Lick Me Up If You Can [Novel] 1. Kitap, 43. Bölüm

Çevirmen: Ashily
***43. Kısım***
‘Bugün olanlar neydi öyle?’
Koi, küçük yatağında kıvrılıp yatmış, düşünüyordu. O anki gitgelli duygularını ergenliğe bağlamıştı ama şimdi eve dönüp tek başına kaldığında tuhaf bir şeyler olduğunu fark etmişti.
‘Ergenlik çağındayken böyle şeylerin sürekli yaşanması gerekmez mi?’
Koi ciddi bir endişe içindeydi. Derslerde anlatılan ergenlik dönemindeki duygusal değişimleri o da yaşamıştı. Ama bunu dışa vurmak için uygun bir ortamda olmadığından, duygularını bastırıp görmezden gelerek bir şekilde geçiştirmişti. Şimdi bu duyguları dışa vurduğunu düşünebilirdi ama bu durumda ortaya bir soru daha çıkıyordu.
‘Neden sadece Ash ile birlikteyken böyle oluyor?’
Ne kadar düşünse de bir cevap bulamıyordu. Ayrıca ergenlikten kaynaklanan duyguların öfke ve sevinç gibi zıt şeylerin bir karışımı olması gerekirken, onun hissettiği tek şey sevinçti. Üstelik sadece Ash’e karşı böyle hissediyordu.
‘Bu çok tuhaf. Neden böyle hissediyorum ki?’
Koi, ciddi bir ifadeyle yatağında döndü. Şimdi bile sadece Ashley’i düşünmekle kulaklarının kıpırdadığını hissedebiliyordu. Koi, hızla kulaklarına bastırdı. ‘İşte sorun tam olarak bu.’ Ashley’nin bazen onun kulaklarına dikkatle baktığını biliyordu. O anlarda kulakları mutlaka hareket ediyordu ve o fark edene kadar Ashley çoktan gülümsemiş oluyordu.
‘Ash bu yüzden benimle dalga geçmez ama…’
Koi, yüzünün kızardığını hissederek kulaklarını sıkıca tuttu.
‘Yine de utanıyorum.’
Bugüne kadar Ashley’e onu sevdiğini söylerken hiç utanmazken, şimdi çok utanıyordu. Sadece kulaklarını oynatıyor olması değil, kulaklarının ona bu kadar hevesle karşılık veriyor olması da utanç vericiydi.
‘Peki neden bir anda böyle hissetmeye başladım?’
Kendinde bir tuhaflık olduğunu düşünse de nedenini bulamıyordu. Sadece bir kişiye tepki veren bir ergenlik duymamıştı. Ergenlerin genellikle ebeveynlerine isyan ettiklerini ya da öfkelerini aile üyelerinden çıkardıklarını duymuştu ama Koi’nin durumu buna uymuyordu.
‘Arkadaş olduğumuz için mi?’
Koi, kulaklarını tutarak düşündü. ‘Arkadaşlarıyla birlikte olan herkes böyle mutlu ve neşeli olmaz mı? Bir düşününce Ash de hokey takımındanki arkadaşlarıyla birlikteyken sık sık gülüyor.’
‘Tabii ki de, arkadaş olduğumuz için.’
Bu sonuca varır varmaz başka bir soru aklına geldi.
‘Ama arkadaşların birbirlerine karşı kalbi böyle atar mı?’
Ashley veya diğerlerinin birbirlerini gördüklerinde yüzlerinin kızarıp utandıklarına dair bir şeyler hatırlamaya çalıştı. Ama hiçbir şey hatırlayamadı.
‘Sadece ben mi böyleyim?’
Yine başa döndü. ‘Benim neyim var? Neden Ash’i görünce kalbim küt küt atıyor ve ne yapacağımı bilemiyorum?’
