım ama dal benim için çok yüksekti ve tırmanmak söz konusu bile olamazdı. Bu yüzden, kediyi kendi kendine aşağı inmeye ikna edene kadar ağacın altında durdum. İndiğinde onu yakaladım ve yanımda eve getirdim. Titriyordu, açlıktan ölüyordu ve patisi yaralıydı.”

 

“Aşağı inmesi için ne kadar bekledin?” Rintarou yüzünü Keita’nın saçlarına sürterek mırıldandı, sesi alçak ve yumuşaktı.

 

“Bir saat.”

 

Bunu duyan Rintarou bir kahkaha attı. Sonra tekrar Keita’nın boynuna sokuldu ve ardından bir dizi nazik, sevgi dolu öpücük kondurdu.

 

“Tam senlik bir davranış Keita. Şaşırmadım bile. Peki ya ismini neden Fukuharu koydun?”

 

“Şimdiye kadar anlamışsındır diye düşünmüştüm. Ona şans anlamına gelen Fuku ve bahar anlamına gelen Haru isimlerini verdim. Bir bahar gününde şanslı bir karşılaşmaydı.”

 

“Hmmm, şanslı bir karşılaşma diyorsun. Peki ya ben?” Rintarou sordu, sesi sadece nefes alış verişi duyulacak kadar yavaş bir tondaydı. Büyük olasılıkla uykuya dalmanın eşiğindeydi.

 

Keita bir süre sessiz kalarak Rintarou’nun sakin ve sabit nefes alışını dinledi. Karşısındakinin göğsünün her nefeste hareket ettiğini, sıcak havanın boynuna değdiğini hissedebiliyordu. Kalbinin sırtına çok yakın attığının farkındaydı, neredeyse titreşimlerini teninde hissediyordu.

 

Ancak tüm bunların yanı sıra, adamın uzun kollarını beline dolayarak onu değerli ve kıymetli bir şeymiş gibi yakınında tuttuğunun daha da farkındaydı. Bu, Keita’nın Rintarou’nun hayatındaki varlığının ne anlama geldiğini fark etmesini sağlayan sıcak ve rahat bir duyguydu. O tıpkı uzun ve soğuk bir baharın ardından gelen yaz gibiydi.

 

Keita derin bir nefes aldı ve farklı kalp atışlarının yavaş yavaş senkronize olmasını, sanki tek bir kalp atışına dönüşmesini dinledi. İçgüdüsel olarak daha da yaklaştı ve o kişiyle arasındaki mesafeyi sıfıra indirmek istedi.

 

“Sen benim hayatımdaki güneş ışığısın, Rintarou. Şans eseri ya da tesadüften öte, benim için aşkı temsil ediyorsun; kararlı, zihinleri süpüren, ezici bir aşkı.”

 

Keita’nın yumuşak fısıltıları havada süzülüyor, arkasından gelen ritmik nefes alışverişlerle birleşiyordu.

 

Kısa süre sonra o da uykuya daldı, yüzünde bir gülümseme vardı ve göğsü mutluluğun tatlılığıyla dolmuştu.

 

~~~

 

Çevirmen Notu: Herkese merhaba. Ben FBI open the door! ? Bu benim ilk novel deneyimimdi ve aynı zamanda Moon Daisy Scans ailesine katılma serüvenimin başlangıcı oldu. Ben bu hikayeyi çevirirken çok keyif aldım, umarım sizler de okurken keyif almışsınızdır. Yorumlarınızı ve düşüncelerinizi yazarsanız çok mutlu olurum. Sizlerle başka hikayelerde buluşmaya devam edeceğim. Okuyan, yorum yapan ve beni destekleyen herkese çok teşekkür ederim. ? Lütfen bizleri desteklemeye devam edin! ??‍♀️?

Etiketler: novel oku Whispers Of A Heart [Novel] 14. Bölüm, novel Whispers Of A Heart [Novel] 14. Bölüm, online Whispers Of A Heart [Novel] 14. Bölüm oku, Whispers Of A Heart [Novel] 14. Bölüm bölüm, Whispers Of A Heart [Novel] 14. Bölüm yüksek kalite, Whispers Of A Heart [Novel] 14. Bölüm light novel, ,

Yorum

Sunucu değişikliğinden ötürü bölümlerde sayfalar hatalı olabilir. Gerekli güncellemeleri yapıyoruz ancak biraz zaman alacak. Sabrınız için teşekkürler🌸

X