Koyu Switch Mode

Kiss Me If You Can [Novel] Kitap 3, Bölüm 59: Yara İzi (+18)

A+ A-

BÖLÜM 59: YARA İZİ (+18)


Yönetmenin kestik, dediğini duyar duymaz Chase oturduğu sandalyeden kalktı. Çekimin yapıldığı yerden kısa sürede uzaklaşarak bekleyen makyaj ekibine doğru yürüdü. Bozulan makyajı ve dağılmış peruğu da dahil olmak üzere genel görünüşünü kontrol etmelerinin zamanı gelmişti.

“Buraya oturun, Bay Miller.” Laura’nın gösterdiği yere oturur oturmaz personeller koşuşturmaya ve Chase’in üzerinde çalışmaya başladılar. Bu an, Chase’in en nefret ettiği anlardan biriydi.

Kendisi hakkında nefret ettiği çok şey vardı ve bununla ilgili yapabileceği bir şey yoktu. Yakın zamana kadar yaşamak bile istemiyordu.

Ancak son zamanlarda sevdiği bir şey olmuştu ve bu nedenle bugünün çekimlerini gerçekten ertelemek istemişti. ‘Film çekiyor olmasaydım, ertelerdim. Gerçi yakalandığım için bunun bir önemi kalmadı.’ Çaresizce, ‘Çekimlerin bir an önce bitmesini istiyorum.’ diye düşündü.

Ardından etrafına bakındı. Josh ortalıkta görünmüyordu. Az önceki öpüşmeden sonra bir daha onu görmemişti. Artık çirkin yüzünü göstermek zorunda kalmadığı için şanslı olduğunu düşünürken bir yandan da üzülmüştü. Çekimler sırasında Josh’un gözlerinin ona kilitlenmiş olması, her zaman elinden gelenin en iyisini yapmasını sağlayan itici bir güçtü.

‘Belki de karavanda bekliyordur.’ Sadece hayal ederken bile yanaklarının kızardığını hisseden Chase hızla öksürdü.

Laura hızla yaklaştı ve “Bir şeye mi ihtiyacınız var?” diye sordu.

Chase başını eğip peruğuyla yüzünü kapatarak cevap verdi. “Su.”

Laura çabucak su şişesini uzattı, “Buyurun.”

Chase suyu aldı, yarısından fazlasını içti ve şişeyi Laura’ya geri verdi.

Tam o anda saçını kontrol eden stilistin karnını gördü.

Önünde duran stilist, üzerine ince göbeğini gösteren kısa bir tişört ve altına kot pantolon giymişti. Ama Chase’in dikkatini çeken başka bir şeydi.

Peruğunu özenle şekillendirip bukleler yapan stilist, Chase’in bakışlarının üzerine sabitlendiğini fark ettikten sonra duraksadı.

Dikkatlice “Umm, bir şey mi oldu…” diye sordu.

Chase’i kızdırmış olabileceğinden endişe etti ama kısa süre sorunun ne olduğunu fark ederek başını eğdi ve “Ah,” dedi. Karnında uzun bir yara izi vardı. Stilist dikkatlice konuşmaya devam etti. “Görmekten rahatsız oluyorsanız üstümü değiştirip geleyim…”

Chase aniden “Burana ne oldu?” diye sordu.

Bakışları hala yara izine sabitlenmişti. Stilist sorusuna cevap verdi. “Bu bir sezeryan yarası. İkinci çocuğum ameliyatla doğdu.”

Chase’in yüzü sertleşti. Kadın değişen ifadesi karşısında şaşırdı. Bir süre sonra Chase tekrar konuştu. “Ameliyat izi mi? Çocuğun mu var?”

Kadın, tedirgin bir şekilde yanıtladı, “Evet. Bir sorun mu var…” ama Chase sadece yara izine baktı. Kesinlikle tanıdık geliyordu. Chase buna benzer bir izi daha önce görmüştü.

Tıpkı Josh’un karnındaki yara izi gibiydi.