Ashley ile arkadaşlığının başından itibaren Koi, onu her gördüğünde heyecanlanıyordu. Ve bu o kadar belliydi ki Ashley gülümseyip ondan bu kadar hoşlanıp hoşlanmadığını bile sormuştu. Kulakları oynamasa bile bunu anlayabilirdi. Koi tüm vücuduyla sevincini gösteren biriydi.
Koi şimdiye kadar ondan hoşlanıp hoşlanmadığı sorusuna hiç tereddüt etmeden evet derdi. Utanmazdı bile.
‘Ona kendimden emin bir şekilde ondan hoşlandığımı söyledim ama şimdi neden bu kelimeleri düşünmek dahi kalbimi hızlı attırıyor ve nefesimi kesiyor?’
Eğer Ashley yine aynı soruyu sorarsa Koi daha önce verdiği gibi çabucak cevap verebileceğini sanmıyordu. Sadece onu düşünmek dahi kalbinin hızla atmasına ve heyecanlanmasına neden oluyordu.
‘Ah!’ İçinden çığlık atarak yatakta döndü, o sırada Ashley’in yüzü aniden gözlerinin önünde belirdi.
Koi. Seni seviyorum.
Aniden yüzü kızardı ve içi titredi. O anki sahneye geri dönmüştü.
Atıştırmalık büfesinde ikisi karşı karşıya durmuştu. Ashley’in mavi gözleri Koi’ye odaklanmıştı. Koi, nefesini tutarak onun bir şeyler söylemesini bekliyordu. Ashley, Koi’nin yanağını nazikçe okşayarak yumuşak bir gülümsemeyle fısıldadı.
Benimle çık.
“Bunu söylemedi!” Koi, bağırarak yatağa vurdu. Aynı anda, ince şiltenin altındaki ucuz karyolanın çıkardığı gürültüyle panik içinde durdu ve vurduğu yeri ovuşturdu.
‘Bu cidden çok tuhaf.’
İlk kez arkadaş edinmiş olsa bile bu duygunun tuhaf olduğunu biliyordu. ‘Arkadaşlar arasında böyle duygular olur mu? Ayrıca benimle çık da ne demek? Bu, kız arkadaşın olacak birine söyleyeceğin bir şey.’
Koi yüksek sesle konuştu. “İkimiz de erkeğiz.”
Hızla atan kalbi biraz yavaşladı. Kendi sesi onu gerçeğe döndürdü. “Evet, ve.” Alçak sesle mırıldandı. “Ash’in sevdiği biri var.”
Omuzlarını düşürüp başını yatağa koydu. Küt küt atan kalbi tamamen yavaşladı ve morali bozuldu. Kendi kendine düşünmeye devam etti.
‘Aşık olduğu kişiye duygularını itiraf ettiğinde benimle takılacak vakti olmayacak.’
Bunu düşündüğünde kendini çok yalnız hissetti. Birden Ariel ile Ashley’nin beraber yürürkenki halleri aklına geldi.
‘O an neden kaçtığımı gerçekten bilmiyorum.’
Yine en başa dönmüştü ama bu sefer yorgun bir kalple. Yatakta diğer tarafa dönen Koi, tekrar düşüncelere daldı. Seviniyor, üzülüyor ve her türlü duyguyu yaşıyordu ama hiçbir sonuca varamıyordu. Kesin olan tek şey, tüm bunların sebebinin Ashley olduğuydu.
‘Bunlar sadece arkadaşlar arasındaki duygular değilse o zaman ne?’
Ne hissettiğine dair hiçbir fikri yoktu. Ve bu konuyu konuşabileceği kimse yoktu. Hayattaki ilk ve tek arkadaşı Ashley’di bu yüzden ona soramazdı.
‘Ya iğrenç olduğunu düşünüp benden nefret ederse?’
Eğer hissettikleri sıradan bir duygu değilse Ashley onu küçümseyebilirdi. Koi’nin isteyeceği son şey onun kendisinden nefret etmesiydi ama bunu önlemek için buna neyin sebep olduğunu bilmesi gerekiyordu.
