Koyu Switch Mode

Lick Me Up If You Can [Novel] 1. Kitap, 60. Bölüm

A+ A-

Çevirmen: Ashily


***60. Kısım***

Koi’yi götürürken Ashley’nin ağzından tek bir kelime bile çıkmadı. Sınıf arkadaşlarına selam vermedi, ufak bir gülümseme bile göstermedi. Sanki Koi kaçacakmış gibi kolunu sıkıca tutarak hızlı adımlarla ilerliyordu. Bu yüzden Koi de onunla birlikte sürükleniyor, hatta ayaklarının yere değmediğini hissederek aceleyle peşinden yürüyordu.

Ashley’nin Koi’yi götürdüğü yer tenha bir binanın arka tarafında, çok az kişinin gittiği sakin bir yoldu. Oraya varınca Ashley durdu ve Koi’ye baktı. Koi nefes nefese kalmıştı yine de Ashley onu bırakmadı. İki kolunu birden tutarak bakışlarını onunkiyle buluşturdu

“Haa, haa.” Bir süre Koi’nin nefes alışverişini izledi. Koi’nin nefesi biraz olsun düzeldikten sonra, nihayet konuştu. “İyi misin?”

Koi aceleyle başını salladı. “E-Evet.”

Başını kaldırmaya cesaret edemeyerek yere baktı. Ashley konuşmaya devam etti. “Dün ne oldu?”

‘Tam tahmin ettiğim gibi.’

Koi, yavaşlamış nabzının tekrar  yeniden hızlandığını hissetti ve kekeledi. “N-Ne oldu ki?”

Hala başını kaldıramıyordu. Onunla göz göze gelmemekte ısrar eden Koi’nin tepkisi Ashley’i daha da endişelendirdi.

“Dün gelemeyeceğini söyledin. O saatten sonra senden haber alamadım, ne kadar endişelendiğimi biliyor musun?”

Koi çabucak özür diledi.  “Öz-Özür dilerim.”

Bu açıkça kendi hatasıydı. Ashley her şeyden habersiz aniden tokat yemiş gibi olmuştu. Hem de Corner Niles gibi biri tarafından.

‘Ne kadar şok edici olmalı.’ Koi suçluluk duygusuyla tekrar özür diledi. “Özür dilerim, bu kadar endişeleneceğini düşünmemiştim.”

Ashley, normalden daha ciddi bir sesle Koi’yi azarladı. “Buluşmak için sözleşmiştik ve seni bekliyordum. Birkaç satırlık mesaj gönderip telefonu kapatırsan kim olsa endişelenir.”

Koi başını daha da aşağı eğdi. “Özür dilerim….”

Tekrar özür dileyince Ashley bir süre sessiz kaldı. Koi, kendisine sessizce bakan Ashley’nin gözlerinin üzerinde olduğunu hissederek iyice çekindi. Uzun bir sessizliğin ardından, Ashley derin bir nefes verdi.

“Dünkü test nasıl geçti?”

‘Tanrıya şükür.’ Ashley daha fazla soru sormamaya karar vermiş gibiydi. Koi onun bu inceliğine minnettar kalarak başını salladı. 

“İyi. Testi geçtim.”

“Peki, sevindim.”

Ashley konuşurken Koi’nin tepkisini dikkatle izledi. ‘Koi bugün bir garip.  Hayır, önceki günden beri garip.’ O mesajı gönderip ortadan kaybolmasından, gözlerini kaçırmasına kadar, Ashley’nin ona neler olduğu hakkında hiçbir fikri yoktu.

‘Evde bir şey mi oldu acaba?’

Aklına gelen tek şey buydu. Koi’nin aniden ondan uzaklaşması için hiçbir sebep yoktu.

“Koi.”

Ashley yumuşak bir sesle ona seslenince Koi irkildi. Ashley hala Koi’nin yüz ifadesini göremiyordu ve konuşmaya devam etti.

“Eğer yardım edebileceğim bir şey varsa lütfen söyle. Yardım edemeyeceğimi düşünsen bile söyle. Birlikte düşünürsek bir çözüm bulabiliriz belki.”

Ashley, Koi’yi rahatlatmak için devam etti. “Biz arkadaşız.”

