Çevirmen: Ashily
***78. Kısım***
“Heeeeeeyyyyyy!”
Tezahürat sesleri kulakları sağır ediyordu. Koi’nin omuzları gerginlikle kasıldı. Koridorda durmasına rağmen tüm vücudu titriyordu, dayanamayacak gibiydi.
Şu anda, onun dışında tüm amigo takımı yeni üniformalarını giymiş ve buz pistine çıkmaya hazırlanıyordu. Bu, birinci periyodun bitiminden sonra ikinci periyodun başlamasından önce yapılacak bir gösteriydi.
(ÇN: Buz hokeyi Her biri 20’şer dakikadan oluşan 3 periyot halinde oynanır ve devre araları 15 dk sürmektedir.)
Koi, her ne kadar ‘jalapeño’, ‘biber’ ve ‘brokoli’ gibi isimlere sahip olsa da onlarla birlikte giyinmesi elbette yasaktı. Bu yüzden önce kızlar soyunma odasını kullanacak, ardından Koi kıyafetlerini değiştirecekti. Onların çıkmasını bekleyen Koi titrek nefesler alıp veriyordu.
‘Bugün gerçekten geldi.’
Kıyafeti bir gün önce denemiş olmasına rağmen hala inanamıyordu. ‘Bu kadar kişinin önünde kız gibi giyinip amigoluk yapacağıma inanamıyorum.’
“Aaah!”
O kadar utanmıştı ki, yüzü kızardı ve farkında olmadan çığlık attı. ‘Üniversite nedir ki? Bu kadar çaba harcamaya değer mi? Gerçekten başka seçenek yok muydu? Hiç mi yoktu?’
Başını elleri arasında tutarken, aniden kapı açıldı ve amigo takımındaki kızlar dışarı çıktı. Koi başını kaldırıp Ariel’a bakarken, Ariel konuştu.
“Ne yapıyorsun? Hadi gir ve üstünü değiştir.”
Kaptan yardımcısı yan taraftan söze girdi. “Çabuk, vaktimiz yok.”
Koi içinde kıyafetlerin bulunduğu çantaya sarılarak isteksizce adım atınca, kızlar arkasından iteklemeye başladı.
“Çabuk ol, acelemiz var!”
“Hadi, hızlı ol!”
Koi, zorla soyunma odasına itilirken kapı arkasından çarparak kapandı. Arkasını dönüp kapıya bakan Koi geri dönmenin artık imkansız olduğunu fark etti. Mecburen çantasını açıp kıyafetleri çıkardı, eteği görünce yüzünün rengi soldu.
‘Ne olur tüm bunlar bir rüya olsun…’
Yavaşça iç çamaşırını giyip, üzerine kolsuz, derin yakalı V yakalı bir bluzu giydikten sonra son olarak eteği eline aldı.
Acı içinde inledi. “Uhh…”
Eteği üzerine giyerken homurdandı. Gözlerini sıkıca kapadı ve derin bir nefes aldı, aynada kendine bakacak cesareti toplayamadı.
Bir gün önce göstermişti ama o sırada sadece takımdan kızlar kısa bir süre bakmıştı, bu kadar cesaret gerektirmemişti. Ama bu sefer gerçekti.
‘Bu kadar sıkı çalıştıktan sonra, bir etek yüzünden her şeyin boşa gitmesine izin veremem.’
Kendini cesaretlendirmeye çalıştı ama bu ona sahip olmadığı cesareti vermedi. Dışarı çıkana kadar birkaç kez derin nefes aldı ve kendini rahatlattı. Sonuda kapı koluna uzandı. Kapı açıldığında aklından başka bir düşünce geçti.
‘Bu kadarını yaparsam, not yerine üniversiteye kabul edilmem gerekmez mi…?’
