ÇN: Müziğin özel bir anlamı yok aslında çevirirken bunu dinliyordum hoşuma gitti paylaşmak istedim.
***61. Kısım***
Başının döndüğünü hisseden Ashley duraksadı. Kollarını tuttuğu Koi de bir şeylerin ters gittiğini hissederek başını kaldırdı. Korkuyla elini uzatıp telaşla sordu.
“Ash, iyi misin?”
Ashley iyiyim demek istedi ama dudakları hareket etmiyordu. İstediği gibi hareket etmeyen sadece dudakları değildi. Tüm vücudu mermi gibi ağırlaşmıştı, parmaklarını bile oynatamıyordu.
‘…Bu da ne?’ Bunu sorgularken, gözlerinin içi sızlamaya başladı. Ashley, inleyerek gözlerini kapattı.
Koi hızla bağırdı. “Ash!”
Ashley, bir eliyle gözlerine kapatırken diğer eliyle onu durdurdu. “İyi-yim.”
“Ash.”
“Üzgünüm, Koi. …Sonra konuşalım.”
Ashley zorlukla sözlerini bitirdikten sonra sendeleyerek yürümeye başladı. Arkasından şaşkınlıkla bakan Koi, peşinden gitmek istedi. Ancak bunu yapamadan, durumu fark eden Bill ve arkadaşları Ashley’nin etrafını sardı.
“Ash, ne oldu?”
“Neyin var? Sorun ne?”
“Ash, kendine gel!”
Bir anda Ashley’i çevreleyen arkadaşlarının arasında Koi’ye yer yoktu. Koi, endişeyle çarpan kalbiyle onların uzaklaşmasını izleyebildi.
***
Ders arası karşılaştığı Bill’e Ashley’nin durumunu soran Koi, aldığı cevapla şaşırdı ve duyduklarını tekrar etti. “Ne? Erken mi çıktı?”
Bill iç çekip ensesini kaşıyarak cevap verdi. “Evet, aniden durumu çok kötüleşti. Garip, sabah okula geldiğinde iyi görünüyordu.”
Bunu söyledikten duraksayıp sözlerini düzeltti. “Aslında iyi görünmüyordu. Normalden farklıydı, dün gece bir şey olup olmadığını sormuştum ama bir şey olmadığını söylemişti. Ama neden böyle oldu bilmiyorum. Sen bir şey biliyor musun?”
“Hayır, ben de bilmiyorum.” Koi şaşkınlıkla başını salladı. “Gerçekten bilmiyorum.”
Bu doğruydu. Ashley’nin durumu yanında olduğunda aniden kötüleşmişti ama Koi’yi geride bırakarak arkadaşlarıyla birlikte gitmişti.
“Sen de nedeni bilmiyorsun, öyle mi?”
Bill’in sorusunu Koi başıyla onayladı. Bill iç çekip arkasını dönerek uzaklaştı. Tek başına kalan Koi’nin, bir sonraki derse gitmekten başka seçeneği yoktu.
Bu ders aynı zamanda Ashley ile beraber aldıkları bir dersti ama ondan hiçbir iz yoktu. ‘Ne olmuş olabilir?’ Endişelenen Koi derse konsantre olamadı.
Sonunda ders bittiğinde, amigo takımında pratik yaparken bile Koi sürekli Ashley’i düşünüyordu. Bill ve diğerleri de Ashley’nin son durumu hakkında bir şey bilmiyordu. Ayrıca Ashley’nin telefonuna da ulaşamıyordu.
‘Telefonunu bile açmıyor.’ Takım çalışmasını bitirdikten sonra Ashley’i son kez arayan Koi, sesli mesaja yönlendirilen telefonunu sessizce elinde tuttu.
Eve dönmek daha mantıklıydı. Ashley için sadece diğer arkadaşları gibi bir yabancıydı. Gerekmedikçe onun hayatına karışması iyi bir şey değildi.
‘Ama.’
Koi’nin aklına sürekli Ashley’nin hasta hali geliyordu. Yüksek ateşle çorbasını bile içemeyişi gözünün önünden gitmiyordu.
