Koyu Switch Mode

Lick Me Up If You Can [Novel] 1. Kitap, 62. Bölüm

A+ A-

Çevirmen: Ashily


***62. Kısım***

Birden bire Koi, Ashley’nin daha önce de böyle olduğu bir anı hatırladı. O zaman da Ashley hastaydı ve Koi, onun için endişelendiğinden yanına gelmişti.

Şimdi ise bir şeyler farklı gibiydi. Ashley’nin ateşi, kesik kesik nefes alması ve Koi’nin ona bakmaya gelmesi aynıydı ama bu farklı his neydi bilemiyordu.

‘Korkuyorum.’ Koi istemsizce yutkundu. Hiçbir şekilde hareket edemiyordu. Sanki Ashley tarafından büyülenmiş gibi kıpırdayamadan ona bakıyordu

“Haa, haa.” Ashley’nin hırıltılı nefesi odayı doldurdu. Koi, onun üzerine eğilmesini kocaman açılmış gözlerle izliyordu.

Tam bu sırada bileği sıkıca kavranınca istemsizce bağırdı. “Ah…!”

Ashley, Koi’nin bileklerini acıtacak kadar sıkı tutuyordu. Sanki Koi kaçacakmış gibi.

Titreyen bir sesle konuşmaya başladı. “A-Ash…”

Her şeyin yolunda olduğunu, hiçbir yere gitmeyeceğini söylemeye çalıştı. O sırada, Ashley başını Koi’nin göğsüne yaslayıp derin bir nefes aldı.

‘Gıdıklanıyorum…!’

Her nefeste teni ısınıyordu. Koi belini büktü ama bilekleri sıkıca tutulduğu için kaçamadı ya da onu itemedi.

Göğsünde sanki bir köpek kokluyor gibi hırıltılı nefesler duydu. Ateşi sıradan bir ateş değildi. Ashley’nin ateşi o kadar yoğundu ki, Koi de vücudunun yandığını hissetti.

Derinleşen nefesler arasında endişeyle ona seslendi. “Ash…”

Ashley, Koi’nin gömleğini ağzına alıp acımasızca çekiştirdi. Bununla birlikte eski ve yıpranmış gömlek yırtıldı ve beyaz teni açığa çıktı.

Ashley’nin ağzından sıcak nefes dışarı çıktı. “Haa…”

Arzuladığı şey tam önündeydi. Sanki hayatı boyunca bunu istemiş gibi bir açlık duydu. Sonunda daha fazla dayanamayarak, ağzını kocaman açıp ısırdı.

Koi istemsizce inleyip gözlerini sımsıkı kapattı. “Aıh…!”

Ancak bununla bitmedi. Ashley, Koi’nin göğsünü sertçe ısırıp emdi. Ashley, göğsünü emdikçe teninden sesler çıkıyor, ağzındaki küçük parça kayganlaşarak ıslanıyordu.

“A-ash… acıyor…” Koi gözyaşları içinde sızlandı ama Ashley duymadı. Aksine, daha da güçlü bir şekilde göğsünü ısırdı.

“Hıh.” Koi derin bir nefes aldı ve hemen ardından hıçkırarak ağlamaya başladı. Ancak Ashley, durmak yerine göğsünü dişlemeye devam etti. Neredeyse onu yiyip bitirecekmiş gibi görünen Ashley’den korkan Koi, tüm vücuduyla titremeye başladı.

Ashley vücudunun altında bir şeyin kıpırdadığını hissetti. Koi’nin bileklerini sıkıca tutarak kendi vücuduyla onun vücuduna daha da bastırdı, kımıldamasına izin vermedi. Bu zayıf ve cılız beden onun gücü karşısında hiçbir şeydi. Sadece birazcık güç uygulamıştı ve Koi kımıldayamadan sadece ağlıyordu.

Ashley’nin dudaklarından uzun bir nefes, inleme eşliğinde çıktı. “Haa…”

Ağzına aldığı bu et parçası nasıl bu kadar yumuşak ve hoş kokulu olabilirdi? Hayatı boyunca tadına baksa bile asla bıkmazdı. Açık dudaklarını kapattı ve çıkıntılı et parçasını dişleriyle ısırdı. Şişmiş et parçası, son derece yumuşak ve hassastı. 

Sonrasında başının üzerinden bir bağırış duydu. “Ah, acıyor, Ash, acıyor!”

