Koyu Switch Mode

Kiss Me If You Can [Novel] Yan Hikaye 1. Kitap Bölüm 17: Sınıf Arkadaşları

A+ A-

Çevirmen: Ashily 

YAN HİKAYE BÖLÜM 17: SINIF ARKADAŞLARI


‘Baskın Alfa olduğunu söylersem, kim olduğunu hemen anlar. Emma çok akıllıdır.’ Josh şu anda bundan bahsetmek istemedi. ‘Daha sonra Chase tanışmaya geldiğinde bunu açıklamam yeterli olur. Ne annem ne de Emma bundan kimseye bahsetmez ama şimdilik sır olarak saklamak daha iyi gibi.’

‘Ayrıca Chase’in sağlığı da iyi değil.’

Saklayacağı çok şey vardı ama bir tanesini söylerse her şeyin pamuk ipliğine bağlı olarak uzayıp gideceği belliydi. Bu sebeple ilk önce tepkilerini izlemeye karar verdi ve kısa bir açıklama yaptı.

“Şu anda size anlatamayacağım bir durum var, o yüzden tanışmayı biraz erteledim.. Tarihi yeniden belirleyeceğim ve ne zaman olacağını söyleyeceğim..” 

“Tamam…” Annesi sanki hala şok içinde gibi dalgın dalgın başını salladı. Josh kritik noktayı atlatmış derin bir nefes alıp sırtını dikleştirdi. Kısa süre sonra boş kahve fincanını aldı ve ayağa kalktı.

Hazırladığı kahveyi bardağına doldururken Emma yanına yaklaştı ve kendi bardağını uzattı. Kardeşinin boş kupasını dolduran Josh bardağı geri uzattığında Emma tuhaf bir ifadeyle Josh’a baktı. “Evlendiğinde hayatının geri kalanını o kişiyle geçirmek zorundasın.”

“Biliyorum.” Kısaca cevap veren Josh bardağını ağzına götürdü. Sıcak kahve dudaklarını ıslatıp yemek borusundan aşağı indi. Emma kupasını aldı ve bir yudum bile içmeden Josh’a bakmaya devam etti. “Evliyken sırf sıkıldın diye aldatmamalısın.”

Josh bir kez daha konuştu. “Biliyorum.”

Emma şüpheli bir ifadeyle kahvesinden bir yudum aldı. Josh hala şüpheyle kendisini izleyen Emma’yla konuşmaya devam etti. “Başta emin olamadığım için ona hiçbir şey söylemedim. Pitt’den bile bahsetmedim. Çünkü aramızdaki ilişki sadece fiziksel bir ilişki olabilirdi.”

“…”

“Her şeyden emin olduktan sonra onu Pitt’le tanıştırdım.”

Son sözlerinden sonra Emma onun yüzüne baktı. Ardından bakışlarını bardığına indirdi. Kahvesinden bir yudum daha aldıktan sonra ağzını açtı. “Evlilik sana hiç yakışmıyor.” 

Arkasını dönerken mırıldandı. “İkiniz de ona bayıldığınıza göre inanılmaz derecede güzel görünüyor olmalı, gerçekten öyle mi merak ediyorum.”

Emma, Josh’a onu hemen eve getirmesini söylemek istedi ama Josh öncesinde getiremeyeceğinden bahsettiği için onu zorlayamadı. Daha fazla sorgulamadan mutfaktan ayrıldı ve Josh’u yalnız bıraktı. Sade kahvesine bakan Josh kendi kendine konuştu.

“İnanılmaz derecede güzel.”

Kahvenin hafif kokusu burnuna geldi. Ama hepsi bu kadardı. Havadaki kokuyu ne kadar koklarsa koklasın o tanıdık tatlılığı hissedemiyordu.

‘Nasıl olduğunu merak ediyorum… İyi bir tedavi gördüğüne eminim…’

Josh kendi kendine düşündükten sonra duraksadı. Düşünceli bir şekilde başını kaşıdı. Kısa bir süre sonra kahve dolu bardağını alıp mutfaktan çıktı.

***11. Kısım***

O konuşmanın ardından sakin ama sıkıcı birkaç gün geçti. Bu sırada Josh, zamanını evin çatısını onarmakla, annesinin bahçeye ekmek için getirdiği fidanları dikmekle, on yıldan fazladır doldurulmayan havuzu temizlemekle ve zaman zaman ortaya çıkan çakalları kovalamakla geçiriyordu. Eski evin sürekli onarılması gerekiyordu ve Josh’un bunu yapmak çok vakti vardı.

