Koyu Switch Mode

Lick Me Up If You Can [Novel] 1. Kitap, 57. Bölüm

A+ A-

Çevirmen: Ashily


***57. Kısım***

Sırıtan ve yumruk atmaya kalkışan ikili arasında kalan diğerleri hızla araya girdi. 

“Hey, hey.”

“Sakin olun. Sen de çok fazla drama izlemeyi bırak.”

Sonunda istediğini yapamayan taraf, yüzünde öfkeli bir ifadeyle atamadığı yumruğunu sıkarken homurdandı. “Salak, sevdiği için öyle yapıyor. Bunun adı kıskançlık. Sevdiğim kişinin iyi yönlerini sadece ben bilmek istiyorum gibi bir şey…”

“Demek istiyorsun ki Ash, Koi’yi seviyor mu?”

Aniden ortaya atılan bu sözle etraftan şaşkın bağırışlar yükseldi.

“Ne?”

“Bu da ne demek oluyor?”

“Hayır, ikisi de beta ve erkek.”

“Evet, üstelik Ash kısa bir süre önce okulun kraliçesi Al ile çıkıyordu!”

Bu, aksini ispat etmek için yeterli bir sebepti. Herkes bu düşünceye katıldı.

“Evet, ne olursa olsun bu doğru olamaz. Koi sevimli ama Al’dan ayrıldıktan sonra onunla çıkacak kadar değil, üstelik aynı cinsiyetteler.”

“Peki, o zaman başka ne olabilir?”

Birbirlerine bakmalarına rağmen başka bir cevap bulamadılar. Sorunun cevabı bulunmuştu ama onlar bunu kabul edemedikleri için hemen karşı çıktılar ve başa döndüler. Tekrar aynı cevabı aldılar ve her defasında daha güçlü bir şekilde reddettiler. Bunu birkaç kez tekrarladıktan sonra sonunda yoruldular ve pes ettiler.

“Hadi yemek yiyelim. Açlıktan ölüyorum.”

Birinin bu sözlerini diğerleri de onayladı.

“Ash’in Koi’yi sevip sevmemesinin ne önemi var?”

“Yine de bu biraz fazla.”

“Artık karnımızı doyuralım.”

“Evet. İkisi kendi aralarında halletsin. Ben peynirli hamburger alacağım.”

“Hey, yolda karar verin. Green Bell’de buluşalım.”

Sonunda Green Bell’e gitmek üzere anlaşarak kendi arabalarına doğru yürüdüler. İlk tartıştıkları konuyla hiç alakası olmayan bir sonuca varmışlardı.

***

Otoparka doğru giderken Ashley az önce olanları tamamen unutmuştu. Aklında sadece Koi vardı.

‘Acaba Koi, dün ne demek istediğimi anladı mı?’

Gece boyunca bunu düşünerek uyumamış olmalıydı ama öte yandan bu, bütün gece Ashley’i düşünerek uyanık kaldığı anlamına geliyordu. Koi’nin bütün gece onu düşünerek uyanık kaldığını düşündüğünde ağzı sevgiden gelen bir hisle tatlandı.

‘Koi, Koi, Koi.’

Ashley, arabasına yaslanarak Koi’nin gelmesini beklerken bileğindeki saate baktı. ‘Çoktan gelmiş olmalıydı. Test uzun mu sürdü acaba?’

‘Neyse önemli değil. Ne kadar sürerse sürsün beklerim.’ Ashley tek bir yöne doğru baktı. Amigo kız takımının antrenman yaptığı salonun olduğu yöne.

‘Şimdi Koi oradan kızarmış yüzüyle koşarak gelecek.’ Hayal kurmaya devam etti. ‘Testi geçtiğini söyleyecek. Ben de onu tebrik ederek kucaklayacağım. Kollarımın arasına sığacak kadar küçük ve sevimli olacak.’

Yüzünde bir gülümseme oluştu ve kalbi hızla çarpmaya başladı.

