Koyu Switch Mode

Lick Me Up If You Can [Novel] 1. Kitap, 94. Bölüm

A+ A-

Çevirmen: Ashily


***94. Kısım***

Koi, nefes nefese karavana döndü. “Haa, haa.”

Ayrılmak istemeyip defalarca öpüşmeyi sürdürerek çok uzun süre oyalanmışlardı. Son ana kadar erteleyip durduktan sonra Koi’nin ayakları yere basmaz hale gelince, Ashley geri adım attı. Böyle giderse yakında babasına yakalanacaklardı. Bir gün her şeyi anlatacağı zaman gelecekti ama o gün kesinlikle bugün değildi.

“Koi, seni eve bırakayım.”

Arabadan uzaklaşıp hızla yürüyen Ashley’i gören Koi, panikle başını iki yana salladı. “H-Hayır. Kendim giderim, tek başıma gidebilirim!”

Ashley dürüstçe itiraf etti. “Sadece senden ayrılmak istemiyorum.”

Koi’nin evinin önüne kadar birlikte yürüyerek vedalaşma anını biraz daha uzatmak istiyordu. Elbette Koi de aynı şekilde hissediyordu ancak gerçek o kadar tatlı değildi.

“Utanıyorum, anlıyor musun?” Koi zorlukla itiraf etti. “Evimiz, gerçekten çok kötü. Göstermek istemiyorum.”

Zar zor söyleyebildiği bu sözlerin ardından Koi kendinden emin bir şekilde ona baktı.

“Tek başıma gideceğim. Bu sefer gerçekten gidiyorum.”

Bir kez daha Ashley’nin üzerine atlama isteğini zorla bastırıp aceleyle arkasını döndü. Bu kez geri dönmeden olabildiğince hızlı koştu. Eve vardığında neyse ki babası henüz gelmemişti.

Işıkları kapalı olan karavana girip aceleyle duşa girdi. Bir kişinin bile zor sığabileceği duşta, akan suyun altına girip çıkardığı kıyafetlerini yıkamaya başladı. Sabunu üzerine sürüp tişörtünü elleriyle sertçe ovalayarak yıkadıktan sonra, pantolonunu ve iç çamaşırlarını da aynı şekilde yıkayıp nihayet vücudunu yıkamaya geçti. Okulun duşunda yıkanmasına rağmen, tüm vücuduna iki kez sabun sürdü ve saçlarını bir kez daha yıkadı.

Tam musluğu kapatmak üzereydi ki, dışarıdan gelen kapı açılma ve yürüme seslerini duydu. Babası geri dönmüştü. Koi, nefesini tutarak sessizce dinlemeye başladı. Babası sarhoşsa, görünmemek en iyisiydi.

O anda fark etti ki, aceleyle duşa girdiği için yanına havlu ve giyecek kıyafet almamıştı. Panikleyerek etrafa bakarken, dışarıdan gelen ayak sesleri duşakabine yaklaştıktan sonra durdu. Koi, kulaklarını açıp hareketsiz kaldı, dışarıdaki hareketleri dinliyordu. Nefes almayı bile unutmuştu. Kalbi çılgınca atıyordu. Korkudan tüm vücudu donmuştu. O anda, gözlerini sıkıca kapatıp kalbinin derinliklerinden Ashley’nin adını fısıldadı. 

‘Yardım et, Ash.’

İçten içe mırıldanırken, ince duş kapısının arkasından babasının öksürme sesi duyuldu. “…Öhöm.”

Koi korkuyla tekrar dondu. Bir süre bekledikten sonra babası konuştu.

“Koi, duş mu alıyorsun?”

Babasının sesini duyan Koi duraksadı. Beklemediği bir durumdu ve bir anlığına afalladı. Cevabını bekleyen babası ona tekrar seslendi. “Koi?”

“E-Evet.”

Panikle kekeleyerek cevap veren Koi, aceleyle yıkadığı kıyafetleri kollarına alıp duşun kapısını açtı. Babası kapıdan biraz uzakta durmuş şekilde onu bekliyordu. Onun sırılsıklam halini görünce kaşlarını çattı.

“İyi misin, Koi?”

