Koyu Switch Mode

Kiss Me If You Can [Novel] Kitap 3, Bölüm 58: Tatlı, Tatlı, Arkadaşım Çikolata

A+ A-

BÖLÜM 58: TATLI, TATLI, ARKADAŞIM ÇİKOLATA


Josh sete tahmin ettiğinden daha erken döndü. Arabayı park etti ve kaldığı yere doğru yürümeye başladı. Yürürken etrafta çok az kişi gördü. Geçici konaklama yerleri ve karavanların çevresindeki sessizlik karşısında bileğindeki saate baktı. ‘Çekimler hala devam ediyor mu acaba?’

Daha fazla düşünmeden yürümeye devam ederken ileride toplanmış grubu fark etti. Josh’un bulunduğu yere ulaşan sakin atmosfer, çekimlerin tüm hızıyla devam ettiğini gösteriyor gibiydi. Engel olmamak için sessizce yanlarından geçmeye çalıştı ama setteki hava bir tuhaftı. Josh başını eğdi ve tam yürümek üzereyken Mark’la karşılaştı.

“Ah, döndün mü? Doktor ne dedi?”

“Fazla konuşmadık. Sadece iyileştiğimi söyledi…”Josh, durumunu soran Mark’a kısaca cevap verdi, ardından bakışlarını kalabalığın toplandığı yere çevirdi. “Çekimleri hala bitirmediler mi?”

“Evet, bugün normalden daha uzun sürdü, değil mi?”

Josh “Evet,” anlamında başını salladı ve şaşkın bir şekilde sordu. “Ne sahnesi çekiliyor? Setteki atmosfer biraz tuhaf…”

Heyecan verici bir şey var gibi görünüyordu ama tam olarak kelimelere dökmek zordu. “Umm,” dedi Mark, meraklanan Josh’a alışılmadık garip bir gülümsemeyle.

“Git ve kendin gör. C’nin bugünkü çekimi biraz… bunu hak ediyor. Gördüğünde anlayacaksın. Bu, bana eski günleri hatırlatıyor.”

Gülümseyen yüzü alışılmadıktı. Josh bir an duraksadı. ‘Ne sahnesinden bahsediyor? Öpüşme mi yoksa yatak sahnesi mi? Öyleyse Chase’in bu sabahki tepkisi mantıklı. Utanmış ya da görmemi istememiş olmalı. Ama Chase böyle bir sahnede oynar mı ki…?’

Josh, geçte olsa Chase’in şimdiye kadar hiçbir filmde soyunmadığını hatırladı. Filmlerinde en fazla öpüşmenin biraz ötesine geçen birkaç dokunuş vardı.

‘Belki de ilk defa böyle bir şey çekiyor.’ diye düşündü ve kaşlarını çattı. ‘Peki Chase’i nasıl ikna ettiler? Ona ne kadar para verirlerse versinler, ölse bile istemediği bir şeyi yapmaz.’

Hangi tahminde bulunursa bulunsun peşini bir çürütme izledi. Gerçeği öğrenmenin tek yolu, bunu kendisinin kontrol etmesiydi. Josh, hem meraklı hem de endişeli hissederek sete doğru ilerledi.

Yaklaştıkça atmosfer daha net hissediliyordu. O kadar heyecan doluydu ki çıt bile çıkmıyordu. Josh şaşırdı ve nefesini tuttu. Kalabalığın arkasında sessizce durarak, çekimin ortasındaki oyuncuları kontrol etti.

“…Ha?” Başını eğdi. Oyuncular tanıdıktı. Önden yüzü görünen kadın Naomi’ydi.

Çay masasında oturuyordu ve birine acısını anlatıyordu. Onları sessizce izleyen adam kahramanı oynayan başroldü ve yanındaki kadında önemli bir yardımcı roldü.

Yardımcı rolü oynayan kadın muhtemelen Vicky adlı aktristi. Çekimler boyunca genellikle kendini role kaptırıp Chase’e “Dr. Flame” diye hitap ederdi. Tabi çoğu zaman görmezden gelinirdi. Şimdi bile, senaryoya sadık bir şekilde başrol oyuncusuna yaslanarak Naomi’ye doğru bakıyordu.

Ama Chase görünürde yoktu.

‘Bir şey mi oldu?’ Josh etrafına bakındı. ‘Chase’in bu şekilde fark edilmeden gitmesine imkan yok.’

‘Ah.’ Aniden hafif bir feromon kokusu aldı, Chase’in feromonlarıydı. Etrafta bu kadar çok kişi olmasına rağmen Josh onun kokusunu hemen alabiliyordu.

