Koyu Switch Mode

Everyone Thinks That I Like Him [Novel] 58. Bölüm

A+ A-

Çeviren: Ari


Bu olaydan sonra Shang Jin’in ilgisi azalmıştı ve hatta hız trenine binerken ifadesizdi.

“Sana ne oldu?”

Shang Jin başını salladı ve sinirli mi yoksa mutlu mu olduğunu söylemedi. Karakterini bir başkasına karşı kaybettiğini söyleseydi o zaman sorun değildi ama görünüşte kaybetmek… Nasıl kabul edilebilirdi ki? Ama buna karşılık, bu aynı zamanda Ye Zhou’nun onun karakterine ilgi duyduğu anlamına geliyordu.

Ye Zhou çantasından beslenme kutusunu çıkardı ve “Çilekleri bu sabah yıkadım ve iki kaba koydum. Onlardan yemek ister misin?”

Shang Jin beslenme kutusuna bakıtığında gerginliğini bıraktı. “Estetiğin gerçekten eşsiz.”

Şeffaf kapağa sarışın bir prenses yapıştırılmıştı ve çevresinde çilek çıkartmaları vardı. Bu tarz, yetişkin bir erkeğe uymuyordu.

“Çok can sıkıcısın!” Ye Zhou kutuyu eline alıp, “Youyou’nun geleceğini düşündüğüm için bu çıkartmaları özel olarak almıştım.” dedi.

Youyou’dan bahsetmişken, Shang Jin biraz endişeliydi. Bir banka yürüyüp oturdu. “Youyou’yu öğleden sonra erkenden alırız.” dedi. Genellikle küçük ağzı konuşmayı kesmezdi ama bugün arabada çok sessizdi. Sessiz olması, gürültülü olmasından daha endişe vericiydi.

“Tabii, sorun değil, nerede olursak olalım fark etmez.” Ye Zhou bankta arkasına yaslandı ve güneş ışığı kapalı gözlerinin arasından sızdı. Geçen sefer istemediği dönme dolaba bugün binmek istiyordu.

Shang Jin’in böyle yerlere pek ilgisi yoktu. Bunu teklif etmişti çünkü Ye Zhou ve Tang Dongdong büyük açılış sırasında buraya gelmişlerdi. Ye Zhou’yla bir kez gelmeseydi her zaman tarif edilemez bir kıyaslama yapamama hissine sahip olacaktı.

Çilek kutusunun yarısını yedikten sonra Ye Zhou’nun güneşin altında beklemekten uykusu gelmişti. Esnedi ve Shang Jin’i iteledi. “Hadi perili eve gidelim ve serinleyelim.”

Öğlen olduğundan perili evde çok fazla insan yoktu, bu turda Ye Zhou ve Shang Jin de dahil olmak üzere yedi kişi vardı. Çoğunluğu sadece erkekti, iki tanesinin kız arkadaşı vardı.

Kızlardan biri erkek arkadaşının arkasına saklandı. Erkek, kızın elini tuttu ve “Korkma. Ben buradayım.” dedi.

Ye Zhou, Shang Jin’e baktı ve Shang Jin’in korkmadığını görünce biraz hüsrana uğradı.

Shang Jin, onun bakışlarını yanlış anlamıştı. “Hepsi sahte. Sakın bana bunlardan korktuğunu söyleme?”

Ye Zhou anında öfkelendi. Shang Jin’e baktı ve “Bence gerçekten bir ömür boyu yalnız kalmalısın.” dedi. Bunun nedeni Ye Zhou’nun bu şeylerden korkmamasıydı. Bir kız olsaydı ve erkek arkadaşı perili eve girmeden önce abartılı derecede alaycı bir tonda böyle bir şey söyleseydi, kesinlikle onu yaz tatilinde geride bırakırdı.

Shang Jin omuzlarını silkti ve “O zaman gerçekten üzgünüm. Mal satıldı ve artık iade edilemez.”

“Daha önce benim yaptığım gibi rahatlatıcı bir iki kelime söyleyemez misin?”

“O kadar da zayıf değilsin. Seni neyle teselli edeyim?” Perili eve girerken, etrafı karanlıkla çevriliydi. Shang Jin, Ye Zhou’nun elini tuttu ve “Hadi gidelim.” dedi.

Ye Zhou pasif bir şekilde Shang Jin’in onu öne çekmesine izin verdi. Nedenini bilmiyordu ama Shang Jin’in sözlerini duyunca rahatlatıcı sözler duymuş olmaktan daha mutlu hissetmişti.

Bu sözde ‘güzellik bakanın gözündedir’ olabilir miydi?

“Karanlıkta ne görebiliyorsun?” Bu Shang Jin’in perili bir eve ilk gelişiydi. Bir sürü iskelet ya da canavar göreceğini düşünmüştü ama girdikten sonra sadece karanlık ve daha fazla karanlık olmasını beklemiyordu. “Bu müzik çok kötü.”

