Koyu Switch Mode

Lick Me Up If You Can [Novel] 1. Kitap, 33. Bölüm

A+ A-

Çevirmen: Ashily


***33. Kısım***

O sırada Ashley mutfaktan çıkıyordu. 

“İşin bitti mi?”

Koi, Ashley’nin sorusuna yanıt olarak başını salladı. “Ah, hmm.” 

İçten içe davranışlarının tuhaf görünebileceğinden endişeliydi ama Ashley, “Öyle mi?” dedikten sonra çokta önemli bir şey yokmuş gibi geçiştirdi.

‘İyi miydi?’ Koi oyunculuk becerilerine hiç güvenmiyordu ama Ashley’nin gitmesine izin verdiğini göz önünde bulundurunca ‘O kadar da kötü olmayabilir.’ diye düşündü.

“Hemen uyuyacak mısın? Yoksa bir şeyler içmek ister misin?”

‘Zaten artık uyumanın bir anlamı yok.’ 

“İsterim.” dediğinde Ashley gülümsedi. Yanağında hala şişlik vardı ama el izinin çoğu kaybolmuştu. Muhtemelen şişlikleri yarına kadar inecek ve el izleri de tamamen kaybolacaktı.

“Sanırım Pazartesi okula gelebileceksin.”

Ashley, Koi’nin sözlerine kıkırdadı. “Sana geleceğimi söylemiştim.”

Ashley’nin verdiği doğal tepkiyi gören Koi aynı zamanda garip bir duyguya kapıldı. Sonrasında sanki hiçbir şeyden haberi yokmuş gibi “O zamana kadar böyle mi kalacaksın?” diye sordu.

Ashley ona baktı. “Her koşulda iyi görüneceğimi kim söyledi?”

Koi’nin yanakları kızardı. “Ben…”

Ashley haklı bir tavırla gibi başını sallayıp gülümsedi. Yavaşça arkasından yürüyen Koi kalbi küt küt atarken kendini tuhaf hissetti.

***

“Haah.”

Bahçede Ashley’le yan yana oturan Koi gece gökyüzünü izlerken huzurla iç çekti. Yanlarında çeşitli içecekler ve atıştırmalıklar vardı.

“Milyonlarca yıldız var gibi.” Koi elini uzatarak konuşmaya devam etti. “Hiç bu kadar geniş bir gökyüzü görmemiştim.”

“Şimdiye kadar hiç görmedin mi?” Ashley’nin alaycı sorusu üzerine Koi, hızla sözlerini düzeltti. “Bu kadar geniş bir gökyüzünü yalnızca bu evde görebilirsin.”

Burada ne direklerden sarkan elektrik kabloları gökyüzünü engelliyordu ne de gökdelenler etrafı sarmıştı. Sonsuz gökyüzü ona her baktığında içini rahatlatıyordu.

Koi içeceğini içerken konuştu. “Takımyıldızlarını da kolayca görebilirsin.”

“Görmek ister misin?”

Ashley’nin sorusu üzerine Koi başını çevirdi ve ona baktı.

“Bu şekilde izlemekten başka bir yol var mı?”

Ashley sakin bir sesle mırıldandı. “Teleskopum var.”

“Ne? Teleskop mu? Astronomik teleskop mu?”

Yükselen ses karşısında şaşkınlıkla geri çekilen Ashley biraz geç cevap verdi. “Hmm, evet.”

“Bu harika! Nerede? 2. katta mı? 3. katta mı? Nerede? Şimdi bakabilir miyiz?” Sevinçle bağıran Koi bir sonunda sakinleşti. “Özür dilerim, çok heyecanlandım.”

Ashley, aniden depresifleşen Koi’yi öyle görünce güldü. Hızla hareket eden kulakları kısa sürede durdu. Ashley, kulağına dokunma dürtüsünü bastırarak konuştu.

“Burada değil, evin doğu kanadında.”

“Ah…” Koi’nin heyecandan yükselen sesi kısıldı. Ashley boğazını temizledikten sonra sordu.

“Yıldızları o kadar çok mu seviyorsun?”

“Evet.” Koi başını salladı. “Keşke astronomi bölümüne gidebilseydim. NASA’ya girmek istiyorum.”

“NASA?”

“Evet.” Koi’nin ruh hali hızla değişti ve heyecanla konuşmaya devam etti “Astronot olmak istiyorum.”