“Ahh, Evet.” Koi yine aynı cevabı verdikten sonra ekledi. “İ-iyiyim. S-Sen girebilirsin, ben bitirdim zaten…”

Aceleyle babasının yanından geçen Koi, çekmeceden bir havlu alıp hızla üzerini kuruladı. Üşüdüğü için çabucak yatarken giydiği eski tişört ve şortu üzerine geçirdi. Sonrasında ıslak kıyafetlerini alıp dışarı çıktı. Kıyafetleri kuruması için astıktan sonra anca kendine gelebildi. 

Karavana göz gezdirdi. ‘Sanırım içki içmemiş…’

İçeride babasının gölgesi belli belirsiz görünüyordu. Yutkundu, farkında olmadan boğazı kurumuştu ama başka seçeneği yoktu. İstemeye istemeye içeriye yürüdü.

Bir süre boyunca aynı yerde duran babası loş ışıkta hareket etmeye başladı. Koi, kapının önünde durup bir kaç dakika onu izledi. Babası ışığın altında dolaşıp durduktan sonra nihayet duşa girdi.

‘Şimdi tam zamanı.’

Koi hızla karavana girip doğruca yatağına uzandı ve battaniyeyi başının üstüne kadar çekti. Kalbi deli gibi atıyordu. Duştan gelen su sesi kulaklarında yankılandı.

Babası çok geçmeden dışarı çıktı. Yatakta kıvrılmış halde duran Koi’yi görünce bir an duraksadı ama başka bir şey söylemedi. Sadece sessizce bakmaya devam etti. Koi, bu alışılmadık sessizliğin ardından yine endişelendi.

“…Haah.” Sonrasında babasının iç çekme sesi duyuldu.

Bunu ayak sesleri geldi ve tıkırtı sesi takip etti. İçki içmediğini düşünmüştü ama beklendiği gibi gelir gelmez şişeyi eline almıştı.

Ama bu da çok uzun sürmedi. Sürekli sarhoş olup kendinden geçen babası, bugün bardağa doldurduğu içkiden iki yudum bile içmeden ayağa kalktı. Babasının yatağına uzandığını gören Koi nihayet rahat bir nefes aldı.

Geç de olsa babasının sözleri aklına geldi. <İyi misin, Koi?>

Böyle bir soru sorması çok tuhaftı. Babası için Koi, hava kadar önemsizdi. Gözlerinin önünde olsa bile yok gibiydi. Varlığını fark ettiği tek an sarhoş olup şiddet uyguladığı zamanlardı. Bu yüzden Koi, her zaman göz önünde olmamaya çalışır ve mümkün olduğunca varlığını gizlerdi. Tek bir dileği vardı. Bir an önce yetişkin olup bağımsız bir hayat kurmak. Üniversiteye gitmek de bağımsız olabilmesinin birçok yolundan biriydi. Başarılı olursa, burs ve başka avantajlar elde edecekti.

‘Tabii, sınavdan iyi bir not alabilirsem.’

Başarısız geçen üniversiteye giriş sınavını hatırlayıp derin bir nefes verdi. ‘Sorun değil, tekrar denerim. Şimdiye kadar çok para biriktirdim.’

Elbette bu para, onun bağımsızlık birikimiydi. Üniversite harcı için kesinlikle yetersizdi ama yıkılmak üzere olan bir evin kirasını ödeyebilirdi. Ya da eski püskü de olsa bir araba alıp içinde yaşayıp çalışabilirdi.

‘Bu sayede bir daha asla babamı görmeyeceğim.’

Korkuyla uyumak da yakında sona erecekti. Gözlerini sıkıca kapattı ve uyumak için çaba gösterdi. Ancak gözlerini kapatınca düşünceleri başka yerlere kaydı.

‘Ash’in adını söyledim.’

Kalbi heyecanla atmaya başladı. Duşta tek başına korku içinde titrerken farkında olmadan fısıldadığı ismi hatırlayınca, kalp atışları daha da hızlandı.

Şimdiye kadar böyle anlarda dayanacağı kimsesi olmamıştı. Çaresizce babasının dayaklarının bitmesini beklemek zorundaydı. Geçmişteki o acı dolu günleri hatırlayınca, bu durumun bir rüya olduğunu düşündü. Artık yardım isteyebileceğim biri var.

‘Ashley, Ashley, Ashley.’

Adını söyledikçe kalbi daha çok çarpıyor ve onu daha çok görmek istiyordu. Ayrılalı kısa bir süre olmuştu ama şimdiden özlemişti.

