Koyu Switch Mode

Look at Me [Novel] 7. Bölüm (Bunlar Benim Fotoğraflarım Mı?)

Tüm Bölümler Look at Me [Novel]
A+ A-

Çevirmen: Sion


Kendini iyi hissetmiyordu. İhanete uğramış hissetti. Seokchan ona endişelenmemesini söylediği zaman Doseon’a güvenmesinin mümkün olmayacağını söylemesine rağmen anlaşılan içten içe ona güvenmiş olmalıydı.

Doseon o gecenin hayatının sonuna kadar unutamayacağı güzel bir anı olduğunu söylediği halde, o gecenin kanıtlarını derinlemesine toplayıp şantaj yapmayı düşünüyordu sanırım.

Görünüşe göre Doseon da, yüzünün değiştiğini fark etmişti. 

“Sorunuz, telefonumda fotoğraflarınızın olup olmadığı, değil mi?”

Doseon’un sesi her zamanki gibiydi ama tereddütlü hissettiriyordu. Heerak dilini şaklattı. Sorusunda tereddüt etmesinden hoşlanmamıştı. Onlara sahip olmadığına dair kesin olarak cevap veremiyordu bile.

Tek bir sonuç vardı. Durumu değerlendirmek için her şeyi konuştukları zaman eline geçen ası doğru anda şantaj olarak kullanmak isteyecekti muhtemelen. Aldatılmış olma hissi utanç vericiydi.

Heerak keskin bir sesle “Telefonunda hiç fotoğrafım var mı?” dedi.

O anda Doseon huzursuz bir şekilde cevap verdi. “Evet ama…”

Heerak dayanamadı, bu yüzden bağırdı. “Ne? Ne yaptığını sanıyorsun? Vay canına, bu harika!!”

‘Ya ona sormasaydım?’ diye düşündü öfke ile. Hemen Seokchan’ı aramak ve ‘Bana onun terbiyeli biri olduğunu söyledin. Bu sana normal geliyor mu?’ diye bağırarak ne kadar yanıldığını söylemek istedi.

Heerak soğuk su içerek öfkesini gidermeye çalıştı, Doseon beline kadar eğildi ve birkaç özür dileyerek konuştu.

“Üzgünüm. Onları silmeliydim sanırım, ama bir sorun olacağını düşünmedim.”

Bardağı deviren güzel el masaya sertçe vurdu. “Onları silmeliydim mi?” Bu onu sinirlendirmenin yeni bir yolu muydu? Ayrıca epey beklenmedikti.

Heerak karşıya baktı. İfadesiz yüz dağılmaya başlamıştı. Bu içten içe hoşuna gitti. Eskiden ciddi bir bakışa sahip olan gözler, gergin bir ifadeyle şaşkın şaşkın bakıyordu.

“Şu fotoğraflara bakabilir miyim?”

“Evet.”

Doseon konuşmasını bitirir bitirmez cep telefonunu çıkardı ve kilidini açtı. Heerak, ‘Galeri’yi zorlanmadan buldu ve klasörü kontrol etti. Çok fazla fotoğraf olmayan üç veya dört klasör vardı. Fotoğraflarla dolu yüzlerce klasörü tutabilen bir akıllı telefona sahip olan kendisi ile karşılaştırınca selfisiz bir galeriye bakmak oldukça şok ediciydi.

Metro saat çizelgesinin ve bir kaç haritanın ekran resminin olduğu zavallı galeriye alaycı bir şekilde bakmaktan kendini alamadı.

‘Ah bu…’

Zihni bulanmış hissetti. Sadece resimlerinin nereye kaydedildiğini bilmek istemişti ve bir klasör açtıktan sonra sonunda yüzünü “İndirilenler” klasöründe buldu.

‘Hayır, bu…’

Yaklaşık üç fotoğraf vardı. Tüm görüntüleri gözden geçiren Heerak, ekranı kaydırarak bir taş gibi dondu. Bir süre hareket bile edemedi.

“Bay Yoon.”

“Evet.

“Telefonunuzdaki tüm resimler bunlar mı?

Heerak ekranı ileri itti. Doseon ona baktı ve kontrol etti, sonra hızlıca başını salladı.

“Evet, bunlar.

Heerak içini çekti ve ona doğru eğildi. Alnını masaya koydu ama baş ağrısı durmadı.

Ona “Müdür bey?” diye seslenen bir ses duymasına rağmen öylece durdu. Doseon endişelenmiş gibiydi ama şimdi ona cevap verecek enerjisi yoktu. Kelimenin tam anlamıyla şok olmuştu. O kadar gergindi ki boğazından garip bir inilti çıktı.

Bir süre sonra Heerak ayağa kalktı. Doseon’un gergin omzunu şaşkın bir şekilde sarstı.

“Şaşırdım!” 

Doseon’un yüzünde daha şaşkın bir ifade vardı. “Neden?”

“Fotoğrafımın olduğunu söyledin, yani… Haa… Bir motel yatağında çıplak bir şekilde yuvarlanırken çekilmiş bir fotoğrafımın olduğunu zannettim.”

