Kiss Me If You Can [Novel] Kitap 3, Bölüm 70: Final

BÖLÜM 70: FİNAL
Havalimanındaki VIP bekleme salonunda bir adam ve iki çocuk dışında kimse yoktu. Adam ayakta durmuş, neredeyse cama yapışmış şekilde uçakların inişini izliyordu. Arkasındaki, geniş bekleme odasında çılgınca koşuşturan iki çocuk vardı.
“Pitt, onu bana ver! Kes şunu!”
Büyük olan erkek çocuk, kızın saçındaki kurdeleyi kapıp kaçtığında, kız öfkeyle bağırdı ve peşinden koştu. Pitt’e zar zor yetişmişti ama yine de ondan kısaydı. Çocuk bütün gücüyle kollarını uzatsa da bir türlü uzanamadığı öfkeyle bağırdı. “Baba! Pitt kurdelemi aldı!”
Hala dışarıya bakan adam, “Pitt, onu Cecil’a geri ver.” dedi.
Sızlanarak arkasını dönen Cecil elini uzattı. “Duydun mu? Hadi, ver onu bana!”
“Seni aptal, sen bir erkeksin. Saçına neden bunu takıyorsun? Sen kız mısın?”
“Ver şunu!”
“Cecil bir kız.”
“Kes artık!” Sonunda Cecil gözyaşlarına boğuldu. Ancak o zaman Chase arkasını dönüp aceleyle yürüdü ve Cecil’a sarıldı.
“Baba baba.”
“Tamam, geçti, sorun yok.” Onu sakinleştirmek için Cecil’ın sırtını sıvazlayan Chase, Pitt’e baktı. Chase, duran ve ona bakan Pitt’e gülümseyip başını okşadı. “Pitt, Cecil ile dalga geçme.”
“Ama Cecil bir erkek.” Pitt itiraz etti. “Erkekler böyle giyinmez. Pembe renkli kıyafet bile giymiyorum.”
Pitt’in dudaklarını büzdüğünü gören Chase kendi çocukluğunu anımsadı. “Ben de giydim, Pitt.”
Pitt, Chase’in sözleri üzerine duraksadı. Chase utandı ama bir noktada her şeyi öğreneceği için dürüstçe itiraf etti.
“Cecil’dan biraz daha büyükken… Senin yaşlarındayken giymiştim. Üstelik bir reklamda oynadım.”
Pitt, sanki söyleyecek söz bulamıyormuş gibi şaşkınlıkla gözlerini kırpıştırdı. Chase, çocuğa zarar vermiş olabileceğinden endişelendi. Cecil’ı kollarından indirerek Pitt’le göz göze gelmek için eğildi. “Seni hayal kırıklığına mı uğrattım?”
Pitt cevap veremedi. Oğlunun utançla gözlerini devirdiğini gören Chase, kendini çok kötü hissetti. ‘Yanlışlıkla onu üzdüm mü?’ diye düşündüğünde Pitt aniden gözlerini kocaman açtı ve hızla başını salladı.
“Hayır, hayır! Baba, beni hayal kırıklığına uğratmadın. Giymek istiyorsan giy, sorun değil. Sen de giyebilirsin Cecil! O yüzden ağlama.”
Kavga ettikleri için ağlamıştı ama Chase, Pitt’in Cecil’ı yatıştırmak için boynuna sarıldığını görünce onunla gurur duydu.
“Tamam. Teşekkürler Pitt. Ağlamayacağım.”
“Ha.” Cecil’ın sırtını sıvazlayan Pitt başını salladı ve geri çekildi. Onun hâlâ üzgün bir yüz ifadesine sahip olduğunu gören Chase güven verici bir şekilde gülümsedi. Ancak ondan sonra Pitt’in ifadesi yumuşadı ve Cecil’ın kurdelesini geri verdi. “Al.”
Cecil uzattığı kurdeleyi aldı ve Chase’e uzattı. “Babacığım gelmeden güzelce bağla baba.”
“Tamam.” Chase kurdeleyi ustalıkla bağladı. Cecil arkasına yaslanıp duvardaki aynaya baktığında tatmin olmuş bir şekilde gülümsedi.
Chase çocuğu yere bıraktıktan sonra gülümseyerek sordu. “Kız kıyafetlerini sever misin, Cecil?”
“Ah?” Cecil başını kaldırdı ve bir süre düşündü. “Şart değil.”
Chase saf meraktan sordu. “O zaman neden hep kız gibi giyinmeye çalışıyorsun?”
Cecil masumca cevapladı. “Kız kıyafetleri giydiğimde güzel görünmem babacığımın hoşuna gidiyor. Belki de babama çok benzediğim içindir? Babacığım babamı çok ama çok seviyor.”
Chase gülümsemesini gizleyemedi ve ısrarla sormaya devam etti. “Başka bir şey yok mu? Hepsi bu kadar mı?”
Cecil bu sefer derin düşüncelere dalmış gibi göründü ama sonunda parlak bir gülümsemeyle cevap verdi. “Bu bir sır.”
