Kiss Me If You Can [Novel] Yan Hikaye Kitap 1, Bölüm 6: Heyecan (+18)

Çevirmen: Ashily
YAN HİKAYE BÖLÜM 6: HEYECAN (+18)
Chase’in feromonları yayılmaya ve etrafta süzülmeye devam etti. Josh aklını başına toplayamadı. İlaç içtiği için mi o ana kadar dayanabilmişti yoksa yayılan feromonlar yüzünden mi ilaç içmişti bilmiyordu.
Daha da önemlisi fazla zamanları yoktu. Josh, koruma ekibinin başının ona söylediklerini, aklı başında olmamasına rağmen belli belirsiz hatırlıyordu. Yaklaşık iki saati vardı. Elbette, ekip lideri Josh’un tüm bu zamanı kullanacağını düşünmemiştir. Ama ikisi için sıkıntılı bir andı ve zamanının büyük kısmını Chase ile tartışarak geçirmişti, bu yüzden sevişmeleri bile kısa kesilebilirdi.
‘Ne kadar kaldı? 30 dakika? 20 dakika?
10 dakika?’
Heyecanını kontrol edemeyen Josh, öpüşmeyi bıraktı ve ceketini çıkarmak için kollarını kaldırdı. Chase sırtüstü uzandı ve Josh’un gömleğini başından geçirip çıkarmasını izledi. Elini uzatıp göğsünün üzerine getirdiğinde, sert kaslarının altındaki kalbinin deli gibi attığını hissedebiliyordu.
“Haa…” Josh’un ağzından çıkan inilti Chase’in içini titretti. Yanaklarının kızardığı görülebiliyordu. Kızaran tek kişi o değildi. Josh da kızarmıştı. Chase hızla uzandı ve dudaklarını Josh’un göğsüne götürdü. Meme uçlarını emer emmez Josh’un vücudu hemen tepki verdi. Penisi kasığı boyunca dimdik olmuştu.
Chase bir kolunu Josh’un beline sarıp diğeriyle göğsünü tutkuyla emerek yatağa yaslandı. Kaslı göğsünde dikleşen meme uçları kısa süre sonra tükürükle ıslanıp parıldamaya başladı ve aşağıdan gelen sürtünme sesi, sert nefes alma sesiyle karışarak, feromonların da etkisiyle Josh’un aklını tamamen başından aldı.
Derin bir nefes alan Josh güçlükle konuştu. “Ne kadar yalarsan yala, hiçbir şey çıkmayacak.”
Yine de Chase’in başını kendinden uzaklaştırmaya çalışmadı. Chase ufak bir gülüş attı. Gülümseyen dudaklarının arasından esen rüzgar, ıslak meme uçlarına soğuk nem ekleyerek Josh’un titremesine neden oldu.
“Umm, denemeden bilemezsin.” Bu sözlerle beraber, Chase ağzını sonuna kadar açtı ve Josh’un göğsünü sertçe ısırdı. Josh kalbini yutacakmışçasına sertçe bastırdığı dişleriyle irkildi.
“Ahh.”
Ufak bir çığlık atan Josh, onu neredeyse itecekti ama Chase ona daha da sıkı sarıldı. Kısa süre sonra dudaklarını derine bastırdı ve meme uçlarını sıkarcasına sertçe emmeye başladı.
“Ah, acıyor…” Josh inledi ve omzunu tuttu ama Chase duracak gibi görünmüyordu. Sertçe bastırdığı dudaklarının arasındaki meme uçlarında Josh güçlü bir baskı hissetti. Josh, bir eliyle Chase’i omzundan tutarken diğer eliyle de meme uçlarını diliyle yalayıp dudakları arasına alan başını tuttu.
“Haa, haa, haa, ah.”
Nefes alışıyla birbirine karışan inlemeleri hiç durmadan dudaklarından dökülüyordu. Deliği çoktan sırılsıklam olmuştu. Birazcık bile hareket etse alt tarafından akan sıvının sesini duyacağını düşündü. Josh gözlerini kapattı ve tamamen Chase’in kucağına oturdu. Chase elini yataktan kaldırdı ve bacaklarını ayırıp kucağına oturan Josh’un kemerini çözmeye başladı.
***3.Kısım***
Metalik bir şıngırdama sesi duyuldu ve Chase, Josh’un kemerini az önce çıkardığı ceketinin üzerine fırlattı. Fermuarı indirdiğinde külotun altındaki şişmiş penis ortaya çıktı. Josh heyecanla nefes aldı. Kendini topladığında sıcak penisi Chase’in vücuduna dokundu. Bununla beraber Chase’in penisi de basit uyarımla sertleşti.
