Koyu Switch Mode

Kiss Me If You Can [Novel] Yan Hikaye 2. Kitap, 5. Bölüm [FİNAL]

A+ A-

Çevirmen: Ashily

YAN HİKAYE 28. BÖLÜM FİNAL


Chase kulaklarında hafif bir çınlama hissetti. Rahatsız edici ses giderek yükselip uzayınca kaşlarını çatarak hafifçe inledi. Ardından birisi kolunu tutup sarsmaya başladı.

“Chase, kendine geldin mi? Chase!”

Adını ısrarla söyleyen ses son derece tanıdıktı. Kim olduğunu anladığı anda kulak çınlaması sihirli bir şekilde kayboldu.

“…”

Göz kapaklarını yavaşça açtı ancak görüşünün düzelmesi biraz zaman aldı. Birkaç kez daha göz kapaklarını indirip kaldırdıktan sonra Chase nihayet nerede olduğunu anladı. 

Bakışlarını düz çizgilerle bezenmiş monoton tavandan yavaşça kaydırınca özlemini duyduğu yüzün kendisine baktığını gördü. Chase gülümseyerek konuştu. 

‘Joshua.’

Adını söylemek istedi ama sesi çıkmadı. İstemsizce kaşlarını çattı. Bu durumu fark eden Josh, Chase’in koluna hafifçe vurarak her şeyin yolunda olduğunu ima etti.

“Daha yeni kendine geldiğin için böylesin. Su ister misin?”

Chase başını salladığında Josh hemen kalkıp köşede duran küçük buzdolabına yöneldi. Biraz sonra bir bardak su alıp geri döndü.

Bir bardak suyu içtikten sonra başını çevirdiğinde Josh’un garip bir şekilde gülümsediğini gördü. 

“…Ne oldu?”

Şüpheyle bakarken Josh, “Sadece,” diye cevap verdi. “Daha önce uzattığım suyu bile almıyordun. Birden aklıma o geldi.”

Chase de o anı hatırlıyordu. Utanç verici olmasına rağmen, artık Josh’un bunu tekrar yapmasına izin verebileceğini biliyordu.

Josh, Chase’in boş bardağını alırken, “Bir bardak daha ister misin?” diye sorunca Chase başını salladı.

“Neredeyim ben?”

Yorgun bir sesle soran Chase’e, Josh cevap verdi.

“Alışveriş merkezinin revirindesin. Sadece bayıldığını düşündükleri için seni buraya getirmişler.”

Chase biraz duraksayıp sordu. “Sen nasıl geldin buraya?”

“Koruma şefi beni aradı.” Josh sakin bir ses tonuyla devam etti. “Sana bir şey olursa önce beni aramalarını özellikle rica etmiştim. Ekibin başı akıllı benziyor, sanırım o gün bizim eve geldiğinde bir şeyleri fark etmiş.”

Bunu söyleyen Josh konuyu değiştirdi.

“Her şeyi açıkladım. Şimdi sıra sende.”

Bu sefer ses tonu ciddi bir hal aldı.

“Oraya girmekte neden bu kadar ısrar ettin? Zorunda değildin. Müdür bile sana dinlenme odasında beklemeni söylemiş.”

“…”

“Chase, konuş.” Josh ısrar edince Chase isteksizce ağzını açtı. Ancak konuşmadan önce derin bir iç çekti.

“Pitt nerede?”

Josh biraz önceki enerjisini kaybetmiş bir ses tonuyla cevap verdi. “Yan odada oynuyor. Çağırmamı ister misin?”

Chase, hayır anlamında başını salladı. Yine de hemen konuşmadı. Düşündüğü için mi yoksa söyleyecek bir şeyi olmadığı için mi emin değildi ama Josh sabırla bekledi. Chase sonunda ağzını açtı. Birkaç dakika daha sessiz kaldıktan sonra sesi duyuldu.

“Ben sadece Pitt ne isterse onu yapmak istedim, hepsi bu.”

“Pitt, seni köpeklerle çevrili baygın halde görmek mi istedi?”

“Bunu kastetmedim.”

Josh’un alaycı sözlerine Chase hiç gülmedi. “Pitt köpekleri seviyor, ona bir tane almak istedim.”

“Ama sen köpeklerden nefret ediyorsun.”

Bu sözler üzerine Chase, “Ama Pitt istiyor, ona her istediğini vermem lazım,” dedi.

Sözlerini bitirirken suskunluğa bürünmüştü. Josh ona sessizce baktı.

“Chase,” dedi sakin tonda. “Ona istediği her şeyi veremezsin. Dünyada hiç kimse istediği her şeye sahip olamaz. Ne sen ne de başkası.”

“Ama…”

“Onun yerine başka bir şey verebilirsin.” Josh, Chase’in sözünü kesti. “Eksikleri öğrenmek de bir ders. Kendi çabasıyla elde etmesi de. Chase, ona istediği her şeyi versen bile onun seni seveceğinin bir garantisi yok. Aksi de mümkün. Bu yüzden yapamayacağın şeyleri yapmak için kendini zorlamana gerek yok.”

“Yine de.” Chase bir kez daha itiraz etti. “Travmamı yenmeliyim.”