“Ne?” Chase gülümsemesi yarım kalmış bir şekilde ona baktı. Ancak Cecil çoktan ilgisini kaybetmiş şekilde Pitt’e doğru koştu ve bir şeyler söylemeye başladı. Çocuğun sırtına bakan Chase, başını çevirdiğinde, bir uçağın daha indiğini gördü.
“Ah.” Tanıdık uçak amblemini gören Chase, hızla kolundaki saate baktı. “Pitt, Cecil! Babacığınız geldi!”
Tekrar kavga etmeye başlamış çocuklar duydukları bağırışla hemen başlarını çevirdiler.
“Babacığım!”
“Babacığım mı?”
Chase, kendisine koşan çocukları kucaklayıp aceleyle arkasını döndü. Dışarıdaki korumalar kapıyı açar açmaz Chase koşarak dışarı çıktı. Pitt’in elini tuttu ve Cecil’ı boynuna aldı.
“Yuppi!” Cecil, Chase’in başının üstünden bağırdı. Chase, uzun boyuna yakışan uzun bacaklarıyla havaalanında hızla koştu ve çabucak iniş kapısına ulaştı. Özel uçağın yolcularıyla ilgilenen görevliler dışında kapının önünde başka kimse yoktu.
Chase, kalbi küt küt atarken kapının açılmasını bekledi. Sonunda o an geldiğinde, kalbi neredeyse duracaktı.
“Babacığım…!”
“Babacığım!”
Omzundaki ve yanındaki çocuk aynı anda bağırdı. Ama Chase hareket edemeden sessizce ona baktı.
İki ay sonra yüzünü gördükleri adam yorgunmuş gibi boynunu ovuşturarak dışarı çıktı. Ancak onları gördüğünde hızla ifadesi değişti.
“Benim hazinelerim!” Josh mutlu bir şekilde bağırarak valizini fırlattı. Koşarak yanlarına geldi ve Chase dahil üçüne aynı anda sarıldı.
“Çok beklediniz mi? Hey, Cecil daha güzel. Pitt daha da uzamış.” Josh dönüşümlü olarak onlara iltifat etti ve sıra Chase’e geldiğinde konuşmak yerine onu öptü. Dudaklarını ayırıp gülümsediğinde çocuklar konuşmaya başladı.
“Babacığım, babacığım. Pitt az önce kurdelemi aldı.”
“Babacığım! Baba, hayır, Cecil!”
“Joshua, ne olduğunu tahmin ediyorsundur.”
“Peki, peki. Tamam o zaman.”
Üçü de onunla konuşmak için çabalarken Josh aceleyle onları yönlendirdi. “Evde konuşalım tamam mı? Herkesi dinleyeceğim.”
“Baba bu sefer ne kadar kalacaksın?” Cecil endişeyle sordu. Aynı anda diğer ikisi de sustu ve Josh’a baktı.
“Önümüzdeki üç ay boyunca dinlenmeyi planlıyorum. Bu iş çok zordu.”
Onun yorgunlukla omuzlarını ovuşturduğunu gören diğer üçü bir şey söylemedi. Ama Josh zaten ifadelerinden her şeyi anlamıştı. Nazikçe gülümsedi ve ağzını açtı. “Evimize gidelim.”
“Harika!”
“Oleyy!”
Pitt ve Cecil aynı anda bağırdılar. Chase mutlulukla gülümsedi. Az öncekinden daha uzun bir süre tekrar öpüştüler. Öpücükten sonra, Chase başını kaldırdı ve hafifçe kızarmış bir yüzle fısıldadı. “Seni özledim.”
Josh gülümsedi ve öpücüğe karşılık verdi. Dudaklarını ayrdıktan sonra konuştu. “Bir dahaki sefere önce bana konuşma şansı ver.”
Chase gülümsedi. Arkalarından gelen çocukların konuşmalarını dinleyen ikili, yürümeye devam etti. Pitt heyecanla konuşmaya başladı. “Babacığım dinle. Cecil’ın kız kıyafetleri giymesinin nedeni…”
<SON>
Bebekler bu bölümle ana hikayenin sonuna gelmiş bulunmaktayız. Şunu belirtmem lazım ki ekstra kitaplar aslında bitmiş değil. Yazar bu sene devamını yazacağını söyledi. Ekstra kitaplarda Josh ve Chase’in düğünleri, Cecil’ın doğumu yer almıyor. Büyük ihtimalle bunları yazacak. O yüzden o bölümler gelene kadar fikir sahibi olmanız için KML noveldeki Josh’un düğünü ve çocuklarıyla ilgili olan kısmı çevirdim:
Telefonu kapattıktan hemen sonra Josh’tan bir çağrı geldi. Kısa bir beklemenin ardından Yeonwoo telefonu cevapladı. “Üzgünüm Josh. Kardeşimle konuşuyordum.”
“Sorun değil. Aslında randevumuzu iptal etmemiz gerektiğini düşünüyordum..”