Ashley onun sözlerini bir kez daha tekrarladı. “Astronot mu?” 

Koi tekrar başını salladı. “Evreni kendim deneyimlemek istiyorum. Kim bilir ne kadar güzeldir? Zifiri karanlık evren sonsuz bir şekilde büyüyor. Orada, çok uzakta, bu kadar uzakta…”

Konuşurken kollarını uzattı. Uzayın derinliklerine gitmiş gibi hissettiriyordu. Etrafını çevreleyen çivit mavisi gökyüzü uzaya benziyordu. Gözlerini kapattı ve derin bir nefes aldı. Soğuk hava ciğerlerine doldu. Koi artık uzaydaymış gibi görünüyordu.

Birden Ashley ona seslenerek kolunu tuttu. “…Koi!” 

Koi irkildi ve o zamana kadar kapalı olan gözlerini açarak ona baktı. Şaşkınlıkla seslendi “Ash?” 

Ashley’nin yüzü bembeyazdı ve tüm kanı çekilmiş gibiydi. Koi bu beklenmedik durum karşısında gözlerini kırpıştırdı ve dikkatle konuştu. “Ash, sorun ne?”

Solgun bir yüzle ona bakan Ashley, sanki geçte olsa kendine gelmiş gibi gözlerini kırpıştırdı. “….Ah, hmm?”

Bilincini kaybetmiş gibi verdiği tepkinin ardından Koi daha da endişelenmeye başladı.

Ona tekrar “Ash, sorun ne?” diye sorduğunda ancak o zaman Ashley’nin yüzündeki gerginlik azaldı ve derin bir nefes aldı. “Özür dilerim, biraz şaşırdım.”

“Neden?”

“…Hiç.” Ashley fısıldadı. “Önemli değil, hiçbir şey. Özür dilerim.”

Koi nedenini bilmek istiyordu ama Ashley’nin ona söyleyeceğini düşünmüyordu. Yapabildiği tek şey Ashley’e endişeyle bakmaktı.

Koi, bir süre sonra Ashley’nin ten renginin biraz da olsa düzeldiğini gördükten sonra sordu. “…İyi misin?” 

“Ah,” Ashley başını salladı. “İyiyim.”

Ashley gülümsedi. Ama her zamanki neşe dolu gülümsemesinden farklıydı. Koi, ruh halini değiştirmek için ufak bir şaka yaptı.

“Oraya tek başıma gideceğimi mi sandın?” 

Bunu söyledikten sonra yüksek sesle güldü ama Ashley gülmedi. Koi utandığı için başını çeviremedi. Sadece Ashley’nin yüzüne baktı.

‘Ash…?’

Koi merak içinde sessizce bekledi. Çıt çıkmıyordu. Kendi nefesini bile duyamıyordu. Tam bu sırada Ashley ona doğru eğildi. 

‘…Ne?’

Son derece sessiz olan bahçede belli belirsiz farklı bir ses duyuyordu. Küt küt atan ve hızla çarpan kalbinin sesini.

Gözleri tamamen açılan Koi kendisine yaklaşan Ashley’e baktı. Artık biraz sakinleşmiş gibiydi. Tüm duyuları Ashley’e odaklandı. Gözleri ona bakıyordu, kulakları onu dinliyordu ve vücudundaki her bir tüy, onun hareketlerini hissedecek şekilde diken diken olmuştu.

Koi nefesini tuttu. Ashley’nin ne yapacağına dair hiçbir fikri yoktu. Sadece kendine doğru yaklaşmasını izliyordu.

Yalnızca birkaç saniye geçen süre ona sonsuzmuş gibi uzun geldi. Kalbi küt küt atarken sessizce Ashley’i izledi. Tam Ashley’nin kirpiklerinin özellikle uzun ve kalın olduğunu düşündüğü sırada Ashley konuştu. “Yakaladım.”

Koi, Ashley’nin ani sözleri karşısında şaşkınlıkla gözlerini kırpıştırdı. ‘Ne?’

Ashley görüş alanına girdiğinde yüzünde hoş bir gülümseme belirdi ve elini kaldırdı.

“Üzerinde böcek vardı.”

Şaşkınlıkla “Bö-böcek mi?” diye kekelediğinde Ashley başını salladı. Ardından bir elini sımsıkı tutarak ayağa kalktı.

“Dondurma yemek ister misin?”