“Joshua.” Chase heyecanlı bir sesle fısıldadı. “Islandın.”
Josh külotunun içine giren ve kalçalarını kavrayan büyük el karşısında irkildi.
“Nasıl olduğunu biliyorsun…” Nefes alışı azalmak yerine daha da hızlandı. Josh arkasına uzandı ve Chase’in kalçasını okşayan elini tuttu. “Bunu sen yaptın.”
Chase’in elleri kalçasını kavradı. Deliğini ayırdığında Josh’un kasıklarından aşağı bolca sıvı aktı. Josh’un ıslanan deliğini gördüğünde Chase’in nefes alış verişi daha da ağırlaştı. Gözlerini kıstı. Aynı şekilde, kızarmış bir yüzle konuştu. “Meme ucunu kastediyordum…”
“…”
Josh bir an için afalladı, birkaç saniye sonra neyden bahsettiğini anladı. Chase güldü ve şakacı bir şekilde Josh’un meme ucunu ısırdı.
“Ugh.” İstemsizce inleyen Josh yüzünü buruşturdu. ‘Seni serseri benimle dalga geçmeye nasıl cüret edersin.’
“Haa.” İrkilen Josh iç çekti. Chase başını kaldırdı ve gözlerini kısarak gülümsedi. Josh farkında olmadan uzandı ve onu öptü.
‘Oops.’ Geçte olsa bir hata yaptığını fark etti ama onu çoktan öpmüştü. Öpüşmeye devam eden Josh, dilini Chase’in ağzının içinde gezdirdi, dudaklarını ayırdıktan sonra fısıldadı. “Chase.”
Nefes alıyormuş gibi bir tonda devam etti. “Sen çok kötü bir çocuksun.”
Chase durdu ve Josh’a baktı. Onun titreyen bakışlarına karşın Josh gözlerini kıstı. “Özür dile, benden.”
Chase bir süreliğine cevap vermedi ama heyecanlı bakışları onun yerine düşüncelerini anlatmaya yetmişti. Josh, bakışlarını indiren Chase’in ıslak dudaklarının yavaşça açılmasını izledi.
Chase, nefesiyle karışan alçak bir sesle konuştu. “Özür dilerim.”
Bununla da bitmedi. O gerçekten ama gerçekten iyi bir öğrenciydi.
“Lütfen beni cezalandır.”
Bu sözlerle birlikte, Chase Josh’u kalçasından tuttu ve onu kendine çekti. Hızla penisini Josh’un heyecandan şişmiş deliğine sürttü.
“Ugh,” Josh iç çekmeye yakın bir inilti çıkardı. Nazikçe Chase’in yüzüne dokundu. Onu öpecekmiş gibi dudaklarını yüzüne yaklaştırdı ve derin bir nefes alarak fısıldadı. “O zaman cezanı çekmelisin.”
Josh, Chase’e onu tutması için zaman tanımadan Chase’in üzerinden indi. Chase şaşkınlık içinde gözlerini kırpıştırırken ve Josh baksırıyla birlikte bacaklarının üzerine inmiş olan pantolonu çıkardı. Ardından doğruldu ve o zamana kadar izleyen Chase’e emir verdi. “Beni takip et.”
Chase’in kolundan tuttu ve hızla banyoya götürdü.
Josh, Chase’i duşta duvara yasladı ve yüzünü yüzüne yaklaştırdı.
“Seni nasıl cezalandıracağımı merak etmiyor musun?”
“Nasıl?” Chase uysalca sordu. İlk bakışta sakin görünse de heyecan ve korkuyu aynı anda hissediyordu. Bunun kanıtı olarak, daha önce dimdik olan penisi kasılmıştı.
Josh bakışlarını aşağı indirdi ve eğildi. Chase’in nefesini tuttuğunu hissedebiliyordu. Chase’in beline uzanan Josh, kemerini tuttu. Ardından banyo duvarına çarpan kemerin kulakları tırmalayan şıngırdama sesi duyuldu.
Tokasını çözdüğünde çıkardığı ses daha kötüydü, sert nefes alma sesiyle karışan metal sürtünme onu daha müstehcen hale getiriyordu. Pantolonunu indirmeye çalışırken Josh’un deliği beklentiyle yanıyordu. Sonunda pantolonuyla birlikte iç çamaşırını da indirdiğinde Chase’in penisi nihayet ortaya çıktı.