***

Josh, çekimlerin bittiğini düşünerek yatak odasından ayrıldı. Yarın sabaha kadar Chase’in karavanını koruyor olması gerekiyordu. Dane’in söylediği mağazadan aldığı ilaçları içmişti bu yüzden endişeleneceği bir şey yoktu.

‘Ah, sanırım çok heyecanlandım.’ Chase’in karavanına gittiğinde onunla bir şeyler yapmayı umduğu için utanmıştı. Gerginlikle esnedi. Kollarını sonuna kadar açtığında ciğerlerine temiz havanın gittiğini hissetti.

“Haa.” Derin bir nefes aldıktan sonra boynunu bir sağa bir sola hareket ettirdi. Ardından yürümeye devam etti. Vardiya saati gelmek üzereydi. Tahmin ettiği gibi çekimler bitmişti. Personellerin gelip gittiğini görebiliyordu. Tanıdık biriyle karşılaştığında selam verip yoluna devam ediyordu.

Yavaş yavaş kalabalık azalmaya başladı. Sonunda kalabalığın gürültüsünün yerini sakin ormanın sessizliği aldı. Chase’in karavanına yaklaşmıştı.

‘Chase beni bekliyordur.’ Utangaç bir şekilde başını kaşıdığında, aniden birinin varlığını hissetti. Refleks olarak arkasını döndü ve kim olduğunu gördükten kısa süre sonra rahatladı. “Isaac.”

“Josh.” İkisi de selam vermek yerine birbirine baktılar. Garip bir sessizlik oluştu.

Birlikte oldukları son an, ikisinin de hatırlamak istemediği bir andı. Elbette Josh’un bu konuyla ilgili konuşmaya niyeti yoktu. ‘Şimdiye kadar ondan kaçmayı başardım ama aynı ekipte çalıştığımız için bir gün bununla yüzleşmem gerekiyor.’ Josh kararını verdi ve önce daha konuşulabilir bir konu açtı.

“Vardiyam için geldim, bugün sen mi vardın?”

Isaac başını salladı. Bu şekilde bitirip gitmek yeterliydi. Josh sadece söylemek istediğini söyleyecek ve bilmiyormuş gibi davranacaktı. Sonrasında, Isaac’in bunu anlayacağını düşündü ama Isaac öyle yapmadı.

“Seni sevdiğim, doğru.”

Josh bu sözler üzerine durdu. ‘Her şeye rağmen konuyu değiştireyim dedim ama ama görünüşe göre Isaac’i o kadar da iyi tanımıyormuşum.’ İsteksizce yürümeyi bıraktı. Geriye baktığında, Isaac orada durmuş, Josh’a her zamankinden daha ciddi bir ifadeyle bakıyordu. Sessiz kalan Josh’la alçak sesle konuşmaya devam etti.

“Senden uzun süredir hoşlanıyorum. Böyle yakalanmak istemezdim… Zamanı geldiğinde bundan bahsedecektim. Ama Seth’in bilmesini beklemiyordum.”

Pişmanlıkla dudağını ısırdı. Böyle bir itirafta bulunmak için uzun zamandır beklediği şansı kaçıran herkes böyle olurdu. Sessizce Isaac’e bakan Josh konuştu. “Zamanı asla gelmeyecek, Isaac.”

Isaac’in yüzü soldu ama Josh’un ona hayatında yer vermeye hiç niyeti yoktu. “Biliyorsun, benim Pitt’im var ve sana hiç o gözle bakmadım.”

“Biliyorum. Ben Alfa’yım ve sen de Beta’sın yani bu durumda çocuk sahibi olamayız. Seni mutasyona uğratabilirim ama istemiyorsan beta olarak kalmanda sorun yok. Pitt’i birlikte büyütebiliriz, onu kendi çocuğum gibi seveceğime emin olabilirsin.”

‘Bunun hakkında çok düşünmüş.’ Josh şaşırmıştı ama Isaac’in bu konuda gerçekten ciddi olduğunu da inkar edemezdi.