‘Sanırım, bu yüzden sevdiğin kişiyle birlikte yaşıyorsun.’

Koi, yüzünün kızardığını hissederek yatakta iyice kıvrıldı. Nabzının sesinin tüm bedeninde yankılandığını hissetti.

‘Acaba mezun olunca, Ash ile birlikte yaşayabilir miyim?’

***

‘Onunla evlenmeliyim.’

Akan suyun altında Ashley ciddi bir ifadeyle düşüncelere dalmıştı. Koi’yi gönderdikten sonra tek başına eve dönmüş ve hemen duş almıştı, ancak zihninde yalnızca bir düşünce vardı.

‘Koi’ye evlenme teklif etmeliyim. Ayrılmadan sonsuza kadar birlikte olmanın tek yolu bu.’

‘Koi’yi korumamın da tek yolu bu. Evlenince, Koi’yi hapsedip hapsetmemeyi düşünmeme gerek kalmaz. Zaten alyans bağlılık anlamına geliyor.’

‘Koi tamamen benim olacak.’

Sadece bu düşünce bile Ashley’i mutlu etmeye yetti. O tehlikeli ortamdan Koi’yi yasal olarak kurtarabileceği gerçeğini çok sevmişti ama en çok ayrılmak zorunda kalmayacak olmaları fikrini sevmişti.

‘Sabahtan akşama kadar birlikte olacağız.’

Bunu düşündüğünde o kadar heyecanlandı ki başı döndü. Gözlerini kapattı ve suyun altında yıkanırken gülümsemesine engel olamadı.

‘Evlilik ne kadar mükemmel bir kurum.’

İnsanlar tarafından yaratılan bu kurum çok hoşuna gitmişti. Kendisi de insan olduğu için bundan sonuna kadar faydalanmak niyetindeydi.

Ashley farkına bile varmadan, nereden alyans alacağını, balayına nereye gideceğini, hatta yaşlandıklarında köpek ve kedi besleyerek yaşayacakları kırsal kesimdeki iki katlı evlerinde geçirecekleri yılları düşünerek uykuya daldı.

*

*

“Mmmmm, mmmmm.”

Sabah gözlerini erkenden açan Koi, şarkı mırıldanıp başını sallayarak okul için hazırlanmaya başladı. 

Sabahın bu kadar heyecan verici ve güzel olduğunu ilk defa fark ediyordu. Yüzünü yıkamak, kıyafetlerini değiştirmek ve çantasını hazırlamak gibi her zaman yaptığı şeyleri bile heyecanla yaptı. Mutlulukla hareket ediyor ve sürekli gülümsüyordu.

Aynaya baktı ve yüzünü inceledi. Yanaklarının kızardığını görünce biraz utandı ama bundan rahatsız olmadı. Tam evden dışarı çıkacakken, babası aniden ona seslendi.

“Koi.”

O anda hissettiği tüm mutluluk yok oldu. Koi, unuttuğu gerçeği ancak o zaman fark etti. Babası hala yatakta yatıyordu.

Olduğu yerde kalakalan Koi, yavaşça başını çevirdi. Yarı doğrulmuş babası ona bakıyordu. İçeriye nefes kesen bir sessizlik hakim oldu.

***********************************************************************************************

Serinin en güldüğüm kısmı sanırım Koi’nin bir adım öteye giderken Ashley’nin çoktan on adım öteyi düşünmüş olması skskksks -Ashily

Etiketler: novel oku Lick Me Up If You Can [Novel] 1. Kitap, 94. Bölüm, novel Lick Me Up If You Can [Novel] 1. Kitap, 94. Bölüm, online Lick Me Up If You Can [Novel] 1. Kitap, 94. Bölüm oku, Lick Me Up If You Can [Novel] 1. Kitap, 94. Bölüm bölüm, Lick Me Up If You Can [Novel] 1. Kitap, 94. Bölüm yüksek kalite, Lick Me Up If You Can [Novel] 1. Kitap, 94. Bölüm light novel, ,

Yorum

Sunucu değişikliğinden ötürü bölümlerde sayfalar hatalı olabilir. Gerekli güncellemeleri yapıyoruz ancak biraz zaman alacak. Sabrınız için teşekkürler🌸

X