Çeviren: Ari
Her şey normal hâline geri döndü.
Fakat Tu Yan son iki gündür biraz üzgündü çünkü Gu Chenbai evlilikten hiç bahsetmemişti.
Daha önce Gu Chenbai yüzüğü tekrar taktığında, ertesi gün yeniden evleneceklerini söylemişti. Ama bazı şeyler çıktığı için bugüne kadar ertelenmek zorunda kalmıştı. Tu Yan bugün çekmeceyi karıştırırken boşanma belgesini gördü ve son derece üzüldü, kalbi bıçaklanıyormuş gibi hissetti.
Aslında şu an her şey harikaydı, sadece formaliteler uygulanmamıştı.
Tu Yan önce Gu Chenbai’nin konuyu açmasını bekliyordu. İma etmek için kasıtlı olarak boşanma belgesini komodinin üzerine koydu, ancak Gu Chenbai birkaç kez yanından geçse bile fark etmeden ya da hiç tepki göstermeden uzaklaştı. Tu Yan buna iki gün dayandı ve ikinci günün sonunda daha fazla dayanamadı. Gu Chenbai’nin banyoda duş almasından yararlanarak terlikleriyle içeri girdi ve gizlice Gu Chenbai’nin temiz pijamalarını kollarında tuttu. Sonra Gu Chenbai’nin onu fark etmesini bekledi. Gu Chenbai kaşlarını kaldırdı ve “Tu Bao, ne yapıyorsun?” diye sordu.
Tu Yan aniden konuşamayacak kadar utangaç hissetti. Bakışları Gu Chenbai’nin güçlü vücudundaydı, saçlarından göğsüne damlayan su damlaları baştan çıkarıcı bir şekilde süzülüyorlardı. Bunu pek çok kez görmüş olmasına rağmen yüzü yine de istemsizce kızardı. Tu Yan başını eğdi ve içinden aptal olduğu için kendini azarladı.
Gu Chenbai nazik bir gülümsemeyle kurulanmak için banyo havlusunu aldı, ardından Tu Yan’a doğru yürüdü. Banyoda kaymaması için birkaç ekipman vardı. Bastonu yanında değildi ve duvardaki tırabzanları tutarak adım adım Tu Yan’a yürüdü, “Tu Bao, giyinmeme yardım etmek mi istiyorsun?”
Tu Yan konuşmayı reddetti. Gu Chenbai ona o kadar yakın duruyordu ki ne yukarıya ne de aşağıya bakabildi, bakışlarını sadece köprücük kemiklerine dikmişti. Gu Chenbai’nin iç çamaşırını kollarından bıktırıcı bir yavaşlıkla çıkardı ve sanki eli yanmış gibi Gu Chenbai’nin kollarına fırlattı.
Gu Chenbai onu giymek için yan taraftaki sandalyeye oturdu. Tu Yan daha sonra kıyafetlerin arasından pijama altını da çıkardı.
Gu Chenbai kahkahasını bastırdı ve konuşmadı.
“İşte.” Tu Yan ona son olarak pijama gömleğini verdi. Gu Chenbai aldı ve iki kolunu da geçirdi. Düğmeleri iliklemek üzereyken Tu Yan aniden eğildi, Gu Chenbai’nin elini itti ve düğmelerini iliklemesine yardım etti.
Banyodaki buhara Gu Chenbai’nin feromonlarının kokusu karışmıştı. Kısa süre sonra küçük tavşan için pek de uygun olmayan bazı şeyler Tu Yan’ın aklına doluştu.
Gu Chenbai de aynıydı. Tu Yan’ın belini tuttu ve poposunu okşadı.
Tu Yan’ın aklı bir anda karışmıştı, fakat yine de hâlâ biraz mantık izi vardı. Doğrulmak için elinden geleni yaptıktan sonra Gu Chenbai’nin pijamasının yakasını iki eliyle kavradı ve sahte bir gaddarlıkla, “Gu Chenbai, yarın Sivil İşler Bürosuna gidelim,” dedi.
“Peki.” Gu Chenbai şaşırmadı, hatta gülümsemesi biraz daha derinleşti.
“Öyleyse… öyleyse neden beni oraya daha önce götürmedin?”
Gu Chenbai, Tu Yan’a sıkıca sarıldı. Tu Yan’ın duygularıyla avucunun içinde kolaylıkla oynayabilen oydu ama acınası bir bakışla yüzünü Tu Yan’ın karnına yasladı ve “Çok fazla inisiyatif alırsam Tu Bao’nun bana değer vermeyeceğinden korkuyorum,” dedi.