‘Belki de işaretten dolayı.’ Bir yandan huysuzca parmaklarını saçlarının arasından geçirdi. ‘Kokusunu alabiliyorum ama o hangi cehennemde?’

Sinirle kafasını çevirdi. Tam o sırada Naomi oturduğu yerden kalktı. Çay masasında karşısında oturan ve ağıtlarını dinleyen kadın onu takip ederek başını çevirdi. Ve Josh tam o anda Chase’i buldu.

Uzun sarı bir peruk takmış, kırmızı ruj ve hafif allık sürmüş, basit bir göz makyajı yapmıştı. Takma kirpik bile takmamıştı. Onunki kadar kalın ve uzun kirpiklere sahip biri için yapay kirpik takmak daha da tuhaf görünecekti. Üstelik narin burnu, hafif aralık dudakları ve uzun boynuyla mükemmeldi. Hollywood güzelliklerle dolup taşardı ama bu ölçüde göze çarpan bir güzellik son derece nadir bulunurdu. Kimse nefes alamıyordu.

Biri Chase’in Naomi’ye olan sevimli bakışları üzerine iç çekti. Yanındaki fısıldadı. “Miller’a neden kadın kıyafetleri giydirdiniz? Naomi’yi göremiyorsun, onun adına üzüldüm.”

“Ne yapabiliriz, bu orijinal hikayeden bir sahne. Yazar, sözleşmeye bu sahnenin çekilmesi şartını koydu.”

“Gerekli bir sahneyse dublör oynayabilirdi…” Fısıldamaları geride bırakan Josh, boş gözlerle Chase’e baktı.

Tam o sırada Chase çantasını açtı ve bir sigara çıkardı. Kırmızı dudaklarının arasına koyduğu sigara içme şekli utandırıcı derecede müstehcendi. Herkes ‘Onunla bir gece geçirmek için ruhumu satardım,’ diye düşündü.

Sorun onun bir kadın değil, Chase Miller olmasıydı. Fantezi buraya kadardı.

Bir çakmak çıkarıp yakmak üzere olan Chase, aniden ileri baktı ve duraksadı. Tam o sırada kalabalığın arasındaki Josh’la gözleri buluştu.

Chase’in ağzı açık kaldı ve sigara yere düştü. Bununla bitmedi. Ardından gözleri titredi ve kılık değiştirmiş ‘Dr. Flame’den, kılık değiştirmiş ‘Chase’e döndü.

Aynı anda yönetmen kızgın bir sesle bağırdı. “Kestik!”

*

*

“Neden buradasın?”

Yönetmenin kızgın sesini geride bırakarak Josh’u apar topar tenha bir yere sürükleyen Chase, telaşla sordu. Makyajını bile çıkarmamıştı.

Josh’tan neredeyse 10cm daha uzun olmasına rağmen, topuklu ayakkabı giyen Chase, Josh’un başını daha da yukarı kaldırmasına neden oldu. Josh, başını kaldırıp partnerine bakma gibi nadir bir deneyimi ilk defa yaşayarak konuştu. “İşim düşündüğümden daha erken bitti.”

“Kahretsin! Bugün izinli olduğunu söylemiştin, neden sete geldin?” Chase küfrederek, yumruğunu derme çatma binanın duvarına vurdu. Yine de Josh görünüşünden büyülenmişti. Birden aklına Mark’ın sözleri geldi.

<Bana eski günleri hatırlatıyor.>

Haklıydı, Josh eski bir şarkıyı hatırladı. Sıkıntı içerisindeki Chase’e bakarak ağzını açtı. “Tatlı, tatlı, arkadaşım çikolata…”

“Ah, kes şunu!” Chase inledi ve aceleyle Josh’un ağzını kapattı. Josh, Chase’in yüzü kızarmış halde güçlükle nefes aldığını görünce gülmeden edemedi. Dilini çıkarıp avucunu yalayınca Chase irkildi ve geri çekildi. “Yapma!”

Yüzünün utançtan kıpkırmızı olduğunu görünce Grayson’ın neden onunla dalga geçtiğini biraz olsun anladı. Bu şekilde sadizmi teşvik eden birine rastlamak pek yaygın değildi. ‘Tabi ki Grayson ve ben çok farklıyız,’ dedi bu konuda çizgiyi çekerek.

“O reklamı ben de çok seviyordum.”

“Hiçbir şey söyleme.”