Koi tüm bedeniyle hareket etmeye çalışıyordu. Bacaklarını açarak çırpınıyordu. Ashley’nin bastırdığı yer dışında serbest olan tek şey Koi’nin bacaklarıydı.

Sonunda Koi yüksek sesle ağlamaya başladı. “Ühühüh…”

Tüm yüzü gözyaşlarıyla kaplanmıştı. Ashley, nihayet sevgiyle bağlı olduğu göğsünden dudaklarını çekip başını kaldırdı. Koi, gözyaşları içinde ona bakıyordu.

‘Ah.’

İç çekti. Ne kadar acıklı ve ahlaksız bir manzaraydı. O böyle ağlarken Ashley içinin kaynadığını hissetti.

‘Ona şimdi sahip olmalıyım. Koi’nin içine her şeyimi dökmeliyim. Defalarca, defalarca, içi tamamen dolup taşana kadar. Böylece Koi, benim çocuğumu taşıyacak. Koi, hamile kal. Benim çocuğumu taşı.’

‘Sen benim’sin.’

Bileğini tutan eli, yavaşça uyluğunun içine doğru hareket edip bacaklarını tamamen açtığında Koi’nin ağzından bir çığlık çıktı. “Ahh…”

Söyleyecek söz bulamıyordu. “A-Ash, n-ne yapıyorsun…”

Cümlesini bile tamamlayamadı. Serbest kalan bir eliyle Ashley’nin elini tutmaya çalıştı ama faydasızdı.

Koi çaresizce haykırdı. “Hayır, yapma!”

Ancak bu Ashley için sadece sinir bozucuydu. Ağzını kapatarak bağıran Koi’yi susturdu.

Koi’nin elleri serbest kaldı ama tüm gücüyle bile Ashley’nin tek bir eline karşı koyamadı. Koi’nin ağzını kapatan elini geri çekme çabasını görmezden gelen Ashley diğer eliyle pantolonunun fermuarını indirdi.

Aşağıda Koi kıpırdanıyordu. Ashley, bir eliyle Koi’nin ağzını kapatırken diğer eliyle kalçasını tuttu.

‘Ona sahip olacağım. Hemen, şimdi.’

‘Ah, ne kadar da arzulamıştım.’

“…!”

İçine girmeye hazırlanırken göz göze geldiler. Gözyaşları içinde olan Koi, Ashley’nin bileğini iki eliyle tutup uzaklaştırmaya çalışıyordu.

Nefesleri birbirine karıştı. “Haa, haa.”

Ashley, kızarmış yüzüyle onun beyhude çabalarını izledi. Koi’nin gözlerinden bir damla daha yaş aktı.

Korkudan tüm vücudu donmuştu. ‘Korkuyorum.’

Ashley’i ilk kez böyle görüyordu. Ashley ona her zaman nazik davranırdı. Yumuşak bir sesle, nazikçe adını söylerdi.

– Koi.

‘Her zaman, sürekli.’

Ona bakan o nazik gümüş mavisi gözler artık orada değildi. Karşısında sadece sonsuz bir karanlıkla dolu mor gözler vardı.

‘Bu Ashley değil.’

Koi, omzuna vurup var gücüyle tüm vücudunu sarsarak onu üzerinden uzaklaştırmaya çalıştı. Ama hepsi boşunaydı.

‘Peki bu kim?’

“Mmph…” Boğuk bir nefes alarak Ashley’nin bileğini tuttu. ‘Lütfen, yapma… Kendine gel.’

‘Ashley.’

O sırada, Koi’nin kulağında Ashley’nin kahkahası çınladı. Hoş, son derece neşeli bir kahkaha.

– Koi.

Adını seslenişi.

– Koi.

‘Kendine gelince..’ Koi, düşüncelere daldı. ‘Bu olayı hatırlarsa Ashley…’

‘Çok fazla incinecek.’

Koi, Ashley’i tanıyordu. Ya da tanıdığını sanıyordu. Ashley kendini suçlayacaktı. Bu anı sonsuza dek pişmanlıkla hatırlayacaktı.

Acı çeken Ashley’nin yüzünü düşündüğü anda Koi’nin vücudundan güç çekildi. Ashley’nin elini tutup uzaklaştırmaya çalışan ellerini geri çekti ve Ashley’nin yüzünü tuttu.