“Haa.”
Josh, hissettiği derin hayranlıkla içini çekti. Böyle bir şeyin pantolonunun içinde sessizce saklandığına inanamıyordu. Josh ona hemen sahip olma ve bu büyük penisi içine alma dürtüsüne karşı koydu. Bunun yerine eğildi ve onu bir kuş gibi narince öptü.
Chase aşağıdan bir ses duyduğunda bir anlığına kalakaldı. Josh, başını kaldırmadan bile ne olduğunu anlayabilirdi. Chase’in yüzü kıpkırmızıydı ve derin derin soluyarak bir sonraki adımı bekliyordu.
Josh, Chase’in sertleşmiş penisini nazikçe kavradı ve ağzını açtı. Titreyen penisinin ucu kısa sürede sıvıyla doldu. Josh dilini çıkarıp penisinin ortasındaki yarığa hafifçe sürttü.
Chase mucizevi bir şekilde Josh’un yüzüne boşalmamayı başardı. Bunun yerine Josh’un başını okşadı ve sıcak penisini Josh’un ellerine bıraktı. Josh, kulağından başına, başının arkasından boynuna uzanan yumuşak dokunuşlarla titredi. Chase’in kasığını kaplayan altın sarısı tüyler onu baştan çıkarıyordu. Josh, Chase’in penisini ağzına alıp yeme dürtüsüne güçlükle direndi. Ne de olsa Josh’un bundan önce yapmayı planladığı başka şeyler vardı.
Dilinin ucuyla Chase’in penisinin başını nazikçe yalayan Josh dudaklarını yavaşça geri çekti. Bakışlarını Chase’in heyecandan sertleşmiş pembe uçlu penisinden yukarı doğru kaydırdığında, kasığını kaplayan altın sarısı tüyler tekrar görüş alanına girdi. Bir süre kasığını inceleyen Josh başını kaldırdığında, Chase’in ona heyecanla baktığını gördü. Josh dilini çıkardı ve dudaklarındaki renksiz sıvıyı yaladı. Ardından alçak bir sesle ağzını açtı ve sordu.
“Chase, hazır mısın?”
Chase bunun ne anlama geldiğini bilmeden kısaca Evet, dedi. O noktada, Josh ne kadar abartılı tekliflerde bulunursa bulunsun, Chase her şeye Evet diyebilirdi. Chase ilaçlardan dolayı Josh’un feromon kokusunu alamasa da Josh yüzünden tamamen sarhoş görünüyordu. Beyni tamamen erimek üzere gibiydi.
Josh, Chase’in önünde diz çökmeden önce daha önceden baktığı yere uzandı. Orada tıraş spreyi ve jilet hazır duruyordu. Neyse ki, Chase elektrikli tıraş makinesi kullanmıyordu, bunun yerine keskin bir tıraş bıçağı kullanıyordu. Bir anlığına Josh Chase’in bu anı bekliyor olabileceğini düşündü ama tabii ki de bu mümkün değildi.
Josh köpüklemek için tıraş spreyini salladı. Köpürtmek için malzemeler bile vardı ama Chase ne için olduğunu düşünecek durumda değildi. O anda bile, Chase’in Josh’un neyin peşinde olduğu hakkında hiçbir fikri yoktu. Josh başını kaldırıp Chase’e gülümsedi, ardından köpüğü Chase’in kasığına doğrulttu.
“N-Ne yapıyorsun?”
Beklenmedik bir anda, alışılmadık bir hisle birdenbire kendine gelen Chase, şaşkınlıkla bağırdı ve geri adım attı. Bununla birlikte pembe penisinin dik duran kısmına beyaz köpük bulaştı. ‘Krem şanti olsaydı güzel olurdu,’ diye düşünen Josh büyük bir pişmanlık duydu ve bir dahaki sefere bunu denemeye karar verdikten sonra Chase’e baktı.
“Bunu buraya süreceğim.”
“N-Neden?”
Chase’in bembeyaz olmuş yüzünde bir anlık şaşkınlık ifadesi ortaya çıktı. Josh köpüklü elini kaldırdı ve Chase’in kasığına götürdü. Avucuyla hassas bölgeye nazikçe dokunup tüylerini okşadığında, Chase’in penisi yeniden güç kazandı. Josh bir süreliğine Chase’in penisine büyülenmiş gibi baktı. Deliği zonkluyordu ve heyecandan ölecekmiş gibi hissediyordu. Sonunda, daha fazla dayanamayan Josh, tek eliyle Chase’in kalın penisini tuttu.
