Koyu Switch Mode

Kiss Me If You Can [Novel] Yan Hikaye 1. Cildin Sonu Bölüm 23: En Büyük Ders (+18)

A+ A-

Çevirmen: Ashily

YAN HİKAYE 23: EN BÜYÜK DERS (+18)


Kısa süre sonra öpücükleri derinleşti, dillerini birbirine doladıklarında Josh pozisyonunu değiştirip Chase’in üzerine çıktı. Suyun kaldırma kuvvetiyle yavaşça aşağı doğru sallanırken penislerinin birbirine sürtünmesi Chase’i yeniden heyecanlandırdı.

‘…Ha?’ Josh aniden tuhaf bir hisle dudaklarını ayırdı ve aşağıya baktı. Berrak suda Josh’un penisiyle iç içe geçmiş, yarı dik, kalın bir penis göründü. Ama Josh’un baktığı şey Chase’in penisi değildi.

“…Uzamış.”

Düzgün bir şekilde tıraş ettiği yer eskisi gibi tüylerle kaplıydı. Chase de aşağıya baktı ve sanki hiç umurunda değilmiş gibi kısaca “Ah,” dedi. Josh, Chase’in kasık kıllarına bakarak konuşmaya devam etti.

“Uzarken çok kaşındı değil mi?”

“Kaşıntı mı…?” Chase sanki hatırlamaya çalışıyormuş gibi sustu. 

Josh iç çekerek ‘Belki de bunun için endişelenmenin zamanı değildi.’ diye düşündü. Yine de, Chase’in onu görmeye geldiğini ve kaşıntıdan dolayı acı içinde boşaldığını hayal ettiğinde deliği kasıldı. Ve tabi Chase bunu yanlış anladı. “Heyecanlandın mı?”

Josh dürüstçe cevap verdi. “Evet.” Gözlerini güçlükle Chase’in penisinden ayırdıktan sonra sevimli bir şekilde yüzüne baktı. “Sana dokunmamı ister misin, Chase?”

Chase bir anlığına duraksadı. Geçmişte yaşananları hatırladığı belliydi. Ancak hemen reddetmemesinin nedeni korkunun beraberinde getirdiği heyecanı da hatırlamasıydı.

“Chase.” Josh yumuşak bir şekilde fısıldadı. “Bu sefer daha tatlı bir şey yapmaya ne dersin?”

Uzandı ve Chase’in kalın penisini tuttu. “İşte.” Alçak ve baştan çıkarıcı bir sesle   konuştu. “Bunu emeceğim.”

Chase boş gözlerle Josh’un yüzüne baktı. Omegasından yayılan feromon kokusu, onu son derece gizli bir şekilde baştan çıkarıyordu.

“…Tamam.” Chase ancak konuştuktan sonra kabul ettiğini fark etti. Aynı zamanda geçen seferki numaraya düştüğünü anladı ama artık çok geçti. O yüzden üzerinde çok fazla durmadı.

Josh kollarını açtı ve Chase’e sarıldı. Gözlerini kapayıp düşündü. ‘Bundan sonra ne yapmalıyım?’

Kurduğu hayallerle hafifçe gülümsedi. ‘Alfa’ma.’

“Hah.” Sonrasında iç çekişe benzeyen derin bir inleme duyuldu. Josh başta bunun kendi sesi olduğunu sandı ama yanılmıştı. Chase’i kaşlarını çatmış bir halde gördüğünde aynı heyecanı onun da hissettiğini anladı.

“Ah.” 

Aniden ayağa kalkan Chase herhangi bir şey yapmasına fırsat bırakmadan Josh’u kucakladı. Gürültüyle yere taşıp etrafa sıçrayan sıcak suyu arkasında bırakarak hızla küvetin üzerinden atladı, büyük adımlarla banyodan çıkıp doğruca yatağa ilerledi.

“…!” 

Josh’u fırlatır gibi yatağa yatırdıktan sonra üstüne çıktıktan sonra Josh’un bir şey söylemesini beklemeden konuştu.