Sonunda bisikletinin yönünü çevirip Ashley’nin evine doğru yola çıktı.
‘Kendi gözlerimle görmem gerek.’
***
Ashley’nin yaşadığı büyük malikane zifiri karanlıktı ve hiçbir ışık yanmıyordu. Havanın karanlığında malikane büyük bir canavara benziyordu. Koi, daha önce hiç fark etmediği bu karanlık karşısında evin ürkütücülüğünü hissediyordu ama cesaretini toplayıp ön kapıya doğru yürüdü.
Etraf ölüm sessizliğindeydi. Ashley ile birlikteyken hiç hissetmediği bu sessizlik, onun korkusunu daha da arttırıyordu. Ancak geri adım atmamasının nedeni, bu karanlık ve sessizliğin Ashley’nin normal hayatının bir parçası olduğunu düşünmesiydi.
‘Şu anda bu büyük evde yalnız olmalı.’
Ashley’nin söylediğine göre bu saatte çalışan kimse yoktu. Ashley bu büyük malikanedeki tek kişiydi.
Koi cesaretini toplayıp temkinli bir şekilde eve girdi. Elinde kremalı çorba, mantar çorbası ve soğuk algınlığı ilacı olan bir poşet vardı. Tabii ki de sebze çorbası almamıştı.
Daha lezzetli bir şeyler almak istese de parası ancak bunlara yetmişti. Ashley’e yardımcı olacağını umarak Koi merdivenleri birer birer çıktı. Ashley’nin odasına giden yol çok uzun geliyordu. Sonunda hedefine ulaştı.
*
*
“Hah, hah.”
Aldığı kesik nefesler başını daha da döndürüyordu. Ashley, gözleri kapalı bir şekilde yatakta yatıyordu. Arkadaşlarının yardımıyla erken çıkmış ve eve gelmişti ama yatağa yattığından beri bu haldeydi.
Yatarken bile başı dönüyor, sürekli midesi bulanıyordu. Top gibi kıvrılıp hareket etmeden derin derin nefes alıyordu.
Tüm vücudu ateşler içindeydi. Şimdiye kadar hiç bu kadar yüksek ateşle hasta olmamıştı. Ayrıca etrafında kaynağını bilemediği tatlı bir koku vardı. Bu kokunun tanıdık olduğunu düşündü. Kesinlikle bir yerlerde aldığı bir kokuydu. Hem tanıdık hem de farklıydı. Sisli zihininde ‘…Kimindi?’ düşündü.
‘Kimin olabilir…?’
“Ahh…” Bunu düşündüğü sırada gözleri sızlamaya başladı. Ashley elleriyle gözlerini kapatıp inledi. Vücudu tamamen yanıyordu. Sıcaktan çıldıracak gibiydi, aynı zamanda tüm vücudu uyuşmuştu, parmağını bile kıpırdatmak istemiyordu. Aklında tek bir düşünce vardı.
‘Bu sıcaklığı bir yere dökmek istiyorum.’
‘Koi.’ Ashley hırıltılı nefesler alıp verirken onun adını fısıldadı. ‘Koi, Koi, Koi.’ Gözleri yanıyordu ve vücudu dayanılmaz bir sıcaklıkla doluydu ama Koi’nin adı ağzından düşmüyordu. ‘Sana sarılmak istiyorum, seni öpmek istiyorum.’
‘Ah, keşke sana sarılıp her şeyi içine dökebilseydim.’
Derin bir nefesle dudaklarının arasından bastırılmış bir inilti çıktı. Bu kadar yoğun bir arzuyu ilk kez hissediyordu. Eğer Koi şimdi karşısında olsaydı, tereddüt etmezdi. Kıyafetlerini çıkarır, tenini yalar, emer ve tüm vücuduna izler bırakırdı. Koi ağlayıp, korkuyla titreyip, yapmaması için yalvarsa bile onu dinlemezdi. ‘Seni, seni, seni.’ Ashley tekrarlayarak düşündü. Aklında sadece bu vardı. ‘Seni Omega’m yapacağım.’