O gün de eski bir boru su sızdırdığı için bahçenin bir tarafını erkenden kürekle kazmaya başlamıştı. Geç saate uyanan Pitt bahçede tavşanın peşinden koşarken, Josh sızıntıyı kontrol edip değiştirilecek borunun boyutunu ölçtü.

Tam bu sırada limonata getiren annesi seslendi. “Biraz dinlenin.”

Josh, kazdığı delikten çıkıp çamurlu ellerini ve yüzünü havluyla sildikten sonra annesinin yanına gidip masaya oturdu. Tavşan deliğinin önünde bekleyen Pitt de atıştırmak için hızla yanlarına geldi.

Pitt’in limonata içmesini izleyen annesi Josh’a döndü. Josh onun ne diyeceğini biliyor gibi hissetti.

“Pitt biliyor mu?”

Annesi, belli belirsiz sorarak çocuğun merakını uyandırmamaya çalıştı. Beklendiği gibi Pitt her şeyden habersiz tabaktaki kurabiyeyi alıp ağzına götürmekle meşguldü. Kurabiye dolu tabağı çocuğunun önüne iten Josh, onu izlerken ağzını açtı. “Henüz bilmiyor.”

“Peki…” Annesi sanki bir şey düşünüyormuş gibi sustu. Josh’un itirafını dinledikten sonra birçok şeyi düşünmüş gibiydi ve ciddi bir yüz ifadesiyle dikkatlice konuştu.

“Bundan sonra yapacak çok işin olmalı. Her şeyi kendi başına halletmen gerekecek ama…” Alçak bir sesle ekledi. “Josh, bence ileriki yaşlarda boşanmaktansa bunu ilk seferinde dikkatlice yapsan daha iyi olur.” 

Josh şaşkın bir ifadeyle annesine baktı. “Emma neyse ama annem bile bana inanmıyor mu?”

“Hayır öyle değil. Bunun dışı her şeye inanıyorum.”

‘Bu kadınlarla olan geçmişime inanmıyorsun demek oluyor.’

Josh şaşkına dönmüştü. Chase bir erkekti, bunu zaten düşünmüştü hatta onunla evlenmeyi bile düşünmüştü ve bunu dile getirmişti. Aklına birçok şey geliyordu ama konuşma motivasyonu tamamen kaybolmuştu. Kendini uzun uzun açıklamak yerine kesin bir dille konuştu. “O zaman bana bu kez de inan.”

“Tamam…” Annesi sanki söyleyecek başka bir şeyi yokmuş gibi sustu. Sakin akşamüstü güneşinin altında limonata içerken aralarında tuhaf bir sessizlik vardı. Josh içeceğinin kalanını tek seferde içip ayağa kalktı. “Ben boru almaya gidiyorum.”

Annesi de peşinden ayağa kalktı ve konuştu. “Ah, Josh. Yeni bir posta kutusu da alır mısın? Sanırım kapıdaki eskimiş ve değiştirilmesi gerekiyor.”

Josh gülümsedi ve başını salladı. Ardından üçüncü kurabiyesini almakta olan Pitt’i kucağına aldı. 

Elindeki kurabiyeyi nazikçe alıp tabağa koyarken “Pitt, babacığınla gitmek ister misin?” diye sorduğunda Pitt’in odağı hızla değişti ve Josh’un boynuna sarıldı. Arabaya bindiklerinde annesi de onları uğurlamak için evin önüne çıkmıştı ama tekrar evlilik hakkında konuşmadılar.

Pitt arka koltuktaki bebek koltuğunda otururken Josh sakin yolda yavaşça arabayı sürüyordu. Sokaklarda çok az araba vardı ve neredeyse hiç insan yoktu. Manzara Doğu’dan tamamen farklıydı. Josh hem tanıdık hem de yabancı tuhaf bir duygu hissetti.

‘Ah.’ Aniden bir yolun görüş alanına girdiğini gördü ve hızla direksiyonu çevirdi. Biraz daha sürdükten sonra okuduğu lisenin önünde durdu. Muhtemelen derste oldukları için öğrencilerin varlığına dair hiçbir iz yoktu. Josh arabayı durdurup bir süre okulu inceledikten sonra okulun güvenlik görevlisinin ona şüpheyle bakarak yaklaştığını fark etti ve o yaklaşmadan önce arabayı tekrar çalıştırdı.