“Gerçekten kız olduğunu sanıyordum.”

“Konuşma!”

“O benim ilk aşkımdı.”

Chase duraksadı. “… Ne?”

Sessiz düşünmenin anlamından bihaber olan Josh geçmişi hatırlayarak devam etti. “O kadar tatlıydı ki, o reklamdaki şarkıyı hâlâ hatırlıyorum. Tatlı, tatlı…”

“Öyleyse…” Şarkıyı yarıda kesen Chase konuştu. “İlk aşkınla ne yaptın?”

“Ne fark eder ki, onunla tanışmadım bile ve sonradan erkek olduğunu öğrenince hayal kırıklığına uğradım…”

Gelişigüzel bir şekilde sırlarını açan Josh, Chase’le göz göze geldiğinde sustu. Chase gözlerini kıstı ve alçak bir sesle sordu. “Sadece şarkı mı söyledin? Reklamın yayınlandığı sıralarda… ergenlik çağında olmalısın.” Bir hatırayı arar gibi kasten duraksayan Chase tuhaf bir şekilde gülümsedi.

“Hayır, o zamanlar daha küçüktüm. Senden daha büyüktüm ama…”

“Yine de rüyalar görecek yaşta değil miydin?”

“Ne?” Josh duyduklarına inanamadı. Chase gözlerinin içine bakarak dudaklarını büzdü.

“Islak rüyalar diyorum. Rüyalarında boşalmıyor musun? İlk aşkın olduğumu söylemedin mi? Sen de rüya gördün mü? Benimle ilgili.”

“Ah, hayır, hayır.”

“Söyle hadi. Beni rüyanda nasıl gördün? Öpüştün mü? Yoksa daha kötüsünü mü yaptın?”

“Ben çocuktum, sen de küçüktün! İlk aşkımı kirletme.”

“O zaman.” Chase garip bir şekilde gülümsedi. “Şimdi kirletebilir miyim?”

Josh kaçabileceğini sandı ama artık çok geçti. Chase’in yaklaşan yüzü karşısında afallamıştı.

Feromonların tatlı kokusu onu baştan çıkarmak istercesine yayılıyordu. Alt tarafı sertleşmişti ve poposu ıslanmıştı. Sonrasında ne olacağını hayal etmek bile Josh’un kalp atışlarını hızlandırmaya ve kontrolünü kaybetmesine yetiyordu.

“…!”

Sonunda Chase’in sıcak nefesini hissettiğinde, Josh yutkundu. Chase’in dili ona dudaklarından önce dokundu. Nemli bir sıcaklık hissedip hissedemeyeceğini düşündüğünde dili ağzına girdi ve Josh’un dilini okşadı. Ardından dudakları birleşti.

“Uh, ugh…” Josh inledi. Chase dilini sıcak ve ıslak tenine nazikçe sürttüğünde Josh iç geçirdi. Kısa süre sonra onu belinden tuttu ve Josh da ona sarıldı. İkisi de birbirine sıkıca sarılmıştı.

Öpücük derinleşti, tükürükle karıştı ve Josh ağır bir nefes aldı. Ardından Josh elini indirdi ve Chase’in kalçasına dokunarak okşadı. Dudakları arasındaki boşluktan yararlanarak fısıldadı. “Altına ne giydin? Kadın külotu mu?”

Chase gözlerini yarı açtı ve ona baktı. Yanan bakışları Josh’a döndü. Verdiği nefes daha da sertleşti ve dudakları birbirine değdi.

“Sence?” Bunu fısıldadığında Josh cevap veremedi. Vücudunun dikleşen alt yarısı olduğu gibi Chase’e dokundu. Chase gülümsedi ve nazikçe Josh’un alt dudağını ısırdı. “Kendin bak.”

“Ah.” Josh istemsizce inledi. Bu adamın böyle tahrik edici hareket yapacağını hiç düşünmemişti ama etkisi harikaydı. Anında deliğinin kızıştığını hisseden Josh derin bir nefes verdi.

Dudakları tekrar birleşti, Josh Chase’i el yordamıyla okşadı. Parmaklarını Chase’in uzun elbisesinin üzerinde gezdirdi ve eteğini yukarı çekti.

Ne yazık ki, Chase’in boyuna göre dikildiği için dizine kadar gelen eteğin boyu çok uzundu. Josh sinirle inledi ancak Chase’in kıpkırmızı bir yüzle ona baktığını görünce bütün siniri kayboldu.

Dudaklarını tekrar öptü ve sonunda eteğin ucunu tuttu. Tam iç çamaşırını görmek üzereydi ki.

