Koyu Switch Mode

Lick Me Up If You Can [Novel] 1. Kitap 71. Bölüm

A+ A-

Çevirmen: Ashily


***71. Kısım***

Birkaç saat önce.

[Ash, bugün paten antremanı yapamayacağız. Amigo takımı randevumuz var, Green Bell’e gitmemiz gerekiyor. Yarın görüşürüz. Üzgünüm. -Koi]

Koi’nin gönderdiği mesajı okuyan Ashley hızla yanıtladı.

[Hoşçakal, Koi. Yarın görüşürüz. -Ash]

Mesajı gönderdikten sonra bir süre ekrana baktı. 

Okundu işaretinin belirmesinin ardından bir mesaj daha geldi.

[Teşekkürler. Yarın görüşürüz. -Koi]

Ashley o an gülümsedi ve telefonu kapattı. Aslında bu şekilde tüm gün boyunca mesajlaşabilirdi. Koi mesajı aldığı an mutlaka cevap verirdi. Ashley mesaj attığında Koi tekrar cevap verirdi. Muhtemelen Koi mesajı aldığı an cevap vermesi gerektiğini düşünüyordu.

‘Sevimli.’

Alçak sesle gülen Ashley, gülümsemeye devam ederek başını kaldırdı. Buz pistinde antrenman yapan buz hokeyi takımını gördü.

‘Ha,’ derin bir nefes aldı. Diğer çocuklar ter içinde çalışırken kendisi tribünde oturup izlemek zorundaydı ve bu durum onu çıldırtıyordu. Ancak yapabileceği bir şey yoktu. koçun kararını bekliyordu.

Dönüşüm geçirmeden önce, antrenmanı bittiğinde Koi’nin de antremanı biterdi ve birlikte Ashley’nin evine gidip paten çalışırlardı. Ancak dönüşüm geçirdikten sonra bu düzen bozulmuştu.

Koi, Ashley’e ondan önce eve dönmesini ve antrenmanı bitince yanına geleceğini söylemişti. Ancak Ashley beklemeyi tercih etmişti. Ariel’ın ona yeni bir bisiklet verdiği doğru olsa da, bisikletle dağa tırmanmanın ne kadar zor olduğunu biliyordu. Sevdiği kişiye böyle bir eziyet çektirmek, bir erkeğe yakışmazdı.

Ayrıca Ashley, Koi’nin Ariel’ın verdiği bisikleti kullandığını görmekten hoşlanmıyordu.

‘Mümkün olan en kısa sürede Koi’ye yeni bir bisiklet alacağım.’

Koi’nin Ariel’ın bisikletini değerli bir şeymiş gibi okşadığını görmek zoruna gidiyordu.  Ama ona öylece yeni bir bisiklet alamazdı ve onun seveceği bir şey almalıydı. Bu nedenle fırsat ararken yapabileceği tek şey,  Koi’yi okula bırakmak ve almak gibi mümkün olduğunca arabasında götürmekti. Elbette Koi bisikletini getirip Ashley’nin arabasının bagajına koyuyordu ama bu bile daha iyiydi.

‘Belki de randevusundan sonra onu Green Bell’den alırım.’

Bu da iyi bir fikir olabilirdi. Green Bell’den Koi’nin evine kadar olan mesafe oldukça uzundu ve yeni bisikletle bile zor bir yoldu. Üstelik Koi’yi tekrar görmek iyi olurdu ve o bisikleti kullanmaması daha da iyi olurdu.  Bu düşünceyle bileğindeki saate baktı. Dükkan saat on gibi kapanıyordu, yani hala vakti vardı.

‘Acaba koç benimle ne zaman konuşacak?’ Can sıkıntısıyla esnerken, ayak sesleri duydu ve koçunun ona doğru yürüdüğünü gördü. Kollarını kavuşturup beklerken kısa süre sonra koç Ashley’nin yanına oturdu.

“Hmm, çok beklettim mi?”

Ashley kasıtlı olarak bileğindeki saate baktı ve gülümsedi. “Yaklaşık bir saat?”

Koçu da karşılık olarak gülümsedi. “Bu kolay bir karar değildi.”

“Evet, farkındayım. Ben her şeye hazırım.”

Eğer kabul etmezse, yapacak bir şey yoktu. Ne yazık ki buz hokeyi onun için artık bitmiş olacaktı. Zaten profesyonel olma hayali yoktu, bu yüzden bitmesi o kadar da kötü bir şey değildi. Kısa bir süre sonra koç sordu.