Tu Yan onun mazlum gibi davrandığını biliyordu ama yine de Gu Chenbai’nin hâlâ biraz ıslak olan boynuna dokunmak için elini uzattı.
“Oh, o zaman inisiyatifi ele alacağım,” Tu Yan boğazını temizledi ve “Seni yarın oraya götüreceğim.” dedi.
Gu Chenbai yüksek sesle güldü. Tu Yan’a bakmak için başını kaldırdı ve “Tamam,” dedi.
Sivil İşler Bürosu’na bir ziyaret daha düzenlediler.
Boşanma belgesi yeniden evlilik cüzdanı olarak değiştirildi.
Tu Yan, Gu Chenbai’nin elini tutarken şaşkınlıkla bu küçük kitapçığa baktı. Gu Chenbai’nin eli buz gibi soğuğa dayanacak kadar sıcaktı.
—
Aslında Gu ailesinin ebeveynleri, Gu Chenbai’nin hayatı boyunca muhtemelen sadece Tu Yan ile olması gerektiğini içten içe biliyorlardı. Bu yüzden Gu Chenbai ve Tu Yan’ın yeniden evlenecekleri haberini duyduklarında bu onlar için çok da beklenmedik değildi.
Ancak Tu Yan’ın hamileliğini duyduklarında baba Gu ve anne Gu biraz şaşırmışlardı.
Gu Chenbai’nin yanına gittiler ve ona sordular, “Tu Yan bu çocuğu doğurmak istiyor mu? Eğer bu sadece bir kazaysa, sen—”
Gu Chenbai cevap veremeden Tu Yan kapıyı çaldı ve içeri girdi. Başını gergin bir şekilde eğerek dürüstçe, “Baba, anne, çocuğu doğurmak istiyorum ve Chenbai’yi gerçekten seviyorum,” dedi.
Pamuklu bir pijama giyiyordu, saçları yumuşaktı, yarı bir çocuğa benziyordu ama midesi hafifçe şişmişti ve yumuşak bir ışık çemberi ile kaplanmış gibiydi.
Gu Chenbai ona bakarken dayanamadı, Tu Yan’ı kollarına aldı ve ebeveynlerinin önünde öptü.
Baba ve anne Gu nasıl itiraz edebilirdi? Birbirlerine bakıp çaresizce iç çektiler. Gu Anne ayağa kalktı, önce Tu Yan’ın başını, sonra da karnını okşadı ve gülümseyerek, “Xiao Yan, senin için zor oluyordur.”
Tu Yan hemen başını salladı.
“İki ay sonra bizim eve taşının, annen senin için her gün çorba yapacak.”
Tu Yan bir an afalladı ve gözleri büyüdü.
Gu Chenbai gülümseyerek Tu Yan’ın belini okşadı, “Tu Bao,” diye seslenerek dikkatini çekti.
Tu Yan anında kendine geldi, kızardı ve sevincini saklamakta güçlük çekerek, “Teşekkür ederim anne.” dedi.
Tu Yan mutlu bir şekilde, mesele sorunsuzca çözüldü, diye düşündü. Neyse ki, onu psikolojik bir gölgeye sahip olma noktasına kadar korkutan Gu Chaocheng’in uydurduğu ‘ailesinin onu asla kabul etmeyeceği’ne dair olan saçmalıklarını dinlememişti.
Baba ve anne Gu’yu kazandıktan sonra en sevdiği şey gücünü Gu Chaocheng’e göstermek ve Gu Chaocheng’i burnu sinirden kırışana kadar kızdırmaktı. Gu Chaocheng, Tu Yan’a bir şey yapmaya cesaret edemedi çünkü Tu Yan artık ona karşı kolayca ihtilaf çıkarabilirdi. Kızgın olduğunda yaptığı tek şey Tu Yan’ı parmakla işaret etmekti ama Tu Yan’ın ağzında bu Gu Chaocheng’in sebepsiz yere ona bir dosya fırlattığı yalanına dönüştü.
Gu Chenbai arabuluculuk yapamayacak kadar üşengeçti. Her zaman taraf tuttu; Tu Yan’a sarılıp ikna etti ve kavganın nedenini bile sormadı.
Gu Chaocheng haksızlığa uğradığını düşündü. Daha sonra sevgili küçük kardeşini kalbindeki ilk yerden ikinci sıraya indirmeye karar verdi.
—
Gu Chenbai, Tu Yan’ın hamileliği çok fazla ilerlemeden düğün yapmak istediğini söyledi. Bu vesileyle çok büyük ve abartılı olmayan, ancak her ayrıntının titizlikle planlandığı ve onun tarafından hazırlandığı bir düğün organize etti.
Çok fazla misafir yoktu, hepsi yakın arkadaşlar ve akrabalardan oluşuyordu.