Arabayı sürerken kendi kendine ‘Bir düşününce sınıf arkadaşlarımla görüşmeyeli uzun zaman oldu. İletişim bilgileri hala aynı mı ki?’ diye düşündü. ‘Hem böyle boş bir vaktim olmadığı sürece onlarla bir daha görüşme şansım olmayacak.’ 

Son bir kaç günde kendine bir uğraş bulmazsa delireceğini hissetmişti. Her gün kafa karışıklığı içinde evde oturmak ona göre değildi. Kendi kendine bunun iyi bir fikir olduğunu söyleyip gaza bastı.

*

*

“Hey, yaşıyor muydun? Son görüşmemizin üzerinden o kadar zaman geçti ki!”

Tommy, içeri girer girmez yüksek sesle bağırdı ve Josh’un omzuna hafifçe vurdu. Josh’un karşısına oturur oturmaz gözleri duygula parlardı “Seni serseri!” deyip Josh’un omzuna bir kez daha sert bir şekilde vurdu. Josh, biraz kilo almış ama hâlâ aynı yüze sahip olan Tommy’e bakarken gülümsedi.

Gün içerisinde herkesle irtibata geçerek hepsinin aşina olduğu bir bardan randevu aldı. Pitt’i de arabayla annesine bırakmıştı.

Tommy, lisedeyken Josh’la aynı futbol takımındaydı  ancak mezun olduktan sonra üniversiteye giderek mühendis olmuştu. Hala oldukça fazla kasının olması şaşırtıcıydı. Josh, Tommy’nin vücuduna baktıktan sonra konuştu.

“Görünüşe bakılırsa bolca spor yapmışsın.”

“Yapmak zorundaydım. Karım şişman erkeklerden nefret ediyor.” 

Tommy iç çekip başını salladıktan sonra sordu.

“Hala koruma mısın? Hiç bir ünlüyle tanıştın mı?”

“Umm, evet.”

“Hey! Seni serseri!” Tommy güldü ve aynı sözleri bir kez daha tekrarladıktan Josh’un koluna sertçe vurdu. Okuldayken de dil konusunda pek iyi notları olmayan Tommy, bazen çok duygusallaştığında aynı sözleri tekrarlıyordu. Bu seferki sözü ‘seni serseri’ gibi görünüyordu. Onun ‘seni serseri’ kelimesini bir kez daha tekrarladığını gören Josh hafifçe gülümsedi. Tam o sırada barın kapısı açıldı ve içeriye uzun boylu, zayıf bir adam girdi. Tommy onu görünce el salladı.

“Ah, Ed! Buradayız!”

“Tommy! Josh!”

Masaya doğru yürüdü ve Josh’a sarıldı. Josh sırtını sıvazlayıp selam verdikten sonra başını çevirdi ve duraksadı. Ed’in arkasında ona tanıdık gelen iki kadın duruyordu. Ed utanmış bir ifadeyle ağzını açtı.

“Ah, onları hatırlıyor musun? Ablam ve kız kardeşim. Bugün seninle buluşacağımdan bahsettiğimde gerçekten seni görmek istediğini söylediler…“

“Josh, görüşmeyeli uzun zaman oldu.”

“Nasılsın Josh? Vay canına hâlâ çok yakışıklısın.”

Ed’in ablası ve kız kardeşi sırayla Josh’u selamladılar. Josh gülümsedi onlarla el sıkıştı. İkisinin de yanakları kızararak gülümsemesi, Josh’un görmeye alışık olduğu ifadelerin aynısıydı. Onlara onaylamayan bir bakışla bakan Ed konuştu. “Kocaları olmadan seni görmeye gelmeleri mantıklı mı?”

Josh şaşkınlıkla “Ah, gerçekten mi?” diye sorar sormaz Ed’in ablası ve kız kardeşi gözlerini kocaman açtılar ve Ed’e tehditkar bakışlar attılar.

“Kocamı bugün ve yarın görebilirim! Ama Josh’u görmeyeli uzun zaman oldu!”

“Elbette! Kocam ve Josh aynı mı? Josh, Josh’tur!”

Eğer burası gizli bir yer olsaydı Ed kesinlike birkaç yumruk yerdi. Ed’in çarpık bir yüzle başını çevirdiğini gördükten sonra Josh’a tekrar döndüler. İkisi de gülümseyerek konuşmaya başladı.

