Koyu Switch Mode

Lick Me Up If You Can [Novel] 1. Kitap, 64. Bölüm

A+ A-

Çevirmen: Ashily


***64. Kısım****

Ashley bir süre yanlış duyduğunu düşündü. Şu anda Koi’nin söylediklerine inanamıyordu. Koi böyle bir şey söylemiş olamazdı. Kesinlikle. Hatalı olan Ashley Miller’dı. Bundan emindi. Bu yüzden gözlerinin önündeki gerçeği görmezden geldi. Yüzünü buruşturmuş ve gözleri dolmuş bir şekilde ona bakan Koi’nin ifadesi kesinlikle doğru değildi.

Ashley tekrar sordu. “…Yanlış mı duydum?”

Şimdi bile, Koi’nin her şeyin bir şaka olduğunu söylemesini bekliyordu ve ona sarılmaya hazırdı. Hala gülümseyen Ashley onun cevabını bekledi. ‘Hadi, Koi. Söyle, çabuk.’

‘Az önce söylediklerin doğru değildi.’

Ancak bir kez daha beklentileri boşa çıktı. Koi’nin titreyen sesiyle zar zor söylediği şey, Ashley’nin yüzündeki gülümsemeyi tamamen sildi.

“Dönüşüm yüzünden aklın yerinde değil.” Koi devam etti. “Yakında kendine geleceksin ve sen de yanıldığını fark edeceksin.”

O ana kadar onu yukarı kaldıran Ashley, yavaşça aşağı indirdi. Suda Koi’nin belini tutmaya devam ederek konuştu.

“Dönüşüm geçirdim, delirmedim.”

Ashley’nin sözlerine rağmen, Koi tekrar başını sağa sola salladı. Bu güçlü inkar, Ashley’nin gerçeği kabul etmesini sağladı. Koi onu reddediyordu. Onun duygularını, hislerini tamamen saçmalık olarak değerlendiriyordu. Buna asla katlanamazdı.

Ashley derin bir nefes alıp verdi. “Neden…”

Az kalsın bağıracaktı ama kendini zor tuttu. Şu anda bir şekilde Koi’yi sakinleştirmeliydi. Ama bunu düşünürken bile, neden duygularını kabul etmediği konusunda öfkesi kabarıyordu ve neredeyse küfretmek üzereydi.

“Koi.” Öfkesini bastırarak sakin bir sesle konuşmaya başladı. “Neden bana inanmıyorsun? Bunun dönüşümle bir alakası yok. Seni başından beri seviyordum.”

Ashley’nin tutkulu sözlerini sessizce dinleyen Koi, başını sağa sola salladı. Konuşmasa da, bu inkarın en net işaretiydi.

“Koi, ciddiyim.” Ashley hızla devam etti. “Seni seviyorum, Koi. Hep sevdim. Arkadaş olarak değil, bu aşk. Seni gerçekten seviyorum.”

Ashley, duygularını göğsünü açıp içini gösterecek kadar içten şekilde aktardığına inandı. Ancak tutkulu itirafının ardından, Koi yavaşça konuştu.

“Ben… ben.” Kesik kesik nefes alarak titrek bir sesle fısıldadı. “Ben seni sevmiyorum.”

Ashley inanamayarak nefes verdi. Başını eğik tutan ve onun yüzüne bakmayan Koi aceleyle ekledi. “Gerçekten, seni sevmiyorum. Sana hiç o gözle bakmadım.”

“Koi.”

“Seni tamamen arkadaş olarak görüyorum ve o yüzden buradayım. Hepsi bu.”

“Koi.”

“Beni sevdiğini düşünmen kesinlikle bir yanılsama ve ben seni…”

Bir kez daha onun kendisini sevmediğini duymak Ashley’i çıldırtacaktı. Sonunda bağırarak Koi’yi susturdu. “Koi!”

Amacına ulaşmıştı ama ruh hali berbattı. Hızla susan Koi, huzursuz bir şekilde kıpırdanırken, Ashley  neler olup bittiğini anlayamıyordu.

‘Neden?’

‘Neden olmasın ki, neden?’

‘Sana seni sevdiğimi söyledim. Peki sen neden duygularını reddediyorsun? Beni seviyorsun, bunu açıkça ifade ettin. Bütün bedenin bunu söylüyor. Neden böyle davranıyorsun?’

