Koyu Switch Mode

Everyone Thinks That I Like Him [Novel] 25. Bölüm

A+ A-

Çeviren: Ari


Geçtiğimiz birkaç gün boyunca Ye Zhou bir türlü sakinleşememişti. Shang Jin’i görünce her zaman konuşmaktan çekiniyormuş gibi görünüyordu.

Shang Jin’in birkaç gün önce ona şemsiye getirmesini görmezden gelemiyordu.

Neden ona şemsiye getirmişti ki?

Ye Zhou saçlarını hafifçe geri itti ve gözleri önündeki kitaptan Shang Jin’in sırtına kaydı.

Ona sadece şemsiye getirmekle kalmamıştı, aynı zamanda onu herhangi bir yük hissetmeden kabul etmesi için bir bahane de bulmuştu.

Bu şekilde derinlemesine gizlenmiş tavrı ve eylemi, Lei Feng’in* canlanmış hali gibiydi!

Ç/N: Lei Feng, Komünist Partinin fedakarlığını ve bağlılığını modelleyen kişi.

Ye Zhou çenesine dokundu. Biraz iletişim kurduktan sonra Shang Jin yeni ve zarif tarzıyla kendini değiştirmiş olabilir miydi?

Shang Jin, bugünler de sende bir şeyler var!

Ne yazık. Maalesef ki, bu küçük büyükbaba sadece Tang Dongdong kadar sevimli ve agresif olmayan erkekleri seviyordu. Shang Jin ona gerçekten itiraf ederse reddederdi. Üstüne özgürleşmiş bir köle gibi şarkı söyleyip kutlamak için havai fişek patlatırdı.

“Bana böyle dik dik bakmasan?” Kendi hayallerine dalmış olan Ye Zhou, aniden Shang Jin’in sesini duydu. “Son birkaç gündür beni izleyip duruyorsun. Peşimde olmana alışsam bile umarım stresimi artırmazsın. Beni takip etme hakkını geri almamam için dikkatli ol.”

Pat. Ye Zhou’nun hayal balonu bir anda delindi.

Peh peh peh! Tabii ki aşırı düşünüyordu. Shang Jin ondan nasıl hoşlanabilirdi ki? Belki de o gün şemsiyeyle oradan geçiyordu ve gururlu biri olduğu için yalan söylemişti.

“Kendini daha az öv. Birkaç gündür yüzünde çiçek mi filizleniyor diye bakıyordum. Aksi takdirde sınıfa her gittiğimizde neden yabancılar fotoğraflarını çekmeye devam etsin?” Bu konu hakkında daha önce konuşmak istemişti ama Shang Jin’in bundan habersiz göründüğünü fark edince söylemek için girişim göstermedi. Sonuçta ilgili taraf umursamıyordu, o zaman neden konuyu açsındı?

Shang Jin, şaka yapmadığını gördü ve “Gerçekten birkaç gündür yemeğe gittiğimde birileri fotoğrafımı mı çekiyor?” Konuşmanın sonuna doğru başka bir düşüncesini daha ekledi: “Herkesin senin gibi olduğunu mu düşünüyorsun?”

“Eski şeyleri tekrar gündeme getirmek eğlenceli mi?” Ye Zhou elinde olmadan yumruklarını sıktı. Kara tarih!! Mutlak kara tarih!! Ve aynı zamanda kesinlikle reddedilemez bir kara tarih!

Shang Jin omuzlarını silkti ve “Onları gerçekten görmedim.” dedi.

“Zayıf olan senin gözlem yeteneğin!!” Ye Zhou küçümseyici bir tavırla, “Antik çağlara gidersen kaç kez suikaste kurban gideceğini tahmin edemiyorum!” dedi. “Sebebini bilmeden ölüverirdin!”

Aslında bu konuda Shang Jin gerçekten suçlanmamalıydı. Tabii ki Ye Zhou da yalan söylemiyordu.

Nedeni basitti. Aralık ayına girdikten sonra Ye Zhou ve Shang Jin üç tekerlekli küçük araçlarında birlikte sınıfa gitmenin yanı sıra geri kalan zamanlarda kendi işlerini yapmakla meşguldüler.

A Üniversitesi öğrencileri hâlâ meraklı zamanlarındalardı ve ünlü Shang Ye’ye bir göz atmaya çalışıyorlardı, dolayısıyla pedicabı sürdükleri sürece yoldaki yayalar her zaman hevesli bir şekilde fotoğraflarını çekiyorlardı. Üç tekerlekli arabaya binmedikleri zamanlarda bile Shang Jin kampüste tanınmış bir şahsiyet olsa da, bir yıldan fazla bir süredir okuldaydı, bu yüzden diğerleri onu gördüğünde en fazla onunla konuşurlardı ve gizlice fotoğraf çekmek gibi bir şey yapmazlardı. Ne de olsa okulun BBS’inde Shang Jin’in epeyce fotoğrafı vardı ve gizlice fotoğraf çekmeye değmezdi, bu tür bir davranış ’embesil insan’ davranışıydı.

Wen Renxu ve Liu Yutian, yemekten sonra yatakhaneye geldiler ve Ye Zhou ile Shang Jin arasındaki konuşmayı duydular.

Liu Yutian yatakhanenin kapısını iterek açtı. Ye Zhou’nun önünde gizemli bir şekilde, “Biliyorum.” dedi.

“Neyi biliyorsun?” Ye Zhou ders kitabını tamamen bıraktı. Son birkaç gündür, sessiz yatakhanede arka arkaya her gece ders tekrarı yapıyordu. Günlerdir dersle boğulmuştu ve gerçekten biraz salması gerekiyordu. Merakını hiç gizlemedi. “İnsanlar cidden Shang Jin’in samimi fotoğraflarını mı çekiyor?”

“Hm-hmph hm-hmph.” Liu Yutian burnuyla birkaç kez güldü ve parmağını uzatarak ileri geri salladı. “Öyle değil, öyle değil. Okuldakiler fotoğraf çekiyorlar ama çektikleri kişi Shang Jin değil, sevgili arabanız Shang Ye!”

“Ha?” Ye Zhou biraz şaşkındı. Shang Jin ile her okula gittiğinde birçok insanın kameralarını onlara çevirdiklerini görüyordu. Shang Jin’in okulda epey ünlü olduğunu bildiği için bu ilginin Shang Jin’e yönelik olması gerektiğini düşünmüştü. Kim doğru olmadığını düşünebilirdi ki… “Neden Shang Ye?”

Wen Renxu bilgisayarı açtı ve okulun BBS’ine giriş yaptı. “İşte, gönderi bu.”

Ye Zhou döner sandalyesini kaldırdı, hâlâ ikna olmamıştı; öfkeyle soludu, “Neden Ye Shang değil de Shang Ye? Neden aracın adında bile kafam aşağı bastırılıyor?”

Etiketler: novel oku Everyone Thinks That I Like Him [Novel] 25. Bölüm, novel Everyone Thinks That I Like Him [Novel] 25. Bölüm, online Everyone Thinks That I Like Him [Novel] 25. Bölüm oku, Everyone Thinks That I Like Him [Novel] 25. Bölüm bölüm, Everyone Thinks That I Like Him [Novel] 25. Bölüm yüksek kalite, Everyone Thinks That I Like Him [Novel] 25. Bölüm light novel, ,

Yorum

Sunucu değişikliğinden ötürü bölümlerde sayfalar hatalı olabilir. Gerekli güncellemeleri yapıyoruz ancak biraz zaman alacak. Sabrınız için teşekkürler🌸

X