“Vaktini almayı hiç düşünmüyorum Josh, sadece selam vermeye geldim.”

“Evet, ben de birazdan gideceğim Josh. Rahatsız olma. Aman tanrım, hiç değişmemişsin…”

Son sözleri, sanki kendi kendine konuşuyormuş gibi, ardında kalıcı bir ses bırakarak kayboldu. Josh bir anlığına düşündükten sonra teklifte bulundu.

“Bir şeyler içmek ister misiniz? Ben ısmarlıyorum.”

“Gerçekten mi? Oturabilirmiyim?”

“O zaman alkolsüz bir şey içeyim. Arabayla geldim.”

Josh’un iki yanına oturan kadınlar sanki bir şeyler bekliyormuş gibi beklentiyle ona baktılar. Ed sert bir yüz ifadesiyle elinin tersiyle boğazını kesiyormuş gibi yaptı ama artık çok geçti. Birer bardak alkolsüz kokteyl içtiler ve kalkmadan önce bir saat kadar sohbet ettiler. Tabii ayrılmadan önce Josh’la fotoğraf çekilmeyi de unutmadılar.

“Seni görmek güzeldi, Josh.”

“Yine görüşelim.”

İkisi üzgün şekilde vedalaştıktan ayrıldılar. Ed, kapıyı kapattıklarından ve tamamen gittiklerinden emin olduktan sonra Josh’a söylenmeye başladı.

“Neden onlara gereksiz yere içecek ısmarladın?”

“Üzgünüm ama kızların öylece gitmesine izin veremezdim.”

Tommy sanki yapacak bir şey yokmuş gibi başını salladı ve “Her zamanki gibi Josh kadınlara karşı çok nazik.” dedi. 

Ed tekrar homurdandı. “Her kadına bu şekilde iyi davranmaya devam edersen, bir gün başın belaya girecek.”

“Her kadına iyi davranmıyorum.” 

Net bir şekilde çizgi çekmiş olmasına rağmen arkadaşları buna katılmadı ve Josh’a inanmayan gözlerle baktılar.

“Gerçekten durum böyle olsaydı şimdiye kadar herhangi biriyle evlenirdim.”

Alkolsüz birasından bir yudum aldıktan sonra sakince ekledi.

“Neyse ben de zaten bu konuyu konuşacaktım, yakında evleniyorum.”

“Ne? Evlilik mi?”

“Sen mi? Josh Bailey mi?”

“Dur bir dakika, o kulağındaki iz mi?”

************************************************************************************************

Herkese merhaba ♥

Öncelikle hepinize iyi bir hafta diliyorum. Sonunda seride Josh’un özel hayatından daha ayrıntılı bahsedildiği yerlere geldik. Burayı ben ilk okuduğumda bu arkadaşlarını görüp hiç samimi hissedememiştim. Ta ki Josh’un lise anılarının anlatıldığı hikayaye kadar. Ve benim yan hikayenin başına koyduğum o hikaye tüm kitapların sonundaydı. Umarım hepiniz okumuşsunuzdur. Bu sayede burada yer alan isimlere karşı yabancılık çekmezsiniz diye umuyorum. Keyifli okumalar ♥

Etiketler: novel oku Kiss Me If You Can [Novel] Yan Hikaye 1. Kitap Bölüm 17: Sınıf Arkadaşları, novel Kiss Me If You Can [Novel] Yan Hikaye 1. Kitap Bölüm 17: Sınıf Arkadaşları, online Kiss Me If You Can [Novel] Yan Hikaye 1. Kitap Bölüm 17: Sınıf Arkadaşları oku, Kiss Me If You Can [Novel] Yan Hikaye 1. Kitap Bölüm 17: Sınıf Arkadaşları bölüm, Kiss Me If You Can [Novel] Yan Hikaye 1. Kitap Bölüm 17: Sınıf Arkadaşları yüksek kalite, Kiss Me If You Can [Novel] Yan Hikaye 1. Kitap Bölüm 17: Sınıf Arkadaşları light novel, ,

Yorum

Sunucu değişikliğinden ötürü bölümlerde sayfalar hatalı olabilir. Gerekli güncellemeleri yapıyoruz ancak biraz zaman alacak. Sabrınız için teşekkürler🌸

X