‘Sonra arabaya binmesini söylerim ve her ihtimale karşı kapıları kilitlemeyi unutmamalıyım. Tabii ki Koi fark etmeyecek ve eve gidene kadar yol boyunca testten bahsedecek. Ne kadar gergin olduğunu, hangi hataları yaptığını, bunları nasıl telafi ettiğini anlatacak. Ben de onu ne kadar yemek istediğimi düşünürken biraz şaşırarak, biraz hayranlıkla başımı sallayacağım.’

Koi’yi düşünmek bile yüzünden gülümse oluşturuyordu. Partide itiraf etme planını değiştirmeye karar verdi. ‘O güne kadar bekleyemeyeceğim.’ Ashley gülümseyerek hayal kurmaya devam etti.

‘O konuşmayı bitirdiğinde sabrım tükenmiş olacak. O zamana kadar eve varmış oluruz. Onu kamelyada yemeğe davet edeceğim. Hazırlanan yiyecekleri çıkaracağım ve akşam olduğunda bahçedeki lambalar yanacak. Sonra ona lambanın altında soracağım, sorumun cevabını düşündün mü?’

Yüzü kızaracak. Ne yapacağını bilemeyip gözlerini kaçıracak. Ama o sırada kulakları hareket edecek. Bunu saklayamayacak. Ona yeterince zaman vereceğim. Belki dayanamayıp elini tutabilirim. Ve ona diyeceğim ki, Seni seviyorum.’

‘Seni arkadaş olarak değil, aşık biri olarak seviyorum ve sana tamamen kapıldım. Tüm gün senden başka bir şey düşünemiyorum.’

‘Ne kadar da şaşıracaksın.’

‘Ama bu sefer geri adım atmayacağım.’ Ashley, cevap alana kadar onu sevdiğini fısıldayacak ve sonunda Koi itiraf etmek zorunda kalacak. Ben de seni seviyorum, diye.

“Hah.” Derin bir nefes verdi. Gözlerini kapatıp başını geriye yaslayan Ashley, nefes alıp vererek sakinleşmeye çalıştı. Ama kalbi bir türlü sakinleşmiyordu ve sonunda pes etti.

‘Hadi Koi, çabuk gel.’ Aynı yöne tekrar baktığında, telefonunun bildirim sesi duyuldu. 

Ashley, gülümseyerek mesajı okurken olduğu yerde kaldı.

[Ash, üzgünüm. Bugün antrenman yapmayacağım].

Yaslandığı arabadan doğrulup mesajı yavaşça bir kez daha okudu. İçeriği değişmemişti.

[Önden git, üzgünüm. -Koi.]

Tatlı hayallere dalmış Ashley, üzerine soğuk su dökülmüş gibi hissediyordu. Kaç kez okusa da aynıydı. Yüzündeki gülümseme yavaşça kayboldu ve yerini kafa karışıklığı aldı.

“Bu da ne…?”

***

Koi mesajı gönderdikten sonra bir süre yazdığı kelimelere baktı. Ama ne kadar okumaya çalışırsa çalışsın sürekli akan gözyaşları yüzünden düzgünce okuyamadı. Sonunda yazdıklarını okuyamayınca telefonunu kapattı. Ashley’nin geri arayıp aramadığını bilmiyordu. Aklı bunu düşünemeyecek kadar başka şeylerle doluydu.

‘Acıdığı içinmiş.’

Gözyaşları yeniden aktı, bacaklarını kendine çekip yüzünü dizlerine gömerek hıçkırarak ağladı. Aceleyle okuldan ayrılmıştı ama yanlış yola sapmıştı. Acil fren yapmasına rağmen bisikleti eğimli yolda yuvarlanıp yere çarpınca düşen Koi, tüm acısına rağmen kalkıp bisikletinin durumunu kontrol etti. Ama incelerken gözyaşlarına boğuldu ve yere oturup ağladı.

<İyice düşün. Bugün senin için ne yaptığımı ve bunu neden yaptığımı.>

Ashley’nin sözleri zihninde yankılandı.

<Bu ne anlama geliyor, biliyor musun?>

Koi, hıçkırarak bu kelimeler üzerine düşündü.

<İyice düşünürsen, ne demek istediğimi anlayacaksın. Zaten cevabı biliyorsun.>

‘Evet, öyleymiş.’ Hıçkırarak ağlarken dudaklarını ısırarak kendini tutmaya çalıştı. ‘Bu sadece şefkat duygusuymuş.’