“Buna gerek yok.” Josh kararlı bir şekilde cevap verdi.

“İnsanlar köpeği olmadan da mutlu olabilirler. Pitt de öyle. O da başka yollarla mutlu olmayı öğrenebilir. Aynı şekilde Chase, köpeklerden korkmaya devam etmende bir sorun yok. Kendini bayıltacak kadar aşırıya kaçmana da gerek yok.”

“Neden?”

Gerçekten merakla soran Chase’e Josh basit bir cevap verdi.

“Çünkü korumaların var.”

Chase nefesinin kesildiğini hissedip istemsiz bir ses çıkardı. “Ha.” 

Ama Josh ciddiydi. “Korumaların seni koruyacak, o halde neden istemediğin bir şeyi aşmak zorunda olasın ki? Sadece onlara bırak, zaten bunun için varlar.”

Josh’un sözleri tamamen mantıklıydı, bu yüzden itiraz edilecek bir şey yoktu. Josh, hala bir şey söylemeyen Chase’e bakarak ekledi.

“Mükemmel olmasan bile seni sevecek. Çünkü seni seviyorum.”

Bir zamanlar Chase’e söylemek isteyip de söyleyemediği itirafı sonunda yapmıştı. Gülümseyerek Chase’in alnını okşadı ve ayağa kalkarak alnına bir öpücük kondurdu. Göz göze geldiklerinde Josh’un dudakları, Chase’in dudaklarına doğru yaklaşıyordu.

“Tak tak.”

Aniden kapı çaldı ve Josh şaşkınlıkla arkasına döndü. Açık kapının ardında koruma ekibinin lideriyle birlikte Pitt duruyordu.

Josh kollarını genişçe açarak Pitt’e seslendi. “Pitt!”

Çocuk hızla ona doğru koşup kollarına sokuldu. Pitt’in sırtını nazikçe okşayan Josh konuşmaya başladı. “Neden geldin? Chase için mi endişelendin?”

Yüzünü Josh’un göğsüne gömmüş haldeki Pitt başını salladı. Josh ona biraz zaman verdikten sonra konuşmaya devam etti.

“O zaman kendin bakmalısın. Hadi, kontrol et. Chase iyi mi bir bak.”

“…”

“Ne oldu?”

Josh, Pitt’in başına nazikçe bir öpücük kondurarak onu cesaretlendirdi. Bunun üzerine Pitt yavaşça başını çevirdi ve kendisine bakan Chase ile göz göze geldi. 

Chase ona endişelenmemesini söylemek yerine gülümsemeye çalıştı. Bunun onu daha rahat hissettirebileceğini düşündü.

Ancak Chase’in gülümsemesi düzelmeden önce Pitt aniden beklenmedik bir şey söyledi. “Köpek istemiyorum.”

Öncekinden daha sert bir ses tonuyla yapılan bu açıklama karşısında sadece Chase değil Josh da şaşkınlıkla gözlerini kırpıştırdı. 

“Gerçekten mi, Pitt?”

“Evet.” 

Pitt başını sallayınca Josh tekrar sordu. “Ama köpekleri seviyorsun, değil mi?”

Bunun üzerine Pitt sanki düşünüyormuş gibi bir an tereddüt etti. Gözünün önünde köpek yavrusu gelip gidiyordu ama sonunda yüzünde ciddi bir ifadeyle kaşlarını kaldırıp iç çekti.

“Eğer babam istemezse, ben de istemem.” 

“…”

İlk başta Josh, duyduklarını yanlış anlamış olabileceğini düşündü. Ama bu sözleri duyan sadece o değildi.

“Az önce, ne dedin?” 

Chase birdenbire sorduğunda Josh da farkında olmadan başını çevirdi. Gözleri inanamıyormuş gibi genişlemiş bir halde Pitt’e bakan Chase’i gördü. O kadar şaşırmıştı ki, komidini tutan eli hafifçe titriyordu.

Josh da en az onun kadar merak içindeydi. ‘Acaba Pitt ne söylediğinin farkında mı?’

“Biliyorum.”

Pitt, Josh’un sorusunu net bir şekilde yanıtladı.

“Büyükannem söyledi. Annemin yerine babamın olduğunu ve beni görmeye geleceğini.”

Hala şaşkınlık içindeki Josh sordu. “…Ama onun Chase olduğunu nasıl anladın?”

Pitt bir şeyler düşünüyor gibi kaşlarını çatarak “Hmm, hmmm” diye sesler çıkardıktan sonra cevap verdi.

“Çünkü bana benziyor.”

“Benziyor mu? Neyiniz benziyor?”

Josh, şu ana kadar hep Pitt’in kendisine benzediğini duyduğundan bu yeni bilgi onu afallatmıştı. ‘Gerçekten de Chase’e benzediğini düşünmesini sağlayan bir şey var mı?’ Merakla cevabı beklerken Pitt başını gösterdi.

“Saç rengimiz benziyor.”

‘Ah.’ Josh ancak o zaman fark etti. Pitt haklıydı. Onun açık sarı saçları, tıpkı Chase’inki gibiydi. Çikolata reklamını çeken Chase’in saçları gibi.