“Haah.” O anda Josh, Chase’in nefesinin kesildiğini ve titrediğini hissetti. Chase’in sorusunu basitçe yanıtladı. “Çünkü bu senin cezan.”
Josh başını kaldırıp ona korkmuş bir yüzle bakan Chase’le göz teması kurdu. Normalde çenesine sürdüğü keskin bıçak şimdi penisinde parlıyordu. Chase’in solgunlaşmış yüzü Josh’a titreyen gözlerle, alçak bir nefesle, belki de korkuyla karışık bir güvenle bakıyordu.
Chase nerede hata yaptığını bile bilmiyordu. Sorarsa Josh tereddüt etmeden cevaplayabilirdi. ‘Güzel yüzün, tatlı dudakların, biçimli penisin, hoş kalçan ve zarif parmakların hepsi suçlu.’
Ama Chase nedenini bile sormaya cesaret edemedi. Sadece titreyen gözlerle Josh’a bakmaya devam etti.
‘Ah’ Josh heyecanla iç çekti. Chase’in ona bakan yüzü sırtını ürpertiyordu ve içini titretiyordu. Yüzü dehşetle buruşmuş olan Chase sırtını dikleştirdi ve Josh’a güven dolu bakışı çok sevimliydi. Josh içinden, ‘Ona sarılmak ve kocaman öpmek istiyorum.’ diye düşündü.
Bununla birlikte, kendi penisi de Chase’e olan sevgisi kadar güçlüydü. Biraz daha beklerse Chase’den önce boşalacağını hissetti. Josh ikisinden de vazgeçemezdi.
Chase’in penisini tutan elini gevşetti ve dilini penisinin uca doğru getirdi. Yavaşça ovuşturduğunda penisi tekrar sertleşti.
Josh sertleşen penisi dudaklarına götürdü ve elini hareket ettirdi. Soğuk jilet beyaz köpükle kaplı kasığına değdiğinde Chase irkildi. Josh pek şaşırtıcı olmayan şekilde sertleşen Chase’in penisini dilinin ucuyla hafifçe yaladıktan sonra konuştu. “Kıpırdama, yoksa kendine zarar verirsin.”
Tıraş bıçağı penisinin köküne yakındı ve muhtemelen dünyada bu durumda böyle bir gaf yapabilecek kimse yoktur. İşeyip işeyemeyeceğini bile bilemezdin.
Ancak bu mantıksız fikirlere rağmen Chase itiraz etmedi. Josh’un penisini kesebileceğini düşündü mü yoksa ne olacağını bekleyip görmek mi istedi belli değildi. Kesin olan tek şey gözünü kırpmadan Josh’un eline baktığı, yavaş bir şekilde nefes aldığı ve yüzünün bembeyaz olduğuydu. Josh bunu o kadar büyüleyici buldu ki kalbi yerinden çıkacak gibi hissetti.
‘Ah, belki bir gün bu adamı tamamen yiyip yutabilirim.’ Kendi kendine düşünen Josh bakışlarını gözlerinin önündeki penise çevirdi. Zehirli bir yılan gibi dimdik, yarı büzülmüş ve belirsiz bir pozisyondaydı. Josh dudaklarını hafifçe ısırdı ve dilini yarığın ucunda gezdirdi. Chase’i incitmek gibi bir niyeti yoktu. Tıraş ederken önündeki penisin tadına bakmak, onu biraz sertleştirmek istiyordu. Bu her iki taraf için de bir kazançtı. ‘Ne de olsa bu böyle bir durumda isteyerek sertleşmek mümkün değil.’
Düşündüğü gibi Chase’in penisi hemen inmedi belli belirsiz sertliğini korumaya devam etti. Josh’un dudaklarında hissettiği ağırlık yavaşça arttı. Josh diliyle penisin ucunu yalarken elini yavaşça hareket ettirdi. Josh liseden beri kasık kıllarını uzatmamıştı. Tertemiz bir kasığı vardı ama bunun nedeni uzamaması değil tüylerini tıraş ettikten sonra uzatmasının zorlaşmasıydı.
‘Belki gelecekte Chase’e de aynısı olur.’ Tüylerini düzenli olarak tıraş ettiğini düşündüğünde zar zor sakinleştirdiği alt tarafı yeniden harekete geçti.