Bu sözler Koi’nin o ana kadar zorla toparladığı moralini mahvetti.

‘Arkadaş, evet, biz arkadaşız. Ash bana sadece arkadaşı olarak iyi davranıyordu ama ben bunun farkında bile değildim ve her şeyi yanlış anladım.’

‘Eğer onu sevdiğimi öğrenirse, Ash…’

Koi, sadece hayal etmekle bile nefesinin kesildiğini hissetti. Ashley iyi bir çocuk olduğu için Koi’yi hor görmezdi. Ama kesinlikle bu ilişkiyi daha sürdüremezdi. Koi’den uzak durur ve sabahları bile onunla görüşüp selamlaşmayabilirdi.

Ashley’nin kendisini görmezden gelip gittiğini hayal etmek bile Koi’nin kalbini acıtıyordu. 

‘Saklamalıyım.’ Koi dudaklarını ısırarak kendine söz verdi. ‘Asla öğrenmemeli. Ben Ashley’nin sadece arkadaşıyım. Pekala.’ 

Derin bir nefes aldıktan sonra zar zor başını salladı. “Evet, teşekkür ederim.”

Öyle olmasını istese bile sesinde güçten eser yoktu. Koi kendini toparlamaya çalışarak ekledi. “Öyle yapacağım.”

“…”

Ashley sessizce Koi’ye baktı.  Bir şeyler tuhaftı. Hayır, her şey tuhaftı. Koi’nin ona bakmaması, sesinin sürekli titremesi, Ashley’in sorularına kısa cevaplar vermesi, hepsi tuhaftı.

Ashley’i her gördüğünde sevinçle ne yapacağını bilemeyen Koi artık gülümsemiyordu. ‘Ne olmuş olabilir?’

Koi, sıkıca tuttuğu ellerinin arasında titriyordu. Eğer biraz bile gevşetirse kaçacakmış gibi hissettiği için Ashley onun kolunu daha sıkı kavradı.

“Koi.” Gerçekten ihtimali yoktu ama sormadan edemedi. “Bir şey mi yaptım?”

“Ne… hayır, öyle bir şey yok!”

Koi şaşkınlıkla farkında olmadan başını kaldırmıştı. İlk kez göz göze geldiler ama Ashley’nin umduğu gibi değildi. Kendisine gülümsemek yerine masmavi bir yüzle bakan Koi’nin bu yüzünü ilk kez görüyordu.

Üstelik gözleri endişeyle titriyordu. Solgun dudakları da titriyordu.

Bunu gören Ashley de şaşkınlıktan donakaldı. Koi hata yaptığını fark edip aceleyle konuştu. “Şey, sadece biraz hastaydım. Gerçekten, önemli bir şey yok.”

‘Yalan.’ Ashley, panikle konuşan Koi’ye bakarken düşündü. Çok açık bir şekilde yalan söylüyordu. Bu halini görüp de sözlerine kanması için dünyanın en büyük aptalı olması gerekirdi.

Kesin olan bir şey vardı ki Koi’nin, Ashley’e gerçeği söylemeye hiç niyeti yoktu. Ashley bunu çok net görebiliyordu. Sadece nedenini tahmin edemiyordu.

“Koi…”

“Şey, bir de.” Ashley konuşmak üzereyken Koi aceleyle ekledi. “Artık seninle antrenman yapamayacağım. A-Amigo takımına katıldım. Bu yüzden, derslerden sonra pratik yapmamız gerekiyor. Bitince geç oluyor, dolayısıyla paten antrenmanına yetişemem. Şimdiye kadar yaptıkların için teşekkür ederim.”

“…”

Koi sanki gece boyunca ezberlediği bir senaryoyu okuyormuş gibi sesi çatallaşarak konuştu. Ashley, başını eğmiş halde kelimeleri birbiri ardına sıralayan Koi’yi ciddi bir ifadeyle izledi. “Koi.”

“Sayende geçtim, gerçekten teşekkür ederim. Hepsi senin sayende Ash ama artık bana yardım etmene ihtiyacım yok.”

“Koi!”

Ashley aniden bağırarak Koi’nin kolunu sıktı. Korkmuş Koi, gözleri fal taşı gibi açılarak konuşmayı kestiğinde Ashley de durup ona baktı.