“Film izliyormuşuz gibi değil mi?.” Ye Zhou parmaklarını hareket ettirdi ve ellerini kenetlendi. Shang Jin baş parmağıyla avucunu okşadığında bir tüyün doğrudan kalbini gıdıkladığını hissetti, tüm vücudu huylanmıştı ama huylanmanın nerede olduğunu bilmiyordu. “Etrafta tek dolaşma.”

Shang Jin kıkırdadı ve onu öne çekti, sonunda biraz ışıklı bir yere gelmişlerdi.

Kasvetli müziğin yerini gök gürültüsü aldı. Ye Zhou buradaki sahneye aşinaydı ve “Başını indir, çarpmamaya dikkat et.” dedi.

“Ne?” Shang Jin sorarken önden gelen bir çığlık duydular.

Baştan beri sessiz olan grup kaosa sürüklenmişti. Öndeki genç çift umutsuzca ileri atıldı. Arkadaki grup kaçışmaya başladı ve çığlıklar yayıldı. Bir dakikadan kısa bir süre içinde sadece Ye Zhou ve Shang Jin kalmıştı.

Bir ışık parlaması ile Shang Jin, başının üzerinde sallanan sahte bacağa baktı. Uzanıp ona vurmasını engelledi, sonra tuttu ve “Bu ne işe yarıyor?” dedi.

Ye Zhou boştaki eliyle ona vurdu. “Bırak onu. Bu şeyin kalitesi nasıldır kim bilir. Ya kırarsan?”

“Hafif bir dokunuştan kırılırsa oldukça kötü demektir.”

‘Kanlı’ ameliyathaneden sonra karanlık bir koridor vardı.

Bu sefer koridorda müzik yoktu ve sadece iki kişinin ayak sesleri duyulabiliyordu.

Aniden ayak sesleri birer birer arttı ve Ye Zhou, kıyafetlerinin üzerinde bir çekiş hissetti. Şu an Shang Jin’in bir eli kendi elindeydi ve diğer elinde cep telefonunu tutuyordu. Fazladan el kesinlikle Shang Jin’in değildi.

Durdu ve Shang Jin’i de durdurdu. Shang Jin kafasını çevirerek şaşkın bir şekilde “Neyin var?” dedi.

“Az önce biri kıyafetimi çekiştirdi.” Ye Zhou geriye baksa da zifiri karanlık koridorda hiçbir şey göremedi.

Shang Jin, telefonunun ışığını yaktı ama kimsenin izine rastlamadı. Bir illüzyon olduğundan kesinlikle şüphesi yoktu fakat Ye Zhou’yu önüne itti ve “Sen önden git.” dedi.

İkisi yürümeye devam ederken, fazladan ayak sesleri saklanma niyeti olmadan özellikle onu keşfetmelerini istiyormuş gibi tekrar duyuldu.

Shang Jin, yan bakışlarla ​​arkasına göz attı ve bir anda Ye Zhou’yu kollarına çekip o cevap verme şansı bulamadan Ye Zhou’nun dudaklarını öptü.

Ye Zhou şaşkına dönmüştü, sonunda tepki verdi ve mücadele etmeye başladı. “Ne yapıyorsun?”

Shang Jin sakin bir şekilde onu bıraktı ve yine çok sakin bir şekilde “Hadi gidelim.” dedi. Sanki onu ‘pusuya çeken’ adam o değilmiş gibi davranıyordu.

Ye Zhou, “Bunu bir dahaki sefere herkesin içinde yapmasak? Ya biri görürse?”

Böyle bir kesintiden sonra arkasındaki ayak seslerini unutmuştu ama garip bir şekilde o öpücükten sonra ayak sesleri gerçekten kaybolmuştu.

İkisi perili evden çıktıktan sonra, karanlıktan aniden travmatize bir ses geldi, “Beni ölümüne korkuttular. Gayler gay olmaya layık, sıradan yerlere gitmiyorlar ve perili bir evde flört ediyorlar.”

Başka bir ses alay etti, “Hayalet gibi giyinmene rağmen kimseyi korkutamadın, üstüne başkalarından mı korktun? Rezil değil misin?”

İkisi de basitçe umursamadılar ve dönme dolabın altında sıraya girmek için gittiler.

Shang Youyou’nun okulu dörtte bitiyordu ve okula 3:30’da varmayı planlamışlardı. Dönme dolabın yanında birçok çocuğun akın ettiği atlıkarınca vardı ve yanında kostümlü bir kişi balon satıyordu.

Shang Jin, “Gidip bir Youyou için bir balon alacağım.” dedi.

“Git al.” Shang Jin, Ye Zhou ona “Şirin bir tane al.” diye hatırlattığında henüz iki adım atmıştı.

Beş dakika sonra, Shang Jin pembe bir kedicik balonu tutuyordu Ye Zhou’ya “Şunu bileğime bağlar mısın?” dedi.

“Benim bileğime bağlayalım. Bir süre sonra araba sürmen gerekiyor bu yüzden ben alsam daha iyi olur.”