O zamana kadar boş gözlerle bakan Koi hızla başını salladı. “Ne? Ah, evet.” 

Ashley ona gülümsedikten sonra arkasını dönüp yürüdü.

Koi olduğu yerde durdu ve yürüyen Ashley’nin uzaklaşmasını izledi. Ashley’nin sırtını izleyip her zamankinden daha yüksek sesle atan kalbinin sesini dinlerken kendi kendine düşündü.

‘Öpüşeceğimizi sandım.’

Sonrasında hızla yüzü kızardı.

*

*

Koi’nin onu görmeyeceği bir noktaya kadar yürüdükten sonra Ashley yürümeyi bırakıp göğsünü tuttu. ‘Neredeyse başımı büyük belaya sokacaktım.’ Ne kadar düşünürse düşünsün bir cevap bulamıyordu. ‘Neden yaptım bunu?’  Rüzgar çok güzeldi, karanlık gökyüzü açık ve parlaktı ve Koi yanında oturuyordu, ‘Koi.’

‘Sanki çok uzaklara gidecekmiş gibi hissettim.’

Gözlerini kapattı ve titrek bir iç çekti.”Haa.”

‘Bu gerçekten aptalcaydı. Yanılsamanın bir sınırı var, ne kadar acınası.’

Ashley atıştırmalık büfesine doğru yöneldi. Çıkarabildiği kadar dondurma ve içecek çıkarırken bir yandan da az önce yaşanan olayın sebebini bulmaya çalıştı. ‘İlk kez flört eden bir ergen de değilim.’

Buzdolabının kapağını sertçe kapattıktan sonra arkasını döndü.

***

Ashley derin bir nefes aldıktan sonra Koi’nin beklediği bahçeye doğru yürüdü. Koi bacaklarını bükmüş halde gökyüzüne bakıyordu. Ashley hemen yanına oturdu ve dondurmayı uzattı.

“Teşekkür ederim.”

Koi kapağın üzerindeki kaşığı çıkarıp dondurmayı kaşıkladı ve ağzına götürdü. Soğuk ve tatlı vanilyanın tadı ağzına yayıldı.

‘Leziz.’

Dudakları yukarı doğru kıvrıldı ve neşeyle bir şekilde gülümsedi. Onu izleyen Ashley hızla başını çevirdi.

İçeceğinin kapağını açıp bardağının yarısını doldurdu. Tam içmek üzereyken yanlış içeceği getirdiğini fark etti. Kök birası (ÇN: Fermente gazoz gibi bir içecekmiş) getirdiğini sanmıştı ama aslında bira getirmişti. Ağır alkol kokusu olan bardağı bıraktı ve başka bir içecek aldı.

Elindeki kolaya baktı ve içmek üzereydi ki aniden Koi’nin bir şey içtiğini gördü.

“Hayır, bekle!”

İçmek üzere olduğu şeyin bira olduğunu anlayan Ashley, onu aceleyle durdurmaya çalıştı ama Koi çoktan biranın tamamını içmişti.

***********************************************************************************************

Selam bebekler ~~

Doğruyu söylemek gerekirse 2 hafta önce Bursa’ya gezmeye gittim. Döndüğümde koca bir hafta boyunca full hastaydım. Hatta hastayken kolay kolay izin almam, izin bile aldım. Tam toparlamaya başladım diyorum bir bakmışım yerimden kalkamıyorum. Öyle saçma bir hastalık geçirdim. Yeni bölümler de doğal olarak aksadı. Telafi amaçlı Cumartesi gününe kadar her gün bir bölüm atmaya karar verdim.

Etiketler: novel oku Lick Me Up If You Can [Novel] 1. Kitap, 33. Bölüm, novel Lick Me Up If You Can [Novel] 1. Kitap, 33. Bölüm, online Lick Me Up If You Can [Novel] 1. Kitap, 33. Bölüm oku, Lick Me Up If You Can [Novel] 1. Kitap, 33. Bölüm bölüm, Lick Me Up If You Can [Novel] 1. Kitap, 33. Bölüm yüksek kalite, Lick Me Up If You Can [Novel] 1. Kitap, 33. Bölüm light novel, ,

Yorum

Sunucu değişikliğinden ötürü bölümlerde sayfalar hatalı olabilir. Gerekli güncellemeleri yapıyoruz ancak biraz zaman alacak. Sabrınız için teşekkürler🌸

X