“Sokmayacağım.”

“…”

“Sadece dokunacağım, o yüzden bırak ben yapayım.” Sanki rica ediyormuş gibi söylemişti ama sözleri daha çok bir uyarı gibiydi. Kısa süre sonra dudaklarını Josh’un ıslak göğsüne bastırıp yüksek sesle emmeye başladı. “Ah,” dudaklarından çıkan inlemeye engel olamayan Josh yüzünü buruşturdu.

Ağrımayan hiçbir yeri yoktu. Vücudunun her yeri dayak yemiş gibi ağrıyordu. Chase ne kadar dikkatli ve nazik olursa olsun, değişen bir şey olmayacaktı. Özellikle göğüs uçları o kadar şişmişti ki patlayacakmış gibi görünüyordu. Sadece hava değdiğinde bile nefesi kesiliyordu.

Sorun Chase’in meme uçlarını çok sevmesiydi. Rut’tayken bilinci tamamen kapalı olmasına rağmen ısrarla memelerini ısırması, yalaması ve emmesi meme uçlarını bu hale getirmişti. Ama daha büyük sorun Josh’un da bundan hoşlanmasıydı.

“Ugh.”

Chase bir kez daha dilini çıkarıp memesini yaladığında, acı dolu bir inlemeyle birlikte zonklayan karnının içi ısınmaya başladı.

‘Ah.’ Josh iç çekti. ‘Daha önce hiç bu kadar acı çekmiş miydim?’ Hatırlamaya çalıştı ama hemen vazgeçti. Çekip çekmemesinin ne önemi vardı, önemli olan şu andı.

Chase şişmiş meme ucunu dişleri arasına aldığı anda Josh ufak bir çığlık atarak Chase’in başını tuttu. Chase başını kaldırıp ona baktığında Josh’u bu kadar sıkıntıya sokan durum hakkında hiçbir fikri yokmuş gibi masum bir ifadeyle gözlerini kırpıştırdı. Ve Chase’in meleksi yüzünü gördüğü anda Josh’un acısı ortadan kayboldu.

Kaldırdığı işaret parmağını sessizce takip eden Chase, Josh’a baktı. “Ne oldu?” 

Josh sanki pes etmiş gibi diğer eliyle gözlerini ovuşturarak konuştu. “Çay masasında. Sigaralarımı buraya getir.”

Dediği gibi masada sigara ve çakmak vardı. Chase’in önceki odasına düşen eşya, bir çalışan tarafından odanın taşınması sırasında masaya koyulmuştu. ‘Ne olur ne olmaz diye Steward’dan aldığım sigaraları şimdi kullanmak zorunda olduğuma inanamıyorum,’ diye düşünen Josh, Chase’in ona getirdiği sigarayı ağzına götürdü.

“Bir dakika bekle.” Josh, Chase’in tekrar üzerine çıkmasını engelledikten sonra sigarasını yaktı. 

“Hah.” Uzun zaman sonra ilk kez içine çektiği nikotin hem ağrılarını dindiriyor hem de vücudunu rahatlatıyordu. Sigarasını birkaç kez daha çekerken Chase sabırsızlıkla bekledi, şu anda Josh’un vücudunu ısırma, yalama ve dokunma dürtüsüyle savaştığı yüzünden okunuyordu. Josh sigarasını yarıya kadar içtikten sonra, sonunda ağzını açtı. 

“Devam et.”

Daha sonra bir elinde sigara tutarak bacaklarını ayırdı ve kasıklarını ortaya çıkardı. Chase’in gözleri şaşkınlıkla genişlerken Josh sigarasından bir kez daha çekti ve konuşmaya devam etti.

“İçime gir, neyi bekliyorsun?”

Josh’un sözleri üzerine üzerine atlamak üzere olan Chase bir anda olduğu yerde durdu.

“Şimdilik hayır demedin mi?”

Josh kaşlarını çattı, sigarayı dudaklarından ayırdı ve yarı şüpheyle sordu. “Unut gitsin. Yapacak mısın, yapmayacak mısın?”