Ancak Koi’nin kulakları hareket etmiyordu. Gülümseyen yüzü de yoktu artık. Ashley, gerçekten feromonlar yüzünden delirdiğini bile düşündü.

“…Artık gitmeliyim.”

Koi, Ashley’i omuzlarından itti. Tabii ki yerinden oynatamadı. Suda çırpınarak Ashley’nin belini tutan ellerinden kurtulmaya çalıştı.

“Gerçekten gitmeliyim. Eve dönmezsem babam kızacak.”

Ashley, ondan kurtalmak için mücadele eden Koi’ye soğuk bir yüzle baktı.

‘Onu hapsetsem mi?’

Bu pek de zor değildi. Yeterince boş oda vardı ve polisler gelip arasa bile, bulamayacakları güvenli bir oda (Sığınak veya panik odası olarak bilinir. Dış saldırılardan veya doğal afetlerden korunmak için koruyucu özelliklere sahip bir alan.) da vardı. ‘Koi’yi oraya kapatırsam, bir daha kimse onu bulamaz.’

‘Beni sevdiğini itiraf etmesine de gerek kalmaz.’

‘Onu hapsetmem yeterli. Ne kadar uğraşırsa uğraşsın, asla kaçamaz. Beni sevmediğini söylediği saçmalıkları da artık duymamış olurum. Ayrıca onun bütün dünyası ben olurum.’

Koi ona seslendi. “Ash.”

Köşeye sıkışmıştı ve bir şeylerin ters gittiğini hissetmiş gibiydi. Yavaşça başını kaldırıp Ashley’nin yüzüne baktığında ifadesi korkuyla doluydu. Belki de Ashley’nin onu hapsetmeyi düşündüğünü fark etmişti.

‘Fark etse ne olur?’ Connor Niles’ın yapabileceği hiçbir şey yoktu. Şimdi gelip, “Yalan söyledim, aslında seni seviyorum,” diye ağlasa bile artık çok geçti. Ashley hiçbir şey söylemeden Koi’ye baktı.

‘Keşke tecavüz etseydim.’

O zaman Koi belki de Omega’ya dönüşürdü. Bu kadar çok feromonla çevriliyken ve bir Baskın Alfa’nın yanındayken hala Beta olarak kalmasının ardından Ashley’nin aklına başka bir fikir gelmiyordu.

‘Şimdi bile çok geç değil.’

‘Onu böyle kucaklamaya devam edeyim,’ diye düşündü Ashley. ‘Tüm bedenini feromonlarla sararım hatta karnının içini feromonla doldururum. Kesinlikle Omega’ya dönüşür. Hamile bile kalabilir. Fark etmez.’

‘Tamamen benim olur.’

Ashley gerçekten bunu düşündü. Başka yolu yoktu. Belki de feromonlar onu delirtiyordu. Öz kontrolünü kaybetmişti. Aklında tek bir şey vardı. Yoğun bir sahiplenme duygusu.

‘Koi’ye sahip olmalıyım.’

Koi şaşkınlıkla çığlık attı. “…Ah!”

Ashley belini sıkıca kavrayıp onu güçlü bir şekilde kucakladı. Vücutlarını birbirine bastırdı, soğuk suya karşın sıcak bedenleri buluşmuştu.

“…Ash.”

Koi, Ashley’e baktı. Gözlerinde belirgin bir korku vardı. Ashley’i ilk kez böyle görüyordu. Belli ki inanılmaz derecede öfkeliydi. Babasının yaptığı gibi ona vurabilirdi. ‘Acı verici olurdu ama önemli değil. Eğer Ashley vurursa, bunu memnuniyetle kabul ederim,’ diye düşündü.

Korkuyla gözlerini kapattı. Tüm bedeni kasılmıştı ve titriyordu, sonrasında Ashley konuştu.

“…Seni öpmem için mi gözlerini kapadın?”

Şaşkınlıkla sormuştu. Koi, bu soru karşısında irkilerek yavaşça gözlerini açtı. Hala korkuyordu ama Ashley’nin yüzündeki ifade beklenmedikti. Kaşlarını çatmış şekilde ona baktığını görünce gözlerini kırpıştırdı.

“Hayır, ben, şey…” Kekeleyerek cevap verdi. “Senin… beni döveceğini düşündüm.”

“Dövmek mi? Ben mi? Seni mi?”