‘Artık kesinlikle biliyorum. Seni çok fena yanlış anladığımı fark ettim.’ 

Ashley’nin onu sevmesinin imkanı yoktu, nasıl böyle bir yanılgıya düşebilirdi?

<Cevap zaten içinde.>

‘Evet, biliyorum. Her şeyi biliyorum.’

‘Doğru cevap buydu, peki neden bu kadar saçma hayallere kapıldım?’

Koi, boş bir şekilde mırıldandı. “Seviyorum…”

Kendi sesi kulaklarında yankılandı. O anda nihayet göz ardı ettiği gerçeği kabul etti. ‘Ashley Miller’ı seviyorum. Connor Niles gibi biri. Benim gibi biri nasıl olur da onu severim?’

‘Ashley sadece bana üzüldüğü için benimle ilgilendi.’

“Ühühüh, ühühü…”

Gözyaşları durmaksızın akmaya devam etti. ‘Nasıl bu kadar çok ağlayabiliyorum,’ diye düşündü. Ne kadar ağlarsa ağlasın gözyaşları durmuyordu. Hıçkırıklarla nefesi kesilirken, titreyerek ağladı. Nefes almaya çalışarak başını kaldırdı.

‘Onunla konuşmadığım iyi oldu.’

Grubun konuşmalarını duyduğuna sevindi. Az kalsın geri dönülmez bir hata yapacaktı.

‘Benden hoşlanıyor musun? diye sorsaydım, Ashley ne kadar şaşırırdı?’

Gözyaşları yine aktı, kollarıyla gözlerini kapattı ama baskı altında olan göz kapaklarından yaşlar akmaya devam etti.

‘Bana sadece acımış, bense haddimi bilmeden ona farklı duygular beslemeye cüret ettim.’

Ashley’nin onu küçümserkenki halini hayal etmek zor değildi. Ona neden bahsettiğini, bu yüzden onun gibi insanlarla uğraşmaması gerektiğini, zavallının teki olduğunu söyleyebilirdi.

“Ühühühü…’

Gözyaşları tekrar aktı. Koi bu kez yüksek sesle ağlamaya başladı.

Bu sırada Ashley, Koi’nin telefonunun kapandan dolayı duyduğu sıkıntıyla onu bulmaya çalışarak yolda gidiyordu. Koi’nin bisikletini, her zaman bıraktığı yer boştu. O eski bisikletiyle ne kadar hızlı giderse gitsin, uzağa gidemeyeceğini düşündü ve aceleyle Porsche Cayenne’ini sürdü ama ondan hiç iz yoktu. Endişeyle küfrederek etrafta didik didik Koi’yi aradı.

Koi hıçkırarak ağlarken, Ashley onun kıvrıldığı yokuşu görmeden yanından geçti ve hızla uzaklaştı. Koi kırılmış bisikletiyle, darmadağınık bir halde sendeleyerek tepeye geri çıktığında Ashley çoktan gitmişti.

************************************************************************************************

Ashley Koi’yi burada bulsa nasıl olurdu hayal edebiliyorum sanırım, Koi’yi evine götürür zorla konuşturur sonra da onu sevdiğini söylerdi. Bu bölümün hüznününe rağmen ne olacağına dair merakım çok fazla. Bolca konuşarak çeviriye devam edeceğim. Öpüldünüz -Ashily

Etiketler: novel oku Lick Me Up If You Can [Novel] 1. Kitap, 57. Bölüm, novel Lick Me Up If You Can [Novel] 1. Kitap, 57. Bölüm, online Lick Me Up If You Can [Novel] 1. Kitap, 57. Bölüm oku, Lick Me Up If You Can [Novel] 1. Kitap, 57. Bölüm bölüm, Lick Me Up If You Can [Novel] 1. Kitap, 57. Bölüm yüksek kalite, Lick Me Up If You Can [Novel] 1. Kitap, 57. Bölüm light novel, ,

Yorum

Sunucu değişikliğinden ötürü bölümlerde sayfalar hatalı olabilir. Gerekli güncellemeleri yapıyoruz ancak biraz zaman alacak. Sabrınız için teşekkürler🌸

X