“Vay canına, ne kadar çok arkadaşın var.” Tu Yan isim listesine baktı ve üzüntüyle iç çekmeden edemedi. Gu Chenbai’nin kollarına yaslandı ve kendi boş isim listesini zorlukla tutarak, “Sadece iki arkadaşım var, Shen Fei ve Qi He… Ai, hayır, hayır, Qi He’yi davet etmemeliydik,” dedi.
“Neden?”
Tu Yan başta söylemek istemedi ama Gu Chenbai sözlerinde gizli bir şey olduğunu çoktan anlamıştı, başını eğip merhamet için yalvarana kadar onu sertçe öptü, “Tamam, tamam, tamam, söyleyeceğim!”
Tu Yan, Gu Chenbai’nin kollarına kemiksizmiş gibi yayıldı ve mutsuzca, “Bir keresinde senin en sevdiği tip olduğunu söylemişti.” dedi.
“O bir alfa değil mi?”
“Evet,” Tu Yan başını salladı, “Ama alfalardan hoşlanıyor, başka türlü onunla bunca yıl nasıl arkadaş olabilirdim ki?”
Söylediklerinde yanlış bir şey olduğunu düşünmüyordu ama uzun bir süre Gu Chenbai’nin sesini duymayınca başını kaldırdı ve ifadesinin pek mutlu görünmediğini fark etti.
Tu Yan parmağını uzatarak Gu Chenbai’nin yanağını dürttü, “Sorun ne?”
“Yani, eğer omegalardan hoşlanıyor olsaydı ‘arkadaş’ olmayacaktınız, öyle mi?”
“Hayır!” Tu Yan hemen oturdu ve kendini açıkladı, “Ne alaka şimdi? İlk olarak onun tipini bile sevmiyorum.”
“Hangi tipi seviyorsun?”
Cevap veremeyen Tu Yan tekrar çukura düştüğünü hissetti.
Gu Chenbai’nin kıskançlığı yarı gerçek yarı sahteydi. Tu Yan kendini tutamadı ve öfkeyle, “Ne duymak istiyorsun?!” dedi.
Gu Chenbai, Tu Yan’ın kulağına bir şey söyledi ve Tu Yan onu iterek uzaklaştırdı, “Bunu düşünme bile, koca sapık.”
—
Düğünü halka açıklamamışlardı fakat o gün paparazziler bir anda ortaya çıktılar ve Gu Chenbai’nin bazı belirsiz fotoğraflarını çekip internette yayınladılar. Tek bir taş binlerce dalgayı harekete geçirdi, netizenler birbiri ardına yorum yaptı.
【Siktir, siktir, siktir, bu gerçekten bir TV dizisinin çekim seti değil, değil mi?】
【Görüntü kalitesinden yakışıklı olduğu anlaşılıyor.】
【Aman Tanrım, gerçekten çok yakışıklı!】
【Yakışıyorsunuz, mutlu evlilikler!!】
【Bu kişi çok genç, hayal ettiğimden farklı.】
【Tu Tu’nun paraya tapan ve zengin yaşlı bir adamla evlenen bir omega olmadığını söylemiştim! Dedikoducu kadınların kendi yüzlerini tokatlama vakti!】
【Tu Yan çok mutlu bir şekilde gülümsüyor, gerçekten aşık olmalı, anında bir idol dramasında gibi hissettim.】
【Şok Haber! Damadın profili belirlendi; Hua Sheng’in ikinci genç efendisi Gu Chenbai, ünlü bir okuldan mezun olmuş ve yüz milyonlarca dolarlık serveti var.】
【Çok beğendim, çok beğendim, lütfen bir çift olarak varyete şovuna gidin!!!】
【Hey hey hey, neden bu kadar tanıdık geldiğini düşünüyordum! Bu yakışıklı adam, Tu Yan’ın geri dönüş etkinliğine gittiğimde gördüğüm gökten düşen melek! Tu Tu’nun hayranı olduğunu söylemişti. WeChat’ini ekleyebilir miyim diye sordum, sonra gülümseyerek ‘Üzgünüm, karım mutlu olmayabilir’ dedi…】
【Bu ne güzel bir aşk, gözyaşlarına boğulan.jpg】
【Hayran oldum, hayran oldum.】
【Hayran oldum.】
【Tu Tu’nun neden sürekli gözlerinde öldürücü bir niyetle bana baktığını merak etmiştim! Sonunda bugün anladım, bu tatlı şeker çok geç geldi! Çok tatlılar wuwuwuwu】
【BaiTu* CP kilitlendi! Süper konuda* görüşmek üzere!】
Yorum