“Birlikte büyütmesek bile Pitt’in başka bir babası daha var.” Sözlerini hemen düzeltti. “Pitt’in annesi demek istedim.”

“Onunla uzun zamandır görüşmüyorsunuz.”

“Onunla iletişimdeyim ve o geri dönecek.” Josh kesin bir şekilde devam etti. “Ondan başka kimseyle yaşamaya niyetim yok, o yüzden vazgeç.”

O anda, Chase’in yüzü aklına geldi ve bir an afalladı. Isaac hızla cevap verdi. “Beni kabul etmiyorsun diye neden senden vazgeçeyim?”

Josh bu beklenmedik sözler karşısında gözlerini kırpıştırdı. Isaac ciddiyetle konuşmaya devam etti. “Duygularım bana ait ve seni sevmeme engel olamazsın. Seth söylemeseydi ya da ben itiraf etmeseydim, sonuna kadar haberin olmayacaktı.”

‘Doğru.’ İçtenlikle aynı fikirde olan Josh, buna rağmen soğuk bir şekilde tepki verdi. “Her neyse, artık biliyorum ve sen de bana asılıyorsun.”

“…”

“Tekrar söylüyorum. Pitt’in annesi dışında kimseyle yaşamak istemiyorum. Ayrıca, sen sadece iş arkadaşımsın ve ben seni hiç partnerim olarak hayal etmedim.”

“…Ama ileride ne olacağını bilemezsin, bu yüzden senden vazgeçmeyeceğim.”

“Isaac.”

“Sana zarar vermediği sürece endişeleneceğin bir şey yok. Sana asılmayacağım ya da ısrar etmeyeceğim.”

Isaac çok kızgın görünüyordu. Görünen o ki kesin olarak reddedilmek inadını ateşleşmişti. Josh bir süre duraksadıktan sonra ağzını açtı. “Sana zamanını boşa harcamamanı söylüyorum.”

“Hayatımı nasıl geçirdiğim seni ilgilendirmez.”

Konuştukça daha da inatlaşıyordu. Josh’un onu ikna edecek başka sözü yoktu. Sonunda pes ediyormuş gibi ellerini kaldırdı ve ardından arkasını döndü. Isaac arkasından bağırdı.

“Hislerimi görmezden gelme, defalarca düşündükten sonra bu sonuca vardım. …Senden vazgeçmeyeceğim!”

Josh arkasına bakmadan yürümeye devam etti. Kısa süre sonra karavana ulaştı ve durdu. Kapı açıktı. Isaac’e bunun nedenini sormak üzereydi ki vazgeçti.

‘Önce içeriyi kontrol edeyim.’ Sessizce içeri girdi, kapıyı arkasından kapattı ve yavaş adımlar attı. İçeride hiçbir yaşam belirtisi yoktu.

‘Belki de biri saklanıyordur.’ Vücudu gerginlikle kasıldı. Chase’e gönderilen sayısız tehdit mektubu ve terör tehdidi şaka değildi. Ona ateş eden silahı düşündüğünde hayal gücü daha gerçekçi hale geldi.

“…”

Nefesini tuttu ve dikkatlice yürüdü, her yeri tek tek kontrol etti ve ilerledikçe daha da gerildi. Sonunda kalan son oda olan yatak odasının önünde derin bir nefes aldı. Kapı açıktı.

İçeriye baktığında yatak boştu. Josh aceleyle etrafı kontrol ederek sessizce ilerledi. Kimse yoktu.

‘Chase.’

Ses çıkarmadan sadece dudaklarını oynatarak ona seslendiğinde, biri aniden onu belinden tuttu. Şaşıran Josh nefesini tuttu ve refleks olarak dirseğini kaldırdı ancak vurmadan hemen önce durdu.

“Chase! Kahretsin…!”