“…Üzgünüm, Koi. Özür dilerim.” Ashley aceleyle sesini alçaltarak özür diledi ve başını eğip derin bir nefes aldı. Bu arada Koi’yi hala sıkıca tutuyordu.

“Bağırdığım için özür dilerim. Ama gerçekten anlamıyorum. Neden böylesin?”

“Hiçbir nedeni yok.”

“Yalan söyleme.” Ashley bağırma isteğini bastırarak mümkün olduğunca sakin bir sesle konuştu. “Bir şey oldu, değil mi? Bana kızgın mısın? Sana karşı bir hata mı yaptım? Söyle, konuşmazsan bilemem.”

Ashley ısrarla sordu. Koi, köşeye sıkışmış gibi hissederek titreyen bir sesle cevap verdi. “Hayır, sen… sen yanlış bir şey yapmadın.”

“Yalan.”

“Gerçekten.” Koi’nin gözleri yaşla doldu. “Gerçekten. Sen bir şey yapmadın. Hata… bende.”

“Ne?” Ashley şaşkınlıkla sordu. Gözünden akan yaşlara engel olamayan Koi elleriyle gözlerini ovuşturdu. Gözyaşları yere damladı. Onun bu hali Ashley’nin kafasını daha da karıştırdı. ‘Sadece bir gün içinde ne olmuş olabilir?’ Hiç tahmin edemiyordu.

“Koi…” Ashley tekrar konuşmaya başladı. Neler olup bittiğini öğrenmesi gerekiyordu.  Şu anki duruma katlanamıyordu. Koi, yüzüne bile bakmıyordu. Gülümsemiyordu. Her zaman hareket eden kulakları bile kıpırdamıyordu. Ashley bunun sebebini anlayamıyordu.

‘Ne oldu?’

Sabırsızlıkla tekrar soracaktı ki…

“Artık yeter.” Koi, Ashley’i itmeye çalıştı. Ellerini göğsüne dayayıp sertçe itti ama tabii ki Ashley kımıldamadı. Aksine, Koi onu ittiği için geriye doğru tökezlemişti ve neredeyse düşüyordu. Ashley onu tuttuğu için dengesini zar zor sağlayabildi. 

Sonrasında Koi aceleyle konuştu. “D-Ders başlıyor, gitmem lazım. Artık, bu konuyu kapatalım, lütfen.”

“Koi.” Ashley tekrar kolunu sıkıca tuttu. “Bunu yapamazsın. Konuşmayı burada kesmemizi mi istiyorsun? Koi, şaka mı yapıyorsun? Ciddi misin? Seninle hala konuşmak istediğim şeyler var.”

“Konuşacak bir şey yok, dedim ya.”

“Beni dinlemen gerek!”

Artık kendini tutamayıp bağırdı. Koi onu sürekli reddediyordu. Bu, Ashley’i buna daha fazla dayanamaz hale getiriyordu. Koi’nin solgun yüzüne bakarak dişlerini sıktı.

‘…Ne?’ 

Birden Ashley’nin gözlerinin önü karardı.

************************************************************************************************

Koi’ye gerçekten çok üzülüyorum ama bu aşırı dramatik hali beni sinir ediyor. Mesela kendini toplayıp üzüldüğü şeyi çat diye dile getirmesini isterdim -Ashily

Etiketler: novel oku Lick Me Up If You Can [Novel] 1. Kitap, 60. Bölüm, novel Lick Me Up If You Can [Novel] 1. Kitap, 60. Bölüm, online Lick Me Up If You Can [Novel] 1. Kitap, 60. Bölüm oku, Lick Me Up If You Can [Novel] 1. Kitap, 60. Bölüm bölüm, Lick Me Up If You Can [Novel] 1. Kitap, 60. Bölüm yüksek kalite, Lick Me Up If You Can [Novel] 1. Kitap, 60. Bölüm light novel, ,

Yorum

Sunucu değişikliğinden ötürü bölümlerde sayfalar hatalı olabilir. Gerekli güncellemeleri yapıyoruz ancak biraz zaman alacak. Sabrınız için teşekkürler🌸

X