‘Sonunda,’ diye düşündü Josh. Pitt’i eşeysiz üreme ile yapmadığının bir kanıtını bulmuştu.

Birdenbire kahkaha atarak yüksek sesle gülmeye başladı. Hem Chase, hem de Pitt şaşkınlıkla ona bakarken, gülmesi bir türlü durmak bilmedi.

Josh kahkahalarla dolu bir sesle konuştu. “İyi iş çıkardın, Pitt. Sana bir ödül vermeliyim, ne istersin?”

Pitt bir şeyler söyleyecekmiş gibi yapıp durakladı. Ağzını açtı ama ses çıkaramadı. Onu bu halde gören Josh, Pitt’in ne istediğini anladı.

“Pitt, bir köpek yerine kardeşe ne dersin?”

“Ne?”

“Gerçekten mi?” Josh’un sözleri üzerine Chase şaşkınlıkla bağırdı. 

Yüzünde durumu tahmin eder gibi bir ifade beliren Josh başını salladı. “Hayır, Chase. Henüz hamile değilim.”

“Ah…” Chase gözle görülür bir hayal kırıklığıyla içini çekti. Josh ne düşündüğünü biliyordu. Rutu boyunca bir hafta birlikte vakit geçirmişlerdi ve yaptıklarının çoğunu hatırlamıyorlardı, bu yüzden Josh’un hamile olabileceğini düşünmek mantıklıydı.

Ama yanılıyordu. Josh da aynı şeyi düşünüp hamilelik testi yapmıştı. Maalesef hiçbir şey çıkmamıştı.

“Steward’a göre, bunun nedeni senin feromonlarındaki aşırı dalgalanma olabilirmiş ama kesin nedenini öğrenmek için daha fazla araştırma yapmaları gerektiğini söyledi.”

“Yani?”

Josh hemen yanıtladı. “Hayır dedim.” Ve konuyu değiştirdi. “İkinci bir çocuk yapalım.”

Sanki daha fazla düşünmesine gerek yokmuş gibi konuştu. Ekip arkadaşlarının bir yıl boyunca izinli olacaklarını düşününce şimdi tam zamanıydı.

Chase, inanamayarak gözlerini kırpıştırdı. “Gerçekten mi, Josh?”

Sesi duygularına engel olamayıp titriyordu.  “Gerçekten mi, ciddi misin?”

“Evet.”

Josh başını salladı ve ekledi. “Ama bundan önce yapmamız gereken bir şey var.”

Chase sabırsızca sordu. “Nedir?” 

Josh yaramaz bir gülümsemeyle cevap verdi. “Evlenmemiz gerekiyor.”

Bu sözler üzerine Chase ufak bir kahkaha attı. Pitt’i kucağına alan Josh öpmek için Chase’e doğru eğildi. Dudaklarını yavaşça birbirine bastırarak sordu.

“İkinci çocuğu balayında yapmaya ne dersin?”

<SON>

************************************************************************************************

Evettt ♥ 

Sonunda seriye Final verdim. Artık huzur içerisinde diğer serilerime geçiş yapabilirim. Her şekilde KMIYC’nin yeri bende farklı olacak. İlk novel çevirimdi. Başından sonuna aşırı keyif alarak çevirdim. Hikayesini kaç kez okursam okuyayım asla sıkılmayacağım. Chase ve Josh’un maalesef düğün hikayesi yok. Bildiğim tek şey yazarın bu hikayeyi yazacağını söylemesi. Bundan sonraki süreçte ekstra bölümler veya webtoon gelirse mutlaka çevireceğim. Ek olarak Kiss Me Liar Özel Bölümler novelinde Chase Josh ve çocuklarla ilgili ufak bir hikayede var. Ulaşabilirseniz göz atmayı unutmayın. 

Bu süreçte yorumlarıyla beni destekleyen herkese teşekkürler. Neşeyle kalın. Hayatta ne olursa olsun hiçbir şey kalıcı değil ne mutluluk ne de üzüntü. Doya doya tadını çıkarmaya bakın. Seviliyorsunuzzzz ♥ -Ashily

Etiketler: novel oku Kiss Me If You Can [Novel] Yan Hikaye 2. Kitap, 5. Bölüm [FİNAL], novel Kiss Me If You Can [Novel] Yan Hikaye 2. Kitap, 5. Bölüm [FİNAL], online Kiss Me If You Can [Novel] Yan Hikaye 2. Kitap, 5. Bölüm [FİNAL] oku, Kiss Me If You Can [Novel] Yan Hikaye 2. Kitap, 5. Bölüm [FİNAL] bölüm, Kiss Me If You Can [Novel] Yan Hikaye 2. Kitap, 5. Bölüm [FİNAL] yüksek kalite, Kiss Me If You Can [Novel] Yan Hikaye 2. Kitap, 5. Bölüm [FİNAL] light novel, ,

Yorum

Sunucu değişikliğinden ötürü bölümlerde sayfalar hatalı olabilir. Gerekli güncellemeleri yapıyoruz ancak biraz zaman alacak. Sabrınız için teşekkürler🌸

X