Chase cevap vermek yerine üzerine atlamayı seçti. Dudakları tekrar buluştu ve Chase öpücükler arasında fısıldadı. “Seni seviyorum Joshua.”

Kısa süre sonra dudaklarını Josh’un boynuna doğru kaydırdı ve burnunu boynuna gömdü. Bastırıcı ilaçlar içmemesine rağmen güçlükle hissedebildiği feromonların zayıf kokusu Chase için sarhoş edici derecede güçlüydü. Çünkü artık işareti vardı.

Josh tarafından kazınmıştı.

Chase, Josh’un bacaklarının arasına yerleşti ve aletini tuttu. Heyecanla yanan penisini Josh’un ıslak deliğine sürttüğünde, tamamen kapalı olan delik sanki bekliyormuş gibi aniden açıldı. Aletini ileri ittirdiği anda deliğindeki kırışıklıklar ele geçirilmiş gibi hareket etmeye başladı ve onu içine almaya çalıştı. Chase kalçalarını yukarı doğru hareket ettirdiğinde Josh inledi. 

“…Ha.”

Dudaklarından acı ve zevk karışımı bir ses çıktı. Karnının içi yanıyormuş gibi hissetmesine rağmen, Chase’in içinde olması onu mest etmişti. 

İç duvarının heyecanla penisini kucakladığını ve sürtündüğünü hissettiğinde Chase’in zihni bir anlığına karardı. Spermleri kontrolsüzce Josh’un içini doldurduğunda, rut’a girmese de bir an için aklını kaybettiğini fark etti.

Bakışlarını indirdiğinde, Josh’un ağır ağır nefes aldığını ve sigara olan elini yatağın üzerinde tuttuğunu gördü. Chase eğilip onu dudaklarından öptü. Dudakları birleştiğinde Josh’un dudaklarının yukarıya doğru kıvrıldığını hissetti. Başını kaldırdığında, Josh’un gülümseyerek ona baktığını gördü.

Chase daha ne olduğunu anlayamadan, Josh’un ilk yaptığı şey sigarasını ağzına koyup kollarını Chase’in omuzlarına sarmak ve onu etrafında döndürmek oldu.

“…!”

Chase kendine geldiğinde pozisyonlarının değiştiğini fark etti. Chase’in üzerindeki Josh, kucağına oturdu ve sigarasının dumanını üfledi.

“Eğer bunu yapacaksan, ciddi bir şekilde yapmalısın.”

Ardından bir elinde sigarayla Chase’in üzerinde kalçasını hareket ettirmeye başladı. Az önce boşalmış olmasına rağmen Chase’in penisi küçülmek yerine yeniden sertleşti. 

“Chase.” Josh devam etti. “Bugün bunu kaç kez yapmak istiyorsun?”

Bu soru Chase’i bir süre düşündürdü. Gerçekten istediği kadar yapabilir miydi? Sanki Chase’in ne düşündüğünü anlamış gibi, Josh cevap verdi. “Üç kez yapalım.”

Tek taraflı bir karar vererek, filtresine kadar yanmış sigarasını yatağın başucuna sürterek söndürdü. Sonra ciddi bir şekilde hareket etmeye başladı. Chase’in belini sıkıca kavrayarak kalçasını salladı. Penisiyle deliğini sertçe ovuştururken Chase kendini tutamayarak bağırdı.

“Siktir, ah, Joshua, lanet olsun!”

Josh kesik kesik soluyarak onu uyardı. “Güzel sözler söylemelisin, Chase.” Ama Chase umursamadı ve tekrar küfretti. Bunun üzerine Josh onu cezalandırmakta gecikmedi.

Aniden kalçasını kaldırdı ve sertleşmiş penisin dışarı kaymasına izin verdi.  Şaşıran Chase, kocaman açtığı gözlerini kırpıştırarak ona baktı. Sanki ‘Ne oluyor,’ diye soruyor gibiydi. Josh, dizleri üstünde yarı ayakta durarak Chase’e baktı ve konuştu.