Bu buluşmayı dört gözle bekleyen Yeonwoo farkında olmadan iç çekti. Hattın diğer ucundaki Josh özür diledi. “Özür dilerim, paparaziler yüzünden.”
Josh lanetler yağdırdı ve esaret altındaki hayatıyla ilgili öfkesini dile getirdi. Ve sonunda üçüncü çocuğuna hamile olduğunun şok edici haberini verdi.
“Daha fazla çocuk yapmamaya karar vermiştim, ama o or*spu çocuğuna… Nasıl hayır diyebilirim? Güzel yüzüne kanmam benim hatam.”
“Evet…” Yeonwoo istemsizce kabul etti. Josh’un Alfasını düşündüğünde, bu normal geliyordu. Adam isteseydi, dünyadaki herkesin onun için yıldızlara çıkacağı kesindi.
Ayrıca bu habere Yeonwoo bile heyecanlanmıştı. ‘Josh ve o adamın çocuğu kim bilir ne kadar sevimli olur?’
“Buluşma yerine çocuklarımın fotoğraflarını gönderiyorum.”
Şimdiye kadar çocuklarla ilgili her şey gizliydi, bu yüzden ona fotoğraf göndermesi büyük bir güven işaretiydi. Ünlülerin cinsiyeti bilinmeyen çocukları.
Merakına karşı koyamayan Yeonwoo, Josh’un gönderdiği fotoğrafa baktı. Yan yana oturan iki çocuğun fotoğrafıydı, biri erkek, diğeri kızdı. Pitt beklendiği gibi çok uzun boyluydu. Sanki iki tarafın da özelliklerinin yarısını almış gibi, güzel ve çekici bir yüzü olduğu için, Yeonwoo paparazilerin hedefi haline gelmesinin normal olduğunu düşündü.
Kızı da çok güzeldi. Dalgalı sarı saçları mor kurdelelerle iki yandan bağlanmış olan kız fırfırlı bir elbise giymişti ve küçük bir prensesi andırıyordu. Beyaz çoraplar ve Mary Jane ayakkabıları mükemmeldi. Yeonwoo ‘Bir oğlu ve bir kızı olması harika.’ diye düşündü.
İkinci çocuğun cinsiyetini resme bakarak öğrenmişti. Josh bebek partisi olmadan doğum yapmıştı, bu yüzden doğan bebek için kutlama yapacak zaman olmamıştı. Cinsiyeti illa ki bir gün halka açıklanacaktı, ancak Josh bunu mümkün olduğunca geciktirmek istiyor gibiydi. ‘Bu anlaşılabilir bir şey.’ diye düşünen Yeonwoo ona hak vermişti.
Onunla Keith arasındaki evlilik de sansasyon yaratmıştı ama onlarınki kadar değil. Chase’in Hollywood’un en ünlü yıldızlarından biri olması ve Josh’un onun koruması olmasından dolayı elbette, tüm ilgi odağı onlar olmuştu. O zamanlar internet ve televizyon, her türlü medya onlar hakkında neredeyse bir ay boyunca haberler yayınlamıştı.
Düğün gizli bir yerde ve sıkı denetim altında yapılmış olsa da bir helikopterle çekim ve yayın yapılmıştı. Elbette evlilikleri eleştirilmişti, ancak reytingler çok fazlaydı. Üstelik bu yakışıklı ve güzel çocuklara sahip oldukları ortaya çıktığında neler olacağını hayal etmek korkutucuydu. Belki de ailelerinden daha ünlü olacaklardı.
‘…Bir kız.’ Yeonwoo, fotoğraftaki kıza baktı. Pitt’in elini tutuyordu ve bundan çok hoşlanmışa benziyordu. Erkek ve kız kardeşin çok yakın olduğunu görünce daha da duygulandı.
*******************************************************************************************
*Daha önce de belirttiğim üzere Ekstra kitaplar bir önceki bölümün devamından itibaren olanları anlatıyor. Çok daha komik ve olaylı. (Film çekimlerinin sonu, Chase’in Josh’un ailesiyle tanışması, Chase’in işaretlenmesi, Pitt’le yakınlaşması vs.)
*Bir de teşekkür konuşması yapmak istiyorum. Desteğinizi esirgemeyip her bölüm bana güzel mesajlar yazdığınız, birbirinden güzel fanartlar paylaştığınız için çok teşekkürler. ♥
Bölüm görselini koyduğum fanart progtt tarafından çizilmiştir. Cecil’ın kız gibi giyinmeden nasıl görüneceğine dair bir fanart. Kendisine ayrıca teşekkürler. Bölümleri çevirirken çokça gazlayıp güzel şeyler söylediğin için minnettarım. ♥
Bu kadar yazı odaklı bir şeyi çevirmek gerçekten kolay değil ve odağımı çabuk kaybeden biriyim. O yüzden sık sık yorumlarınızı okuyarak çeviri yaptım, hala da okuyorum. Bu serinin webtoonu çıksa bile burada sohbet ettiğim sizler çok özel olacaksınız benim için.
Yan hikayelerde görüşene dek kendinize güzel bakın❤️❤️ -Ashily
Yorum