Ashley derin bir nefes aldı. Koi tekrar omuzlarını büzdü. Onun tepkisini izleyen Ashley hayret içindeydi. Biraz önce bundan daha kötüsünü düşünüyordu ama dövmek hiç aklında yoktu. Kendisinin yarısından daha küçük olan bu küçük bedenin neresine vurabilirdi ki?

“Seni dövmem söz konusu bile değil.”

Derin bir iç çekişin ardından onu azarladı ama aslında yapmayı düşündüğü şeyin de çok farklı olmadığının farkına varmıştı. 

‘Koi’yi zorla dönüştürmek.’

Onu hapsetmeyi ve tecavüz etmeyi bile düşünmüştü. Ne kadar korkunç bir düşünceydi. Ama şimdi bile Ashley, buna karşı çok güçlü bir çekim hissediyordu.

‘Hayır, ben o adamdan farklıyım.’

Ashley kendini suçladı. ‘Koi’yi bu şekilde benim olmaya zorlarsam o adamdan ne farkım kalır?’

Bunu yapamazdı. O, Koi’yi seviyordu. Bu yüzden onu koruyacak, ona değer verecekti. ‘Sırf istediğim olmuyor diye onu zorlamayacağım, asla.’

Ashley, kendine söz vererek Koi’yi tekrar kucakladı. Omzuna başını yasladı ve hafif ten kokusunu içine çekerek derin bir nefes aldı.

Bir süre kıpırdamadan durdu. Nihayet başını kaldırdığında, zihnini kaplayan karanlık arzular da yatışmıştı.

“…Artık, çıkalım.” Alçak bir sesle konuşan Ashley yavaşça kollarını gevşetti. “Seni eve götüreceğim.”

Ashley kollarının arasındaki Koi’nin vücudunun biraz gevşediğini hissetti. Ona bakan gözlerinde korkunun yerini endişe almıştı.

Ashley’nin tuhaf davrandığını fark eden Koi sordu. “İyi misin…?”

Ashley cevap vermek yerine onu yanağından öptü. Koi’nin hızla kızardığını gören Ashley gülümsedi, tıpkı başından beri yaptığı gibi. Bu gülümsemeyi gören Koi biraz olsun rahatlamış görünüyordu, omuzları gevşedi.

Ashley, onun geri çekilip yanından geçmesini ve aceleyle sudan çıkmasını sessizce izledi. Yavaşça havuzdan dışarı doğru yüzerken malikaneye doğru koşan Koi’ye bakmaya devam etti.

Kendi içindeki karanlık saplantıya karşı inatla savaşarak.

************************************************************************************************

-> Selam arkadaşlar. Size yazarın omegaverse evreninin işleyişinden bahsedeceğimi söylemiştim. Yazarın tüm serilerinde tüm Baskın Alfalar sosyopat olmaya meyilli. Hepsinin duygusal olarak bağlandıkları kişilere karşı aşırı bir sevgisi ve paylaşamama dürtüsü mevcut. (Diğer serilerini okuduysanız fark etmişsinizdir.)

Ashley artık bir Baskın Alfa olduğu için ya da cinsel kimliğinin onu yönlendirmesi ve dürtülerinin değişmesi sonucu bir tık sosyopata daha yakın olacak. İç sesindeki kendisiyle olan tartışmalarından anlayabilirsiniz. Ama bu Koi’ye karşı şiddet gösterecek falan anlamına gelmiyor. Koi’ye aşık olduğu için zarar vermesi mümkün değil zaten. Ona tecavüz etmemek için önce kendine zarar vermeyi seçiyor önceki bölümde de hatırlarsanız. -Ashily

Etiketler: novel oku Lick Me Up If You Can [Novel] 1. Kitap, 64. Bölüm, novel Lick Me Up If You Can [Novel] 1. Kitap, 64. Bölüm, online Lick Me Up If You Can [Novel] 1. Kitap, 64. Bölüm oku, Lick Me Up If You Can [Novel] 1. Kitap, 64. Bölüm bölüm, Lick Me Up If You Can [Novel] 1. Kitap, 64. Bölüm yüksek kalite, Lick Me Up If You Can [Novel] 1. Kitap, 64. Bölüm light novel, ,

Yorum

Sunucu değişikliğinden ötürü bölümlerde sayfalar hatalı olabilir. Gerekli güncellemeleri yapıyoruz ancak biraz zaman alacak. Sabrınız için teşekkürler🌸

X