“Bay Miller, Bay Miller! Neredesiniz? Yönetmen sizi çağırıyor, Bay Miller!”

“Lanet olsun!” Josh küfretti. Chase başını sesin geldiği yöne çevirdi ve Josh’a acı acı gülümsedi. Josh eline bırakarak bir adım geri çekildi. Chase’in gitmesine izin verdi.

Eteğe ve Chase’in gizli yerlerine anlamlı anlamlı bakarak “Gece giyecek misin?” dedi.

Chase gülümsedi ve cevap verdi, “Tabii ki.”

“Ahh.”

Josh, Chase’in öylece dönüp uzaklaşacağını sandı ama Chase bir iki adım attıktan sonra aniden arkasına döndü. “Ya hiç iç çamaşırı giymezsem?”

Bu sefer Josh ses bile çıkaramadı. Josh’un iri iri açılmış yüzünü gören Chase kısa bir kahkaha attıktan sonra arkasını dönüp uzaklaştı. Bir süre sonra ona seslenen ses kesildi.

Geride kalan Josh, bir süre şaşkınlık içinde gözlerini kırpıştırdı. Chase orayı terk etmek zorunda kalsa da vücudunun alt tarafı sakinleşmemişti. Ayrıca, son söylediği şeyle sanki üzerine nükleer bomba atmış gibiydi.

Josh mastürbasyon yapmak için penisini çıkarırken küfretti. ‘Bu gece Chase’in öylece gitmesine izin vermeyeceğime yemin ederim.’

*

*

“Ah.” Josh tam gitmek üzereyken Seth’le karşılaştı. Seth, onu gördü ve kısa bir duraksamadan sonra yanına yaklaştı. “Hastaneye olan yolculuğun nasıl geçti?”

Ona da Mark’a verdiğine benzer bir cevap verdikten sonra Seth’in yan tarafına geçti. Görünüşe göre çekimler yeniden başlamıştı. Herkes tek bir yerde toplanmıştı. Seth ona baktı ve konuştu. “Ortalık çok karıştı.”

“Mark bunun ona geçmişi hatırlattığını söyledi.” Josh umursamıyormuş gibi davrandığında, Seth başını salladı ve kabul etti.

“Evet, ben de aynı şeyi düşündüm. O şarkıyı da hatırladım. Tatlı, tatlı, arkadaşım çikolata…” Seth şarkı söylemeyi bıraktı ve konuşmaya devam etti. “Neden böyle görünüyorsun?”

Josh “Ne,” deyip bilmemezlikten gelmeyi çok isterdi. Ama Josh bunun nedeninin kızarmış yüzü çok iyi biliyordu. “Hayır, sadece… o benim ilk aşkımdı.”

Josh yarı doğru yarı yalanla cevap verdiğinde Seth çabucak inandı ve konuşmaya devam etti. “Peki, kaç erkek daha aynı durumda değil ki? Ben de aşıktım.”

“…”

“Büyüdüğünde böyle olacağını hiç düşünmemiştim.” Ağızda kalan acı tat, Josh’un çok iyi bildiği bir şeydi. Josh sessizce omzuna vurdu ve setten uzaklaştı.

**********************************

Çok ateşli bir bölümdü. Sanırım webtoon çıkarsa en merak ettiğim bölüm artık bu bölüm ? -Ashily

Etiketler: novel oku Kiss Me If You Can [Novel] Kitap 3, Bölüm 58: Tatlı, Tatlı, Arkadaşım Çikolata, novel Kiss Me If You Can [Novel] Kitap 3, Bölüm 58: Tatlı, Tatlı, Arkadaşım Çikolata, online Kiss Me If You Can [Novel] Kitap 3, Bölüm 58: Tatlı, Tatlı, Arkadaşım Çikolata oku, Kiss Me If You Can [Novel] Kitap 3, Bölüm 58: Tatlı, Tatlı, Arkadaşım Çikolata bölüm, Kiss Me If You Can [Novel] Kitap 3, Bölüm 58: Tatlı, Tatlı, Arkadaşım Çikolata yüksek kalite, Kiss Me If You Can [Novel] Kitap 3, Bölüm 58: Tatlı, Tatlı, Arkadaşım Çikolata light novel, ,

Yorum

Sunucu değişikliğinden ötürü bölümlerde sayfalar hatalı olabilir. Gerekli güncellemeleri yapıyoruz ancak biraz zaman alacak. Sabrınız için teşekkürler🌸

X