Yarım saat kuyrukta bekledikten sonra sonunda sıra onlara geldi.

Belki de bütün gün güneşte kaldıkları ve biraz yorgun oldukları içindi: Dönme dolaba bindiklerinde, kendilerini yalnızca üfleyen klimaya kaptırmışlardı ve hiç de romantik, tatlı bir atmosfer yoktu.

“Daha Temmuz bile değil. Neden bu kadar sıcak?” Ye Zhou sırt çantasından bir peçete çıkardı ve birini Shang Jin’e verip diğeriyle yüzündeki teri sildi. Ellerini de ıslak mendille silerek kalan çilekleri çıkardı. “Çilekleri yiyelim. Onları daha fazla bırakırsak bozulurlar. Bunları ellerimizle yetiştirdik ve israf edemeyiz.”

En yüksek noktadalarken Ye Zhou aniden yurttaki insanların yanlış anlamalarını çözmediğini hatırladı. Cep telefonunu çıkardı ve selfie modunu açtı. Shang Jin’in elindeki çileği yüzünün yarısında tuttuğu bir fotoğrafını çekti. Ardından, eğlence parkındaki konumu ile gönderi olarak paylaştı.

Ye Zhou: Eğlence Parkı Turu [fotoğraf]

Nadiren gönderi paylaşan Ye Zhou, paylaşım yaptığı anda beğeniler ve yorumlar birbiri ardına dalgalar halinde gelmeye başladı.

Zhou Wendao: Siktir!!

Chen Shao!!!

Xu Yangjun: Barıştınız mı??

Wen Renxu: Çok gizlisiniz!

Zhan Xing: Siktir, kahretsin, eşyalarının yarısını taşıdık!! Çabuk geri götürün!

Ye Zhou dudaklarını bastırdı. Bu insanlar o yokken bir daha oda değiştirmiyorlardı değil mi!

Ye Zhou, Zhan Xing’e cevap verdi: Çabuk eşyalarımı geri götürün!!

Liu Yutian: Götürüyoruz!

A: Yani Shang Ye artık kullanılabilir mi??

B: Tanrıya şükür!

C: Harika! Yarın gidip dua edeceğim. Bu seferki sınavlar cehennem gibi!

Çok sayıda yorumdan sonra, sonuncusunu gördü.

Su Yin: Erkek Tanrı? Dönme dolap? Ye Zhou, beni bekle!

Ye Zhou’nun kalbi hopladı. Aslında Su Yin’i unutmuştu. Bir dahaki sefere ona Tang Dongdong’a karşı hiçbir şey hissetmediğini, kalbini koruyamadığını ve Shang Jin tarafından başarılı bir şekilde çekildiğini açıklamak zorunda kalacak gibi görünüyordu.

Shang Jin çilekleri yemeyi bitirip kutuyu sırt çantasına geri koydu. Başını kaldırınca Ye Zhou’nun telefonuna baktığını gördü. Öksürdü ve Ye Zhou cevap vermedi. Shang Jin, Ye Zhou’nun yanına oturdu. “Neye bakıyorsun?”

Ye Zhou gülümsedi. “Dün aramızın iyi olduğuna inanmamışlardı. Ben de bir gönderi paylaştım.”

Shang Jin ana sayfasını açtı ve Ye Zhou’nun gönderisine bir beğeni attı.

Başkalarını asla beğenmeyen Shang Jin, sadece bir beğeni atmıştı ve ikisinin işbirliği yaptığını gördükten sonra Ye Zhou’nun fotoğrafının güvenilirliği arttı.

Bu noktada, A Üniversitesi’nin yaklaşık yarım ay süren kara sınav haftasının nihayet sona erdiğini duyurmuşlardı!

Aynı zamanda, 403, 404 ve 405’teki oda arkadaşları da endişelenmeyi bırakmışlardı.

Ye Zhou, Shang Jin’e baktı ve bugün geri döndükten sonra yurt arkadaşlarına Shang Jin ile olan ilişkisi hakkındaki gerçeği söylemesi gerekip gerekmediğini düşündü. Ne de olsa arkadaştılar ve iki yıl daha birlikte kalmak zorundaydılar. Ye Zhou onları kandırmak istemiyordu.

Etiketler: novel oku Everyone Thinks That I Like Him [Novel] 58. Bölüm, novel Everyone Thinks That I Like Him [Novel] 58. Bölüm, online Everyone Thinks That I Like Him [Novel] 58. Bölüm oku, Everyone Thinks That I Like Him [Novel] 58. Bölüm bölüm, Everyone Thinks That I Like Him [Novel] 58. Bölüm yüksek kalite, Everyone Thinks That I Like Him [Novel] 58. Bölüm light novel, ,

Yorum

Sunucu değişikliğinden ötürü bölümlerde sayfalar hatalı olabilir. Gerekli güncellemeleri yapıyoruz ancak biraz zaman alacak. Sabrınız için teşekkürler🌸

X