Aşırı gergin olan Koi, Ariel da dahil olmak üzere kızların yüzlerini görmeye başladı. Görünüşünün nasıl olduğunu tahmin bile edemiyordu. ‘Komik mi? Elbette öyle. Bu kadar çabaladığım halde beni geride bırakıp devam edecek değiller ya. Yoksa edebilirler mi? Böyle bir şey yapmazlar değil mi? Lütfen biraz anlayış gösterin.’
Koi, aklından birçok düşünce geçerken sessizce onlara baktı. Onlar da hiçbir şey söylemeden Koi’ye baktılar, ta ki aniden zıplamaya ve sevinç çığlıkları atmaya başlayana kadar.
“Çok yakışmış!”
“Gerçekten çok tatlısın, Koi!”
“Dün gördüğümden bile daha tatlısın, yeni üniforma sana çok yakışmış!”
Sevinçle konuşan kızları gören Koi, şok olmuştu. ‘Benimle alay mı ediyorlar? Kesinlikle öyle.’ Yüzünün kızardığını gören kızlar onu cesaretlendirmek için öne çıktılar.
“Gerçekten, Koi. Harika görünüyorsun, çok tatlısın!”
“Evet, kimse senin bir erkek olduğunu fark etmeyecek. Sadece biraz uzun ve zayıf bir kız olduğunu düşünecekler.”
“Evet, evet.”
“Sorun değil, kim görürse görsün zayıf bir kız olduğunu sanacak!”
Koi buna sevinse mi yoksa üzülse mi bilemedi. Kız gibi görünmekten hoşlanmadığı kadar, erkek olup kız kıyafeti giymek de hoşuna gitmiyordu. Koi, kızların onu cesaretlendirmeye çalışmasına minnettardı ama duyguları karmakarışıktı.
Ne yapacağını bilemez halde olduğu yerde dururken, kollarını kavuşturmuş ve yüzünde sert bir ifadeyle ona bakan Ariel aniden elini uzattı. Koi refleks olarak geri çekildi ama Ariel, umursamadan Koi’nin saçlarının bir kısmını okşadı. Ne olduğunu anlamayan Koi dikkatle izlerken, Ariel kaşlarını çatıp avucuna tükürüp saçına daha sert bastırdı.
“Her zamanki gibi havaya kalkmış.”
Kendi kendine mırıldanan Ariel, bir süre düşündü ve ardından kafasında taktığı tokayı çıkarıp Koi’ye uzattı.
“Başını eğ.”
“Ahh..”
Ona başını eğdiren Ariel, az önce tükürüğüyle ıslattığı yeri bir eliyle tutup diğer eliyle tokayı yerleştirdi.
Başını kaldıran Koi’yi gören Ariel, onaylayıcı bir şekilde başını salladı. “Bak, çok daha iyi.”
Saçında hafif bir ağırlık hisseden Koi alışılmadık hisle refleks olarak elini kaldırdı, ama Ariel onu tuttu.
“Hayır, dokunma. Sabitledim.”
“T-Tamam.”
Hızla elini çektiğini gören Ariel başını çevirdi. Amigo takımındaki diğer kızları da gözden geçirdikten sonra konuştu.
“Herkes hazır mı?”
Hepsi aynı anda cevap verdi. “Evet!”
Ariel, her zamankinden daha kendinden emin bir bir ifadeyle başını salladı ve arkasını döndü. Onun önderliğinde amigo takımı kararlılıkla buz pistine doğru yürüdü. Sadece Koi takımın en arkasında, nefes nefese ve gergin bir halde ayaklarını sürüyerek ilerliyordu.
***
Hokey sopası yüksek bir sesle paka çarptı. Zeminden az bir yükseklikte uçan pak, Ashley onu alıp koşmaya başlamadan önce uzun bir süre yerde kaydı. Taraftarların tezahüratları daha da yükseldi. Rakip takımın savunması hızla ona yetişti.
Ashley, sopalarla çarpışarak çevresini hızla kontrol etti. Sağında Bill vardı. Pakı Bill’e pasladı.
Pak, sanki yapışıyormuş gibi hokey sopasına tam isabet etti. Bill hızla ilerledi ve pakı tekrar Ashley’e verdi. Savunma peşine düştüğü anda bu sefer sola geçip şut çekti.