Ashley, hırıltılı nefesi arasında Koi’nin yüzünü okşayan ellerine baktı. Koi, gözlerini kapatıp her şeyin yolunda olduğunu söyler gibi boynuna sarıldı.

‘Ah.’

Tam bu anda önünde asılı duran perde bir anda kalkmış gibi oldu. Ashley, gözlerini kocaman açtı ve altındaki kişiyi tekrar gördü.

‘Koi ağlıyor.’

Ashley’nin görüşü netleşti. Ardından her zamankinden daha net bir şekilde tüm duyuları geri geldi. Altında kıpırdayan küçük bedene yapmak üzere olduğunu da hatırladı.

‘Koi’ye…’

‘Ben nasıl…’

Ashley hızla geri çekildi ve bileğini ısırdı.

Koi, dehşet içinde çığlık attı. “Ash!”

Ama Ashley durmadı. Dişlerini daha da derine batırdı ve derisini koparana dek ısırdı.

Yatağa damlayan kan, kırmızı lekeler bıraktı. Koi, telaşla kalkıp ona doğru uzandı. Ancak Ashley, geri çekilip bağırdı.

“Uzak dur…!”

Sert ses Koi’nin duraksamasına neden oldu ve hareket etmeyi bıraktı. Ashley, kanayan kolunu bırakarak diğer elini Koi’ye doğru uzattı. 

“Sakın yaklaşma, hemen dışarı çık. Burada kalamazsın.”

Ashley’nin hırıltılı nefesi arasında söylediği bu sözlere karşılık olarak Koi, bir kez daha onun adını fısıldadı. “Ash.”

Ashley’nin yüzüne ve kanayan koluna bakarak çaresizce konuştu. “Kolunu tedavi etmeliyiz, lütfen… Sorun yok Ash. Ben iyiyim.”

Ashley yeniden bağırdı. “Ne demek iyiyim! Az kalsın sana tecavüz ediyordum!”

Koi, bu sefer daha az korktu. Ashley’nin ne kadar çaresiz olduğunu düşündükçe, yüreği daha da sıkıştı.

“Ash, sana iyi olduğumu söyledim. Dahası kolun… çok kanıyor. Lütfen, tedavi edelim…”

Ashley, dişlerini sıkarak nefes nefese konuştu. “Gerçekten şu anda ne olduğunu anlamıyor musun?”

Koi, söyleyecek çok şey olmasına rağmen hemen yanıt veremedi ve tereddüt etti. Cevap vermekte zorlanırken, Ashley derin bir nefes alıp hayretle iç geçirdi.

“Bu kadar yoğun kokarken hala farkında değil misin? Beta olsan bile olsa feromon kokusunu alabilirsin.”

“N-Ne?”

‘Feromon mu?’

Koi, Ashley’nin ne demek istediğini anlayamayınca Ashley öfkeyle konuştu.

“Kendimi gösteriyorum, Koi.”

************************************************************************************************

Bilmeyen arkadaşlar için bu evrende mor gözler Baskın Alfa olmanın işareti. Ve bu evrende Betalar da feromon kokusunu alabiliyor. Ashley’nin böyle bir anda kendine gelebilmesi büyük bir olay. Genelde rutta falan kendilerini kaybediyorlar ya da ne yaptıklarını hatırlamıyorlar. Cidden karakterine hayran kaldığım anlardan. Koi’nin de sevgisine hayran kaldım korkmasına rağmen onu her şeyiyle kabullenip sarılması içimi eritti. -Ashily

Etiketler: novel oku Lick Me Up If You Can [Novel] 1. Kitap, 62. Bölüm, novel Lick Me Up If You Can [Novel] 1. Kitap, 62. Bölüm, online Lick Me Up If You Can [Novel] 1. Kitap, 62. Bölüm oku, Lick Me Up If You Can [Novel] 1. Kitap, 62. Bölüm bölüm, Lick Me Up If You Can [Novel] 1. Kitap, 62. Bölüm yüksek kalite, Lick Me Up If You Can [Novel] 1. Kitap, 62. Bölüm light novel, ,

Yorum

Sunucu değişikliğinden ötürü bölümlerde sayfalar hatalı olabilir. Gerekli güncellemeleri yapıyoruz ancak biraz zaman alacak. Sabrınız için teşekkürler🌸

X