“Ash…”
Ansızın tanıdık bir ses duydu. Ashley, hızlı hızlı nefes alarak gözlerini kırpıştırdı.
Şu an bunun bir rüya mı yoksa gerçek mi olduğunu, yoksa hala hayal mi gördüğünü anlayamıyordu. Hareketsiz dururken, kısa bir süre sonra aynı ses tekrar duyuldu.
“Ash, benim Koi.”
Sesin kime ait olduğunu anladığında, Ashley’nin zihni tamamen boşaldı.
“Ash…”
Koi tereddütle odaya girdi. Malikanenin içi gibi bu odada da ışık yoktu. Sadece pencereden gelen ay ışığı vardı. Koi, dikkatle adını fısıldayarak odada ilerledi.
“Habersiz geldiğim için özür dilerim. Seni aradım ama cevap vermedin…” Hazırladığı cümleleri söyledikten sonra duraksayıp tekrar sordu. “Çok hasta mısın? Yine üşüttün mü? Her ihtimale karşı çorba ve ilaç aldım…”
Koi, sözlerini bitirip Ashley’nin tepkisini bekledi. Hala cevap yoktu. Ashley, tek kelime dahi etmemişti.
‘Belki de bana kızgındır.’
Koi’nin içi burkuldu ama buraya kadar gelip geri dönemezdi. Bir adım daha atıp konuştu. “Ash, şey… Yaklaşabilir miyim?”
Çekinerek izin istedi ama yine cevap almadı. Koi yavaşça adım adım yatağa doğru yürüdü.
‘Belki uyuyordur.’ diye düşündü. Daha önce de Ashley, ateşten dolayı kendine gelememişti ve çorbayı odasına getirdiğinde ancak uyanmıştı.
‘Gerçekten çok hasta olmalı.’
Kalbinin acımayla sızladığını hisseden Koi yürümeye devam etti. Yatakta bir şişkinlik vardı. Ashley’nin battaniyeye sarılıp yattığı belliydi.
Koi battaniyeyi biraz kaldırıp Ashley’i kontrol etmeyi ve ardından çorba veya başka bir şey yapmayı planlıyordu. Ama aslında bundan ziyade… Onun yüzünü görmeyi çok istiyordu. Koi derin bir nefes alıp konuştu.
“Ash…”
Bunu fısıltıyla söyledi ve battaniyenin ucunu yavaşça tuttu. Aniden battaniyenin altından bir kol fırladı ve Koi’yi yatağa çekti.
“…Ahh!” Koi şaşkınlıkla çığlık atarak yatağa düştü. Başını kaldırdığında, Ashley derin derin nefes alarak ona bakıyordu.
Bununla birlikte ikinci kimliği ortaya çıkan ilk kişi Ash oldu. Zaten serinin başından beri sürekli hastalanması ateşler içinde yatması, göz ağrıları bunun belirtisiydi.
Bu yazarın evreninde alfa-omega olayları biraz farklı işliyor yer yer açıklama yapacağım bununla ilgili. İkinci kimlikler normal sürede 18-20 yaş civarında ortaya çıkıyor. (Tabii istisnalar var. Yazarın daha önce okuduğum bir serisinde seme çocukluğunda Baskın Alfa’ya dönüşmüştü.) -Ashily
Etiketler: novel oku Lick Me Up If You Can [Novel] 1. Kitap, 61. Bölüm, novel Lick Me Up If You Can [Novel] 1. Kitap, 61. Bölüm, online Lick Me Up If You Can [Novel] 1. Kitap, 61. Bölüm oku, Lick Me Up If You Can [Novel] 1. Kitap, 61. Bölüm bölüm, Lick Me Up If You Can [Novel] 1. Kitap, 61. Bölüm yüksek kalite, Lick Me Up If You Can [Novel] 1. Kitap, 61. Bölüm light novel, , ashily
Sunucu değişikliğinden ötürü bölümlerde sayfalar hatalı olabilir. Gerekli güncellemeleri yapıyoruz ancak biraz zaman alacak. Sabrınız için teşekkürler🌸
Yorum