Tanıdık yüz beline sarılınca hem sinirlenmiş hem de rahatlamıştı. Josh öfkeyle bağırdı. “Böyle şakalar yapma, gerçekten ölmek mi istiyorsun? Ya silahım olsaydı…!”

“Özür dilerim.” Yüzü aynı şeyi söylemese de özür dileyen Chase, Josh’u öptü. Ustaca ağzının içini okşayarak tükürüğünü yuttu. Sonunda Josh pes etti.

“Bir dahaki sefere daha dikkatli ol…!” Dudakları ayrıldığında tek söyleyebildiği buydu. Chase gülümsedi ve onu tekrar öptü. Josh dudakları ayrıldıktan sonra ağzını açtı. “Neden çıplaksın?”

“Çünkü seni bekliyordum.”

Biraz hayal kırıklığına uğramış hisseden Josh sordu. “Peki ya iç çamaşırına ne oldu?”

“Kim bilir?” Chase cevap verdikten sonra hemen konuyu değiştirdi. “Birlikte banyo yapalım mı?”

Josh’un başını sallamaktan başka seçeneği yoktu.

***

“Ah, haa… ah.”

Josh, sıcak suyun altında, kalçasını ortaya çıkararak ellerini duvara yasladı. Chase arkadan boynunu ısırdı, yaladı ve parmağını alt deliğine sokup çıkardı. Kalın, uzun parmakları Josh’un içini nazikçe okşadı ama en derin noktasına ulaşamadı.

Josh heyecanlanmaya devam ederken kalçasını salladı. Chase dudaklarını Josh’un omzuna götürdü ve dişlerini batırdı. “Ah,” Josh inledi ama acı yüzünden değildi. Aceleyle elini arkasına götüren Josh, Chase’i kalçasından tutarak kendine çekti.

Chase alçak sesle “Joshua, sokmamı ister misin?” diye sordu.

Josh hızla başını salladı. İçine bir an önce girmezse delireceğini düşündü. “Çabuk, çabuk ol… Lütfen hadi!”

Josh hızla bacaklarını açtı ve deliğini ortaya çıkardı. Chase’in parmakları deliğinden içeri girdi ve Josh sabırsızlıkla nefesini tuttu. Sıcak parmakları, dar deliğini okşadı. Josh’un deliğinden akan sıvı, sıcak suyla karıştı ve Chase’in dik penisinden aşağı aktı. Ardından Chase, Josh’u belinden tuttu ve içine girdi.

“Ah…!” Josh inledi ve gözlerini kapattı. Karnının içi doluydu ve beyni tarif edilemez bir baskıyla uyuşmuştu. Chase omuzlarını ısırırken nefesi kesildi. “Joshua.”

Josh’un tüm vücudu, deliğini genişleten Chase’in penisi ve onun tatlı sesiyle uyarıldı. Chase, neredeyse dizlerinin üzerine çökmek üzere olan Josh’u tuttu ve hızla duvara doğru ittirdi.

“Ah!” Josh tekrar inledi. Chase kollarını sımsıkı tutarak aletini ittirdi. Kalın, dik penis Josh’un karnını dolduruyor ve içini okşuyordu. Chase arkasından fısıldamaya devam etti.

“Joshua, Joshua…” Derin bir inlemeyle adını tekrarlayan Chase boşaldığında, Josh adını iki kez daha tekrar ettiğini duymuştu.

***

“Burada da yara izin var.” Yatakta yan yana yatarken Chase parmağını Josh’un vücudundaki yara izinin üzerinde gezdirerek konuştu.

Josh pek umursamadan cevap verdi. “Maçı kaybedenlerden biri gelip korkakça beni bıçakladı. Zor günler geçirdim.”

“Maç mı?”

“Lisedeyken bir süre futbol oynadım.” Josh, şaşıran Chase’e muzipçe cevap vererek devam etti. “Oyun kurucuydum. Yarışmaya katıldığımız yıl okulumuz rakip okulu büyük bir skorla yendi. Misilleme olarak bunu yaptı.”