“Goooooooollllll!”
Pak ağlara girer girmez tezahüratlar yükseldi. Ardından düdük çaldı, gol ışığı yandı ve ilk periyot sona erdi. Ashley ve arkadaşları rahat bir nefes aldı.
Kulübeye geri dönerlerken Bill “Çok kolaydı, değil mi?” dedi.
Diğerleri de gülerek cevap verdiler.
“Üçüncü periyoda kadar gitmeye gerek yok. İkinci periyotta bitirsek yeter.”
“Buraya kadar geldik, o yüzden en azından buzun tadına baktıralım.”
“Nedenmiş, bırakalım kantinde yesinler.”
“Hey, bu çok acımasızsa olmaz mı?”
Gülüşmeleriyle birlikte Ashley de kahkaha attığı sırada amigo takımı gösteri için ortaya çıktı. Bill de dahil olmak üzere herkes kollarını kaldırıp neşeyle tezahürat yaptı.
“Buffalo! Buffalo!”
Hokey takımının goril gibi kükreyişleri arasında Ariel ve diğer kızlar gülerek yanlarından geçti. Hokey takımındakiler ıslık çaldılar ve onlara baş parmaklarını kaldırdılar.
“Yeni üniformalar bunlar mı?”
“Ah, çok tatlılar.”
“Harika, çok yakışmış.”
Kaptan yardımcısı bir parmağını hafifçe dudaklarına götürüp kaldırdı ve öpücük atıyormuş gibi yaptı, hokey oyuncuları da “ahh,” diyerek göğüslerini kavrayıp geriye doğru düşüyormuş gibi yaptılar. Gerçekten mükemmel bir uyumdu.
En önde duran Ariel, yanından geçen Ashley ona seslendi.
“Elinden geleni yap.”
Bu söz üzerine Ariel, kendinden emin bir şekilde başını kaldırdı ve hafifçe gülümsedi. Ashley de ona gülümseyerek karşılık verdi.
Önce Ariel buz pistine çıktı, ardından kaptan yardımcısı ve diğer kızlar çıktı. O ana kadar Ashley gülümsüyordu. ‘Koi nerede?’ diye düşünerek geriye baktığında, en arkada kızları takip eden birini gördü.
‘…Ha?’
İlk gördüğü şey saçındaki kiraz tokası oldu. Ardından uzun boyu, dik omuzları, zayıf vücudu, kısa eteği göründü. Ve Ashley eteğin altındaki uzun ve pırıl pırıl bacakları gördü.
Ashley “…Bekle, dur, Koi!” diye bağırdı ama artık çok geçti.
Piste çıktılar ve müzik başladı.
************************************************************************************************
!!!Arkadaşlar ufak bir uyarı yapacağım. Ben normalde bu kadar yazıp kendimi açıklamam ama bu sefer gerçekten dile getirme gereği hissettim. Tam zamanlı çalışan biriyim ailem, sevgilim ve tonla arkadaşım var. Açıkçası zaman benim için çok değerli. Gün çok hızlı akıyor. Buna rağmen her gün birkaç saatimi ayırıp bu seriyi çeviriyorum. Gerçekten keyif alıyorum bundan. Ama tadımı kaçıran bir konu var.
Seriyi isteyen istediği yerden okuyabilir. Ama gelip bölümlerin altında spoiler yazmanız bana hakaret. Ben aldığım her serinin finalini ve ayrıntısını biliyorum ama yorumlara gelip kimseye demiyorum bekle birazdan böyle olacak.
Spoiler bu işi yapan insanlar için bir hakaret ve ben şimdiye kadar hiçbir serimde bu kadar ısrarlı bir hareketle karşılaşmamıştım. Açıkçası tüm yorumları kontrol edip haddini aşanı da banlıyorum. Devamında da uyarı yapmadan banlayacağım. Sevgiyle kalın. -Ashily
Yorum