Koyu Switch Mode

Turning [Novel] 5. Bölüm

Tüm Bölümler Turning [Novel]
A+ A-

Çevirmen: Mave


Bölüm 5

“Aslında oldukça gerginim.”

“…Ben değilim, iyiyim.”

Bunu zaten bir kez yaşamıştı ve sonucunu biliyordu. Neden gergin olmalıydı ki? Ancak bunu açıkça söyleyemeyeceğinden, sessiz kaldı.

“Gerçekten öngörülemeyen bir insansın. Şimdiye kadar gördüğüm herkesten daha fazla… Bence Süvari sınavını hemen geçersin.”

“Evet, doğru. Geçeceğim.”

Yuder’in cevabı karşısında Gakane bir an için afalladı, ardından kahkahayı patlattı.

“Pffft. Bu da ne? Yoksa geleceği görme yeteneğin mi var? O zaman ben ne olacağım? Benim hakkımda ne düşünüyorsun?”

“Benim geleceği görme yeteneğim yok, ama senin de geçeceğini düşünüyorum.”

Gakane daha da yüksek sesle güldü.

“Amanın, böylesine bir ifadeyle ne hoş şeyler söylüyorsun. Teşekkürler.”

Gakane, Yuder’in sözlerinin içi boş olduğunu düşündü ama aslında Yuder tamamen doğruyu söylüyordu. Gakane kesinlikle geçecek ve Süvari Birliği’ne katılacaktı.

Yuder’e daha fazla bir şeyler söylemek istediyse de, içeriden bir ses Yuder’in adını çağırdı ve buna fırsat bulamadı.

“Pekâlâ. Git kaydını yaptır. Seni çıkışta bekleyeceğim.”

Yuder, beklememesini söylemek istese de Gakane ondan daha hızlı hareket etmişti. Yuder, Blue Crown’un içine girerken kayıt sürecinin kısa sürede biteceğini biliyordu. Asıl önemli olan, kayıt sonrası yapılacak testti.

***

Süvari’ye katılmak isteyen kişi sayısı fazla olduğu için sınavlar aynı gün yapılamıyordu. Kayıt işlemini tamamlayanlar için testler İmparatorluk Şövalyeleri’nin kampüsünde üç gün boyunca düzenleniyordu ve sonuçlar, testler tamamlandıktan hemen sonra belirleniyordu.

Yuder’in sınavı son gündeydi, Gakane ise bir gün önce sınava girmişti.

Gakane’nin handa olmamasına bakılırsa, geçmişte olduğu gibi yine başarılı olmuştu. Omzunda basit bir çanta taşıyan Yuder, handan ayrıldı.

Testlerin yapıldığı İmparatorluk Şövalyeleri kampüsü hana uzak değildi. Kampüs içerisindeki eğitim alanı, sınavın gerçekleştirileceği yerdi.

Çevrede dolaşan insanların gerilim dolu ifadeleri arasında Yuder, tanıdık yüzler fark etti. Bunlar, sınavı geçecek kişilerdi.

“Numara 423, sıranız geldi!”

Birçok kişi içeri çağrılıyordu. Şimdi sıra Yuder’deydi. Rahat adımlarla binaya girdi. Burası, hafızasındaki hâliyle tamamen aynıydı.

Şu an için sınavlar İmparatorluk Şövalyeleri’nin eğitim alanlarından birinde düzenleniyordu ancak birkaç yıl içinde bu durum tamamen değişecekti.

Sıradan insanlardan oluşan şövalyeler, doğuştan yetenekli olan Uyanmışlara karşı koyamazdı. Süvari Birliği, imparatorun güvenini kazanarak büyüyecek, sonunda Şövalyeler’e ait binaların yarısını ve yeni inşa edilen binaların yarısını ele geçirerek prestijini ilan edecekti.

“Numara 423.”

İçeri girdikten sonra bir görevlinin rehberliğinde sınav odasına yönlendirilen Yuder, karşısında beş sınav yetkilisini buldu.

Geçmişte kim olduklarını bilmezdi, ancak şimdi neredeyse hepsinin pozisyonunu tanıyabiliyordu.

Soldan sağa; İmparatorluk Şövalyeleri’nin başkomutan yardımcısı, Şansölye Mooker’in asistanı, İnci Kulesi’nden gelen bir büyücü temsilcisi, bir saray büyücüsü ve…

En sağda oturan adamı görünce Yuder’in bakışları değişti.

Diğerlerinin aksine, bu adamın kıyafetleri sıradandı ve herhangi bir rütbeye işaret eden belirgin bir işareti yoktu. İlk bakışta tamamen normal biri gibi görünüyordu.

Ancak diğer adaylar adamda hiçbir tuhaflık sezmezken, Yuder farklıydı.

Adamın yüzü, büyüyle ustalıkla şekillendirilmiş sahte bir yüzdü. Yuder, yıllar önce bu kasıtlı olarak silik bırakılmış yüzü görmüştü.

‘Yoksa… gerçekten o yüz mü?’

“Numara 423. Yeteneğinizle ilgili yazdığınız şeyler gerçekten doğru mu?”

Yuder’in dikkatini dağıtan bu sert soru, İnci Kulesi’nin büyüçüsünden gelmişti. Adam, Yuder’in başvuru formunu sallarken yüzü buruşmuştu.

“Bir kılıcı hem ateşle hem de suyla kuşatabiliyorsunuz? Hayatımda böyle saçma bir şey duymadım!”

Geçmişte de başvuru formuna aynı tepki verilmişti. O zamanlar Yuder öfkelenmişti, ama 

şimdi artık bu tepkiyi anlayabiliyordu.