“Sadece bu sene oynayacaksın, değil mi?”

“Evet. Üniversiteye hazırlanmam gerekiyor.”

‘Şimdi düşündüm de Koi’nin üniversite sınavı sonucu nasıldı? İstediği gibi gitmediği belliydi. Tekrar girmesi gerekecek mi? Geç kalırsa üniversite hazırlıklarıyla çakışacak ve çok uğraşacak.’

‘Umarım üniversiteye gitmemeyi düşünmüyordur.’

Daha sonra Koi’nin NASA’ya girmek istediğini hatırladı ve bu fikri reddetti. ‘Üniversite sınavına yeniden girmesi gerekecek. Hadi bakalım.’

“Ash, konuştuğumuz kadarıyla…”

Ashley, koçun sesiyle  gerçek dünyaya döndü ve dikkatini ona verdi. Koçu boğazını kaşıdı ve öksürdü. ‘Olmadı sanırım,’ diye düşündü Ashley, koç konuşmaya devam etti.

“Bu dönem için takımda kalmanı kabul ettik.”

Ashley bu beklenmedik cevap karşısında duraksayınca koç devam etti.

“Bu sene senin son dönemin ve bizim de gücümüzü artırmak için zamana ihtiyacımız var. Zaten bu sezondan sonra bırakacağını söyleyenler de var. Gelecek yılda onların yerini de doldurmak için hazırlanıyoruz. Sadece bir dönem süreceği için ve senin oynaman kurallara aykırı olmadığı için takımda kalabilirsin.”

Koç sözünü bitirdi ve ekledi.

“Rut döngüsüne gelince, bu süreçte durumu izleriz.  Hazırda bir yedeğimiz olduğundan emin olacağım. Birdenbire gelmez, değil mi?”

“Sanmıyorum…” Ashley hafifçe ellerini kaldırdı ve indirdi. “Henüz gelmedi ama belirtileri olduğunu biliyorum. Bastırıcı ilaçlarım da var.”

“Peki, öyleyse.”

Ashley’nin sıradan bir Alfa değil, Baskın Alfa olarak ortaya çıktığını sadece Koi, babası ve sekreteri biliyordu. Baskın Alfalar üzerinde sıradan bastırıcı ilaçların etkili olmadığını kimse bilmiyordu. Aslında bastırıcı ilaçlar kullanan Baskı Alfalar yoktu, bu yüzden ne kadar etkili olacağını kimse bilmiyordu.

Ancak feromonlarını kontrol edebiliyordu ve rut gelmediği sürece durumu idare edebilirdi. Ayrıca rut dönemine hazırlık olarak koçu da bazı önlemler almıştı.

“O halde antrenmana katılabilir miyim?”

Ashley’nin sorusuna koç başını sallayarak Evet, dedi ve saati kontrol etti.

“Bugün bitirmek üzereyiz, yarın antrenmana katıl.”

Ardından ayağa kalktı ve Ashley’nin koluna birkaç kez vurarak güldü. “Yakında bir maçımız var. Performansını sabırsızlıkla bekliyorum. İyi bir iş çıkar.”

“Teşekkürler.”

Koç bir kez daha gülerek döndü ve yürümeye başladı. Bir süre gidişini izleyen Ashley, başını çevirdiğinde

İi Bill ile göz göze geldi.

Bill antrenmanı bırakmış ve Ashley’i izliyordu. Onun endişeli ve korkulu bakışlarına Ashley gülümseyerek baş parmağını kaldırdı. Bill tezahürat yaptı, ardından diğerleri de şaşkınlıkla Ashley ve Bill’e bakarak tezahürat yapıp kollarını salladı.

‘Soğuk algınlığım geçti ama hala iyi değilim’ bahanesiyle antrenmanlardan uzak kalıyordu. Koçuyla görüşüp bir karar alacaklarını söylediklerinde buz hokeyi takımındakiler kabul etmek zorunda kalmıştı. Sadece birkaç gün olmuştu ama Ashley’nin geri dönmesini gerçekten bekledikleri belliydi.

Ashley, eşyalarını toplarken telefonunu çıkardı.

[Koi, yarın antrenmana geri dönüyorum.]

Mesajı yazarken duraksadı. Sonra aklına iyi bir fikir geldi. Mesajı silip telefonu tekrar cebine koydu. Tam o sırada antrenmanın bittiğini belirten koçun düdüğünü duydu.

“Bill!”