‘Haa.’
Josh titrek bir nefes aldı. Elindeki penisi hemen içine sokmak istediği için deliği şiddetle titredi. Chase de bunu gözden kaçırmadı. Kaşlarını kaldırdı ve ağzını açtı. “Joshua, heyecanlandın mı?”
Alçak sesi garip bir şekilde sakindi. Korku ve heyecan karışıktı. Chase daha alçak bir sesle fısıldadı. “Feromon kokuyorsun.”
Josh bir an boş boş dinledi, ilacın etkisi çoktan geçmişti. Onu yatakta öptüğü andan itibaren sertleşmişti ve boşalmanın eşiğindeydi. Kafası şimdiden Chase’e olan arzusuyla doluydu. Josh cevap vermek yerine penis ucunu ağzına götürdü ve sertçe emdi.
“Ah.”
Chase hemen tepki verdi. Penisi sertleşti ve Josh’un tükürüğünü hissetti. Josh başını eğdi, dudaklarıyla penisinin ucunu okşadıktan sonra tıraş bıçağını yavaşça hareket ettirdi. Köpükle karışmış koyu altın rengi tüyler yere düştü. Jilet penisine yaklaştıkça Chase gözle görülür bir şekilde gerildi. Josh ağzındaki sertleşmiş penisi hissedebiliyordu.
“…Ah.”
Josh, ağzını daha da açarak Chase’in penisini içine aldığında Chase derin bir nefes aldı. Yarısına kadar bile girmemişti ama Josh’un yumuşak ağzı penisinin başını sardığında Chase neredeyse boşalacaktı.
Josh jileti tam zamanında yerleştirdiği için zar zor dayanabiliyordu. Keskin bıçak penisinin köküne değdiğinde, neredeyse boşalmak üzere olan penisi geri çekildi.
“…Kahretsin!”
Buna daha fazla dayanamayan Chase iki eliyle yüzünü ovuşturarak küfretti. Bununla da bitmedi. Josh Chase’in penisini tekrar uyarmak için başını hareket ettirdi ancak beklendiği gibi jilet boşalmasını engelledi. Dişlerini gıcırdatan Chase, dudaklarını oynattığında Josh’un adını seslendi ve boşalmamak için kendini tutmaya çalıştı.
“Joshua.”
Titreyen sesinde arzu ve hayal kırıklığı vardı. Boşalmazsa delirebilirdi. Feromonların tatlı kokusu bir kez daha yoğunlaştı. Josh’un ağzındaki penisinden menisi taştı ve tükürükle karışarak ağzından dışarı aktı.
Josh, onu aşırı uyarmamak ve heyecanlandırmak için başını dikkatlice ve yavaşça hareket ettirdi. Ne zaman boğazından aşağı bir miktar meni yutsa, nefes alış verişi hızlanıyor, boynu kalkıyor ve Chase’in penisinin ucuna değiyordu.
Ağzındaki feromon kokusu aklını karıştırıyor gibiydi. Josh, bir an Chase’in güvenine ihanet edip kendi, daha doğrusu Josh’un değerli penisini kesebileceğinden korktu çünkü bu ne kadar Chase’in olsa da Josh’a aitti. Ayrıca, sonuna kadar sertleşmişti.
Josh, ağzına akan sıvılarının boğazına dolmasına izin verirken hem baş döndürücü bir korku hem de heyecan hissederek başını kaldırdı. Derin bir nefes alarak omuzlarını silkti ve deliği kadar ıslak gözlerle Chase’e baktı.
“Bitti.”
Tıraş bıçağını bırakır bırakmaz, Chase hızla kolunu tuttu. “…!”
Josh, dengesini sağlamaya bile fırsat bulamadan duvara itildi. Ardından Chase elini Josh’un kasıklarının arasına kaydırdı ve bacaklarından birini kaldırdı. Josh’un vücudu Chase ile duvar arasına sıkışmıştı. Ardından Josh’un biraz önce okşadığı penis deliğine dokundu. Ve bir anda içeri girdi.
“Haa…!”
************************************************************************************************
Selam arkadaşlar ♥
Bölümü nefessiz çevirdim. Chase’in kıymetli aleti az daha elden gidiyordu sjsjsjjs Daha bir bu kadar bu bölümün devamı var. Artık yeni bölüme dek kendinize iyi bakın -Ashily
Yorum