Uyanmışlar ortaya çıkmadan önce büyü öğrenmek son derece zordu. Bedenlerinde mana biriktirmek ve onu karmaşık bir süreçle kullanmak, büyücülerin yıllarını alıyordu.

Bu yüzden çoğu büyücü, sadece tek bir elementte uzmanlaşarak başarıya ulaşmayı tercih ediyordu. Ateş büyücüsü sadece ateş büyüsüyle, su büyücüsü sadece su büyüsüyle ilgileniyordu. Bu bin yılı aşkın süredir değişmeyen bir anlayıştı.

Farklı elementleri aynı anda öğrenmek, manayı kontrol etmeyi zorlaştırıyor ve daha da önemlisi, vücutta biriken mana çakışabiliyor, ölümcül sonuçlar doğurabiliyordu.

Bu yüzden bir büyücünün birden fazla elementi kullanması, yalnızca romanlarda görülen bir hayaldi.

Ancak bu, Uyanmışların ortaya çıkmasından önceki hikâyeydi.

Kırmızı Taş’ın gücü sayesinde Uyanmışların çoğu, çeşitli elementleri farklı yollarla kullanabiliyordu. Yetkinlik seviyeleri değişse de, bu durum mevcut büyü anlayışını tamamen yıkmıştı.

Ve onların arasında en güçlü olanı Yuder’di. Tüm elementleri özgürce kontrol edebiliyor, dokunduğu herhangi bir silaha gücünü aktarabiliyordu.

Bir kılıca element kazandırmak onun için hiçbir şeydi.

‘Aslında sadece ateş ve su kullanabildiğimi söylemek bile büyük bir alçakgönüllülük olurdu.’

Geçmişte, sadece elementleri kullanabildiğini söylemiş, silahlara kazandırma yeteneğini belirtmemişti. Ancak birkaç aşama ilerledikten sonra bu yeteneğini keşfetmişti.

Tam gücünü açıklasaydı kimse ona inanmazdı ve başvuru sürecinde diskalifiye edilirdi. Bu yüzden biraz kısıtlama yapması gerekiyordu, ama eski yolunu da tekrarlamak istemiyordu.

Bu yüzden şu an en uygun dengeyi sağlamaya çalışıyordu. İlk kabul edildiğinde dikkat çekmek ve hedefine daha kolay ulaşmak için böyle bir plan yapmıştı.

“Şimdi gösterin o zaman. Bizi inandırın.”

Şövalyelerin başkomutan yardımcısı sakalını sıvazladı.

“Anladım.”

Yuder çevresine göz gezdirdi. Sınav kuralları gereği, kişisel silah getirmek yasaktı bu yüzden eli boştu. Ancak köşede test adayları için ayrılmış birkaç eğitim kılıcı vardı. Hiç tereddüt etmeden birini aldı. Basit bir kılıç olmasına rağmen sıradan bir insanın kolayca kaldırabileceği birşey değildi.

Ağır bir kılıcı hiç zorlanmadan kaldırabildiğini gören sınav görevlilerinin yüz ifadeleri değişti. Yuder’in kolları kaslı gözükmese de ağır kılıcı bir dal parçası gibi kaldırması onları şaşırtmıştı.

Şimdi sırada yeteneğini kontrollü bir şekilde sergilemek vardı.

“Başlıyorum.”

Yuder kılıcını kaldırdı. Sınav görevlilerinin bakışları kılıcın ucuna sabitlenmişken, yavaşça enerjisini topladı. Uzun zamandır bunu yapmamış gibi hissetse de, yöntem zihnine kazınmış ve nefes almak kadar doğal hâle gelmişti. Bu yüzden en ufak bir tereddüt yaşamıyordu.

Etrafında dolaşan enerjiyi kavradı. Ardından, onu ateşe dönüştürmeyi diledi ve elindeki kılıcın ucuna aktardı. Yuder için bu süreç o kadar doğaldı ki, nasıl gerçekleştiğini açıklamak bile zordu. Ancak temelde yaptığı şey buydu.

Bir anda, kılıç alevlerle kaplandı ve çıtırdayan sesler çıkardı. Ortaya çıkan sıcaklık, her zamankinden daha yoğun ve alevler daha kızıl bir hâl almıştı. Sınav görevlileri bunun gerçek bir ateş olduğunu açıkça hissedebiliyordu.

Yuder, kılıcı yavaşça yukarıdan aşağıya doğru savurdu. Görünüşte basit bir hareketti, ancak arkasındaki güç kesinlikle hafife alınacak gibi değildi.

Rüzgârın yarıldığına dair keskin bir sesle birlikte kıvılcımlar havaya saçılırken, birkaç sınav görevlisi şaşkınlıkla sandalyelerinde geriye doğru çekildi.

Etiketler: novel oku Turning [Novel] 5. Bölüm, novel Turning [Novel] 5. Bölüm, online Turning [Novel] 5. Bölüm oku, Turning [Novel] 5. Bölüm bölüm, Turning [Novel] 5. Bölüm yüksek kalite, Turning [Novel] 5. Bölüm light novel, ,

Yorum

Sunucu değişikliğinden ötürü bölümlerde sayfalar hatalı olabilir. Gerekli güncellemeleri yapıyoruz ancak biraz zaman alacak. Sabrınız için teşekkürler🌸

X
İçerik Uyarısı
Uyarı, "Turning [Novel] 5. Bölüm" reşit olmayanlar için uygun olmayan şiddet, kan veya cinsel içeriğe sahip olabilir.
Onayla
Çık