“O gün sizin rızanızın dışında çıplak bir fotoğrafınızı çektiğimi mi sandınız?”

Heerak, mutluluğunu gizleyerek aceleyle cevap verdi.

“Fark etmedin mi? Bunu sorduğumu düşünmedin mi? Fotoğraf çekip çekmediğini sordum. Ama bu tür fotoğraflar olduğunu nereden bilebilirdim?”

Heerak, gururuna rağmen ondan nasıl özür dileyeceğini düşünüyordu. Bunu yapmayalı uzun zaman olmuştu ama yanlış anlama tek taraflıysa, özür dilemesi gerekiyordu.

“Bunu asla yapmam.”

“Bunu duymak beni rahatlattı… Ah bu arada…”

Heerak tekrar oturdu ve Doseon’un cep telefonuna baktı. Parmak uçlarını kararmak üzere olan ekrana yaklaştırdı ve tekrar temizledi. Heerak’ın kendi yüzü geniş bir gülümsemeyle tekrar gözlerinin önünde belirdi.

“Peki bu fotoğrafları sen mi indirdin?”

Doseon biraz tereddüt etti ve boğuk bir sesle “Evet,” dedi.

“Neden?”

Doseon ufak bir gülümsemeyle cevap verdi. “Yüzünüzü gördüğümde kendimi iyi hissediyorum.”

“… !” Heerak’ın gözleri şaşkınlıkla büyüdü.

Doseon’un gülümsemesi her zamanki gibi saniyeler içinde kayboldu. Gülümsedikten sonra tekrar o amansız bakışa sahip olması Heerak’ın gerçekten hoşuna gitmedi. Kaşlarını çattı.

Doseon, Heerak’ın sözlerini yanlış anlaması ihtimaline karşı aceleyle bir şeyler söyledi. “Üzgünüm. Onları hemen sileceğim.”

“Hayır. Gerek yok.”

Heerak bile neden söylediğini anlayamadığı cümleler ekledi

“Bunları neden silmen gerekmediğini mi merak ediyorsun? İlk olarak, seni onları silmeye zorlamak gibi bir niyetim yok. Başlangıçta, böyle görüntülerimin olacağını hiç düşünmemiştim.”

Neyse ki Doseon anlamış görünüyordu. Dikkati dağılmış sesini her dinlediğinde, sert ifadesi yavaş yavaş gevşedi. Doseon birkaç kelime mırıldandı.

“Bunun sorun olmayacağından emin misiniz? Size sorun çıkarmak istemiyorum, Müdür Bey.”

“Sorun yok. Hayır, neden sorun olsun ki? Bunun bana ne zararı olabilir?”

“Bir gecelik ilişki yaşadığın birinin elinde fotoğrafınızın olduğunu bilmenin sizi rahatsız edebileceğini düşündüm. Rahatsız ediyorsa anlarım. Özür dilerim.”

Eğer bu sözleri başkası söyleseydi, Heerak bunları alaycı sözler olarak yorumlayabilirdi. Ancak, aralarında geçen birkaç diyalogdandan sonra Heerak Doseon’un tonunun alaycı olmadığını hissetti.

Bir şeyler yanlıştı. Kalbinin bir köşesi iyice parçalanıyordu.

“Onları silme.”

Sözcükler, farkında olmadan ağzından çıktı. Heerak söylediklerine şaşırdı ve hemen şunları ekledi.

“Fotoğraflarımı gördüğünde kendini iyi hissediyorsun.”

Doseon birkaç kez başını salladı. ”Evet.”

“Gururum okşandı. Teşekkürler.” Heerak şakacı bir şekilde göz kırptı. “O zaman bu tartışmayı burada bitirelim. Sana da uyarsa?”

“Evet.”

Olan her şeyden sonra, rahatsızlık hissi gitmedi. Ona sormak istediği tüm soruları unutmuştu ve onları hatırlayamadı.

Heerak, ağzını kapalı tutan, başı aşağıda duran yüze baktı. O günün anıları kafasında çok parçalanmıştı. Aklına gelen ilk şey parmaklarını birbirine geçirdiği zaman kızaran kulak memesinin rengiydi. O anda hissettiği titreme hala canlı ve aklındaydı… Taze bir çekiciliğe sahip insanlara karşı bir ilgisi olup olmadığını merak etmeye başladı.

Düşüncelere dalmış olan Heerak, aniden, “Ah, Bay Yoon,” diye seslendi.

Adını söylediğinde Doseon başını kaldırdı ve ona baktı. “Evet.”

“O gün sana bunu ortak bir rıza ile yapıp yapmadığımızı sordum. Hatırlıyor musun?”

Oyalanmadan her soruya cevap veren dudaklar o gün yaşananlara çok benzer şekilde duraksadı. Çok ince bir ses duyuldu. “Evet.”

Çok sert konuşmamaya çok dikkat eden Heerak, mümkün olan en nazik tonda sordu. “Tecavüz olup olmadığını sorduğumda yanıt vermen gecikmedi ama karşılıklı rıza ile olup olmadığını sorduğumda yanıt vermekte tereddüt ettin. Bunu da hatırlıyor musun?”