“Sana küfür etmemeni söylemiştim.” 

“Ne…!”

Boşalmaya bu kadar yakın olup da elinden kaçıran Chase fazlasıyla öfkelenmişti. Hızla Josh’u omuzlarından tutup yatağa yatırdı ve penisini içine soktu. Ama her şey bununla bitmedi. Josh büyük bir hata yaptığını çok geç fark etti.

“Ah, bekle bir dakika, dur.”

Onu durdurmaya çalıştı ama artık çok geçti. Chase penisini sonuna kadar itti ve içini doldurdu. Karnına elektrik gibi yakıcı bir ağrı yayıldı ve Josh’un gözleri bir anlığına karardı. Chase düzensiz nefesinin arasında ona gülümsedi. “Yapabilirsen tekrar çıkarmaya çalış.”

Tabii ki imkansızdı. Sanki bu yeterli değilmiş gibi Josh’u kollarından sıkıca tuttu ve hareket etmesini engelledi. İçine girip çıkmak için yalnızca belini hareket ettirdi. Belinin sabit hareketi, Josh’a hayatında ilk kez boyun eğiyormuş gibi hissettirdi. Chase kesinlikle kolay biri değildi.

“Üç kere yapalım demiştin değil mi?” Chase alay edercesine devam etti. “Henüz bir kez bile yapmadık.”

Josh bir anda yüzündeki kanın çekildiğini hissetti ve Chase kendi standartlarına göre üç kez boşaldı. Josh’un içinden penisini sadece bir kez çıkardı. Neredeyse iki gün boyu süren sevişme esnasında Josh, bunun içine girmeyi içerdiğini ama boşalma sayısını içermediğini tecrübe ederek öğrendi.

Aldığı en büyük ders, alfasını kolay kolay kışkırtmaması gerektiği oldu.

<Yan Hikaye 1.Cildin Sonu>

***********************************************************************************************

Evettt ~ Şakasız bu bölümü çevirmem günlerimi aldı çünkü bu sahneleri çevirmek inanılmaz zor. Bununla birlikte serinin son +18 sahnesini okumuş oldunuz artık sonuncu kitaba geçiyoruz. 2. Kitabın yarısının çevirip çoktan yayınlamıştım zaten. Diğer yarısı da upuzun 5 bölümden oluşuyor. Kalan bölümleri haftalık olarak atamayacağımı özellikle belirteyim. Bölümler çok uzun, çevirdikçe atacağım. Dolayısıyla her hafta yeni bölüm gelme şansı olmayacak. Ama ufak bir spoiler vereyim gelecek bölümlerin içeriği şu şekilde:

Yan Hikaye 24: Chase’in Josh’un ailesiyle tanışması

Yan Hikaye 25: Josh’un evleneceğini koruma ekibine açıklaması

Yan Hikaye 26-27-28: Chase ve Pitt’in vakit geçirmesi

Etiketler: novel oku Kiss Me If You Can [Novel] Yan Hikaye 1. Cildin Sonu Bölüm 23: En Büyük Ders (+18), novel Kiss Me If You Can [Novel] Yan Hikaye 1. Cildin Sonu Bölüm 23: En Büyük Ders (+18), online Kiss Me If You Can [Novel] Yan Hikaye 1. Cildin Sonu Bölüm 23: En Büyük Ders (+18) oku, Kiss Me If You Can [Novel] Yan Hikaye 1. Cildin Sonu Bölüm 23: En Büyük Ders (+18) bölüm, Kiss Me If You Can [Novel] Yan Hikaye 1. Cildin Sonu Bölüm 23: En Büyük Ders (+18) yüksek kalite, Kiss Me If You Can [Novel] Yan Hikaye 1. Cildin Sonu Bölüm 23: En Büyük Ders (+18) light novel, ,

Yorum

Sunucu değişikliğinden ötürü bölümlerde sayfalar hatalı olabilir. Gerekli güncellemeleri yapıyoruz ancak biraz zaman alacak. Sabrınız için teşekkürler🌸

X