“As olduğun için mi?”

“Evet.”

Chase, onun gururla dolu yüzüne bakarken “Neden bıraktın? Devam etseydin şimdiye kadar büyük bir yıldız olurdun.” diye sordu

‘Çünkü Omega olduğumu öğrendim.’ İçinden cevap veren Josh, ona yalan söyledi. “Çünkü sıkıcıydı. Oynamaya devam etseydim seninle tanışamazdım, böylesi daha iyi değil mi?”

Şakacı bir şekilde Chase’in karnını okşayıp elini yavaşça aşağı indirdi. Hâlâ ıslak olan penisi, hafifçe dokunsa bile anında tepki veriyordu. Chase hafifçe inleyerek Josh’un üstüne çıktı. “Normalde de bu kadar istekli misin?”

“Normalde de bu kadar sık yapar mısın?” Sorusuna soruyla cevap aldıktan sonra, Chase konuşmadan önce duraksadı. “Seninle yattıktan sonra herkes senden ayrılmaktan nefret etmiyor mu?”

“Ne?” Aniden Josh’un aklına muzip bir düşünce geldi ve pis bir kahkaha attı. “Benimle yattıktan sonra beni tamamen unutanlar var.”

“Seninle seviştikten sonra seni hatırlamıyorlar mı?” Chase gerçekten şok olmuş görünüyordu. Josh ifadesinin tadını çıkararak devam etti. “Evet, çok saçma değil mi?”

“Gerçekten hiç mantıklı değil. Sana yalan söylenmiş olmalı.”

“Teşekkürler.”

Chase’i gerçek bir öfkeyle görmek Josh’u tuhaf hissettirdi. ‘Senden bahsediyorum aptal.’

Chase bir anlık tereddütten sonra konuştu. “Onunla kısa süre mi çıktın?”

Chase’in ifadesi ciddileşti. Josh bu tehlikeli konuyu kapatmanın daha iyi olacağını düşündü.

“Birine yataktayken geçmişini sormanın kibarlık olmadığını bilmiyor musun?”

Tahmin ettiği gibi, Chase sustu. Josh bacaklarını ayırarak içeri girmesini kolaylaştırmak için deliğini açtı. Chase başka bir şey söylemedi ve sertleşmiş penisini Josh’un istediği şekilde içine itti. Deliği kolayca açıldı, nazikçe penisinin etrafına sarıldı ve onu içine çekti. Josh memnun bir şekilde inlerken, birden aklına Pitt geldi.

‘Chase, hatırlayamadığı birinden çocuğu olduğunu bilse ne kadar şaşırırdı?’ Bunun bir öneminin olmadığını düşündü. ‘Ne de olsa bu iş bittikten sonra onunla olan ilişkim bitecek. Tıpkı geçen seferki gibi.’

‘Gideceğimi söylersem, bu sefer beni durdurur musun?’

“Ahh…” Josh uzun bir inilti ile birlikte, deliğini sıktı.

***

Chase karanlıkta uzanmış, mışıl mışıl uyuyan Josh’un yüzüne bakıyordu. Arka arkaya birkaç kez daha seviştikten sonra, iyi bir dayanıklılığa sahip bu adam da güçten düşmüştü. Ancak yine de şüpheli bir hareket olursa hemen gözlerini açar ve vücudunu gererdi. Josh’un böyle davrandığını birkaç kez görmüştü.

Chase, ona karşı derin bir sevgi besliyordu, ancak huzursuzluk hissini de üzerinden atamıyordu. ‘Onun için bu sadece bir görev.’

Bir süre önce duyduğu sözler aklında dolaşıp duruyordu.

<Ondan başka kimseyle yaşamaya niyetim yok, o yüzden vazgeç.>

<Pitt’in annesi.>

Ayrıntıları bilmiyordu ama kesin olan şey Josh’un bir kadını olduğuydu. Ayrıca, Pitt de kimdi? Buna inanmak istemiyordu ama ya Josh evli olmasına ya da hayatında başka biri olmasına rağmen Chase’le birlikte olduysa?