“Evet.”

“Neden tereddüt ettin?”

Bir dakikalık sessizliğin ardından Doseon çekinerek konuştu. “Çünkü tamamen rızaya dayalı değildi. Sarhoştun, partnerinin kimliğinin farkında değildiniz. Düşünürseniz, o durumdan faydalandım.” Bir süre duraksadı. “Tekrar özür dilerim, Müdür Bey.”

Son sözler duyulamayacak kadar alçak sesle söylendi. Kendini bastırılmış hissetti. Heerak açıklanamayan bir burukluk hissetti ve kendini soğuk suya özlem duyarken buldu. Geçen sefer de aynı şeyin olduğunu hatırladı.

Doseon’un sonunda özür dilediği bu durum, fırsat buldukça defalarca tekrarlandı. Sebebe eklenen özrün kendisi oldukça makul geldi. Ama yine de bir şeylerin yanlış olduğunu hissettirdi.

Kesin olan bir şey vardı. -Heerak bu durumdan hiç hoşlanmamıştı.-

Özellikle Doseon’un “Özür dilerim” fısıltısını artık duymak istemiyordu. Bir kez daha bunu söylediğini duyarsa midesi bulanacaktı.

“Bunu tekrar düşündün mü?”

Heerak konuyu değiştirmeye karar verdi. Bir bakıma doğrudan ana konuya gitmeye yakındı. Bu soruyu başlangıçta sormamıştı çünkü atmosfer oldukça ağırdı.

“Ne demek istiyorsunuz?”

“Benden almak istediğin bir şey. Karşılığında almak istediğin şeyler.”

“Hayır, hiçbir şey yok.”

Heerak hafifçe güldü. Bugün hazırlıklı gelmişti. ”40.000 won ve bir hatıra. Peki benim gururum ne olacak?”

Doseon’un gözleri sanki utanmış gibi genişledi. “Lütfen başka bir şey isteyin benden.”

Doseon cevap veremeden Heerak çabucak konuşmaya devam etti. “Benimle geceyi geçirdikten sonra sadece 40.000 won isteyeceksen, bu senin açından o gecenin sadece buna değdiği anlamına gelmez mi?”

Karşısında ki yüz, utançla kıpkırmızı olmuştu. Bunu görmek çok güzeldi.

“Müdür bey, derdim bu değil…!”

“Değilse, o zaman ne? Bu yüzden daha fazlasını istemelisin. İç huzurum için.”

Gözlerini deviren Doseon sertçe cevap verdi. “Sayın Müdürüm, çok üzgünüm. Bunu kabul edemem.”

“Neden?”

“Sizden maddi bir şey kabul edersem kendimi affedebileceğimi sanmıyorum. Şu anda bile o geceye tamamen olumlu bir gözle bakamıyorum. Daha önce bahsettiğim sebep yüzünden. Eğer sizden bir şey alırsam, kendimi tam bir çöp gibi hissedeceğim.”

“ …!”

“Lütfen, bunu bir daha istemeyin, Müdür bey.” Doseon derin bir şekilde eğildi. ”Gerçekten, düşüncesiz seçimimle sizi rahatsız ettiğim için çok üzgünüm. Ama teklifinizi kabul etmeyeceğim.”

Bir özür daha aldı.

Heerak daha sonra çok gergin bir sesle konuştu. “Peki, maaşına direkt ek para yatırsam ne yapardın?”

Doseon duraksamadan cevap verdi. “Şube müdürü aracılığıyla geri öderdim ve Hodie’den istifa ederdim.”

“Haa…”

Heerak yüksek iç çekti. Doseon’un Hodie’den vazgeçmesi geleceğini düşündüğünde iyi bir şey gibi görünmüyordu.

Etiketler: novel oku Look at Me [Novel] 7. Bölüm (Bunlar Benim Fotoğraflarım Mı?), novel Look at Me [Novel] 7. Bölüm (Bunlar Benim Fotoğraflarım Mı?), online Look at Me [Novel] 7. Bölüm (Bunlar Benim Fotoğraflarım Mı?) oku, Look at Me [Novel] 7. Bölüm (Bunlar Benim Fotoğraflarım Mı?) bölüm, Look at Me [Novel] 7. Bölüm (Bunlar Benim Fotoğraflarım Mı?) yüksek kalite, Look at Me [Novel] 7. Bölüm (Bunlar Benim Fotoğraflarım Mı?) light novel, ,

Yorum

Sunucu değişikliğinden ötürü bölümlerde sayfalar hatalı olabilir. Gerekli güncellemeleri yapıyoruz ancak biraz zaman alacak. Sabrınız için teşekkürler🌸

X
İçerik Uyarısı
Uyarı, "Look at Me [Novel] 7. Bölüm (Bunlar Benim Fotoğraflarım Mı?)" reşit olmayanlar için uygun olmayan şiddet, kan veya cinsel içeriğe sahip olabilir.
Onayla
Çık