Tribünlerden inerek seslendi, içeri girmekte olan Bill’i durdurdu. Bill, çite doğru yaklaşınca Ashley konuştu.

“Takıma geri dönmemi kutlamak için Green Bell’e gidelim mi? Ben ısmarlıyorum.”

“Harika. Hey çocuklar!”

Bill hızla arkasını dönerek diğer çocuklara haberi verdi. Uzaklaşan Bill’i izleyen Ashley düşündü. ‘Bu şekilde amigo takımıyla doğal olarak takılacağız.’

Bilindiği üzere amigo takımları ve spor takımları birbirine yakındır. Ariel ile çıkmaya başlamasının nedeni de sıkça görüşmeleriydi. İki takım tesadüfen restoranda karşılaşsa bile birlikte otururlardı.

‘Biraz zaman geçirip sonrasında Koi ile beraber ayrılırım.’

Ashley ıslık çalarak eşyalarını topladı ve dışarı çıktı. Dışarı çıktıklarında arabalarına binecekler ve Green Bell’e gideceklerdi. Plan mükemmeldi.

Ta ki gerçekler kendini gösterene kadar.

***

“Bu ne anlama geliyor?”

Ashley suratını asarak sordu. Ariel da dudaklarıyla ‘Ben de bilmiyorum.’ dedi. Sadece amigo takımının kızları gülümsüyordu. Küçük planlarını fark eden Ariel afalladı ama kalkıp gitmek istemedi. Saygınlığını korumak için derin bir nefes aldı. 

Ama Ashley farklıydı. Onurunu korumaktan çok, Koi’nin kendisinden en uzak yerde oturuyor olması daha önemliydi. Hem de iki amigo kız arasında.

Ashley dişlerini sıkarak kısık bir sesle “Ayrıldığımızı onlara söylemedin mi?” diye sorduğunda Ariel gülümseyerek dişlerinin arasından fısıldadı.

“Tabii ki söyledim, deli miyim ben? Senin gibi bir pislikle hala çıkıyormuş gibi yapar mıyım?”

“Öyleyse bu durum ne?”

Ariel da bilmiyordu. Ellerini kaldırdı ve güçlükle gülümseyerek etrafındakilere baktı. “Neden kendi yerimize dönmüyoruz, aramızda konuşmamız gereken şeyler var. Amigo takımı ve buz hokeyi takımı olarak ayrı ayrı oturalım.”

Yardımcı kaptan hemen araya girdi. “Önce yemek yiyip sonra konuşsak olmaz mı, Al?”

Diğerlerinin de başlarını sallayarak onayladıklarını görünce ister istemez demokrasiye boyun eğdi.

“Peki, öyleyse…”

Bu kez buz hokeyi takımından biri konuştu. “Neden bahsediyorsunuz? Ne konuşacaksınız?”

Ariel cevap veremeden yardımcı kaptan konuştu. “Amigo takımı kıyafetlerimizi  değiştireceğiz. Yeni tasarımlar seçeceğiz.”

Buz hokeyi takımından biri daha araya girdi. “O halde neden hep birlikte bakmıyoruz? Biz de yardımcı oluruz.”

Amigo takımındaki kızlar hemen kabul etti. Ashley ve Ariel dışında herkes bu durumdan memnun görünüyordu. Yer değiştirme planı suya düşmüştü.

************************************************************************************************

Ashley’nin aşkından gözünün kör olması gelecek hayallerinde bile şimdiden Koi’yi düşünmesi içimi eritiyor. Ve Al’a tam bu aralarda ısınmaya başladım. Aslında çok iyi bir kız. Hadi bakalım sonraki bölüm kaldığımız yerden devam. -Ashily

Etiketler: novel oku Lick Me Up If You Can [Novel] 1. Kitap 71. Bölüm, novel Lick Me Up If You Can [Novel] 1. Kitap 71. Bölüm, online Lick Me Up If You Can [Novel] 1. Kitap 71. Bölüm oku, Lick Me Up If You Can [Novel] 1. Kitap 71. Bölüm bölüm, Lick Me Up If You Can [Novel] 1. Kitap 71. Bölüm yüksek kalite, Lick Me Up If You Can [Novel] 1. Kitap 71. Bölüm light novel, ,

Yorum

Sunucu değişikliğinden ötürü bölümlerde sayfalar hatalı olabilir. Gerekli güncellemeleri yapıyoruz ancak biraz zaman alacak. Sabrınız için teşekkürler🌸

X