Başka arkadaşı olmayan ve danışacak bir yetişkin bulamayan Koi’nin bu gibi durumlarda kullanabileceği harika bir sistem vardı. Hızla yerinden kalkıp telefonunu çıkardı.
Öğrencilerin genellikle ödev yaparken kullandığı sitede her türlü soru soruluyordu. Ebeveynlerin boşanmaları, karşı cinsle ilgili sorunlar ve daha pek çok konuda sorular paylaşılırdı. Şu anda Koi’nin en çok ihtiyacı olan şey buydu.
Siteye girdikten sonra bir soru yazmadan önce bir süre düşündü. ‘Ne yazmalıyım?’
“Merhaba, ben Buffalo Lisesi’nden Connor Niles.”
Buraya kadar yazmıştı ki panik içinde yazdığı yazıyı hızla sildi. ‘Delirdin mi, sen! İstersen okulun bahçesine gidip Connor Niles’ın Ashley Miller’ı her gördüğünde kalbinin küt küt attığını yazan bir pankart as!’
Koi küt küt atmaya devam eden kalbini sıvazlarken ‘İyi ki hiç param yok.’ diye düşündü. Eğer parası olsaydı, gerçekten de böyle çılgınca bir şey yapabilirdi. İlk defa fakir olduğuna minnettar oldu.
“Haah.” Derin bir nefes alarak sorusunu dikkatle yazmaya geri döndü. Nedense bunu yazmak, şimdiye kadar yazdığı sayısız ödev ve makaleyi yazmaktan çok daha zordu. ‘Alt tarafı bir foruma soru yazmak nasıl bu kadar zor olabilir?’ Koi birkaç kez yazdığı yazıyı düzeltip sesli okuyarak nihayet yazısını tamamladı.
“Lise öğrencisi bir erkeğim. Son zamanlarda bir arkadaş edindim, gerçekten harika biri. Her zaman kibar ve bana çok iyi davranıyor. Buz hokeyi takımının kaptanı ve aşırı yakışıklı. Okuldaki en popüler çocuk ama hiç kibirli değil. Dahası çok zeki, tüm dersleri AP ve üniversite giriş sınavından tam puan aldı.
Onu gerçekten çok seviyorum. Ama son zamanlarda onu gördüğümde kalbim küt küt atıyor ve yüzüm kızarıyor. Ergenlikten kaynaklandığını sanmıyorum, peki neden böyle hissediyorum? Sadece bir arkadaşa karşı böyle bir tepki göstermek normal mi? İlk kez arkadaş ediniyorum, bu yüzden pek bilmiyorum. Bana yardımcı olabilecek biri var mı?”
‘Buz hokeyi takım kaptanı kısmını çıkaralım.’ Yazıyı sesli okuyan Koi, yazısını düzenlemeye çalışırken yanlışlıkla onay ekranına dokundu.
[Kayıt Edildi]
Koi’nin gözleri şaşkınlıkla açıldı. “Ha, ne?”
Durumun gerçekliğinin farkına vardığı anda bir çığlık attı.
“D-düzenle, hayır, sil.”
Panikle ekrana silme tuşunu bulmaya çalıştı. Hızla sil tuşuna bastı ve şifreyi girdi.
[Şifre Hatalı]
“N-Ne?”
Telaş içinde, bu kez daha yavaş şekilde şifreyi tekrar yazdı. Parmakları titriyor ve nefes alış verişi hızlanıyordu.
[Şifre Hatalı]
Sonunda Koi, başını elleri arasına alarak bağırdı. “Aagh!”
‘Tanrım, ne yapacağım!’ Ağlamaklı halde aklına gelen şifreleri denerken görüntüleme sayısı giderek artıyordu.
***********************************************************************************************
Bazı zamanlar vardır, ana karakter yerine utanırsınız. İşte o anlardan birindeyim -Ashily
Yorum