Konuşmanın ortasına kulak misafiri olmuştu ve mesafe nedeniyle doğru düzgün anlayabildiği tek şey Pitt’in varlığı ve Josh’un bir kadını olduğu gerçeğiydi. Sırf bununla bile her türlü spekülasyon mümkündü ama Chase bundan sonra ne olabileceğini tahmin edemiyordu.

Ayrıca tuhaf olan bir şey daha vardı. ‘Josh kesinlikle Beta ama neden öyle bir yara izi var?’ Düşününce, irili ufaklı başka yaraları da vardı. Muhtemelen işi yüzünden bu kadar çok yarası vardı. Belki de karnındaki yara izi de böyleydi.

‘Tesadüfen benzer bir yerde kalmış bir iz olmalı.’ Emin olamasa da bundan başka bir cevap bulamıyordu. Daha da önemlisi Josh’un sahip olduğu kadının varlığıydı. O da kim? Cevap verebilecek tek kişi Josh’tu ama Chase bunu ona soramadı.

‘Ya o kadını seçerse?’ Bu doğruysa, Josh yakalandığını düşündüğü anda elini bırakacak gibi görünüyordu.

<Bir daha böyle saçma sapan şeyler söylersen, o zaman sadece ceza olacak ve başka bir şey olmayacak. Her şey bittiğinde ortadan kaybolacağım, o yüzden bunu unutma.>

‘Hiçbir şey bilmiyormuş gibi mi davranmalıyım?’ Josh’un sözlerini hatırladığı anda şüpheleri kesinleşti. Onun ayrılacağı ve Chase’in terk edileceğini ortadaydı. Chase, bunu düşündüğünde Josh’a sarılmak üzereyken dehşet içinde duraksadı.

Ona söylediği her şeyi görev duygusuyla söylemiş olsa dahi, ne karnındaki yaranın, ne bir kadınının olmasının ne de bir çocuğu olmasının bir önemi yoktu.

‘Söylediği her şey yalan bile olsa, bilmiyormuş gibi yaparsam…’ Chase titreyen nefesini yutmak için alt dudağını ısırdı. ‘O zaman hiçbir şey olmaz.’

Yapabileceği en iyi şey buydu.

Kalbi kaldıramayacaktı ama Josh’un onu terk etmesinden daha iyiydi. Chase kararını verdi ve Josh’a sarıldı. Josh da uykusunda ona sarıldı. Chase gözlerinin yandığını hissetti ve duyduklarını unutmaya çalışarak gözlerini kapattı.

Gece bitmek bilmiyordu ve Chase sabaha kadar uyuyamadı.

**********************************************************************************************

Bölüm sonu efsaneydi bence. Chase’in Josh’a olan kuvvetli hisleri inanılmaz içime işledi. Chase duygusallık anlamında kendime çok yakın hissettiğim bir karakter. Belki de bu yüzden hisleri beni çok etkiledi.
-Ashily.

Etiketler: novel oku Kiss Me If You Can [Novel] Kitap 3, Bölüm 59: Yara İzi (+18), novel Kiss Me If You Can [Novel] Kitap 3, Bölüm 59: Yara İzi (+18), online Kiss Me If You Can [Novel] Kitap 3, Bölüm 59: Yara İzi (+18) oku, Kiss Me If You Can [Novel] Kitap 3, Bölüm 59: Yara İzi (+18) bölüm, Kiss Me If You Can [Novel] Kitap 3, Bölüm 59: Yara İzi (+18) yüksek kalite, Kiss Me If You Can [Novel] Kitap 3, Bölüm 59: Yara İzi (+18) light novel, ,

Yorum

Sunucu değişikliğinden ötürü bölümlerde sayfalar hatalı olabilir. Gerekli güncellemeleri yapıyoruz ancak biraz zaman alacak. Sabrınız için teşekkürler🌸

X