Koyu Switch Mode

Lick Me Up If You Can [Novel] 1. Kitap, 45. Bölüm

A+ A-

Çevirmen: Ashily


***45. Kısım***

Uzanıp Koiyi tekrar kucaklayıp bağrına basma arzusunu bastırmak için ellerini cebine soktu.

“Peki o zaman.” Ashley, sakin bir şekilde konuşmaya devam etti. “Bu sefer neden kaçtın? Yine ergenlik mi?”

“Ah, hayır.”

Koi başını salladı ama ona bakmaya cesaret edemedi. ‘Tam da şimdi Ashley ile karşılaşmak zorunda mıydım?’ Zihinsel olarak kendini hazırlamadan ona bu kadar çabuk yakalanacağını düşünmemişti.

Kalbi hızla atmaya devam etti. Gizlice ona baktığında Ashley’nin ellerini cebinden çıkarıp kollarını kavuşturduğunu gördü. Ve bunu gördüğü an Koi’nin beti benzi attı.

‘Olamaz, bana kızmış. Tabii ki hiç kimse onu gördüğü anda kendisinden kaçan birinden hoşlanmaz.’

Üzgün bir şekilde duran Koi’ye bakan Ashley’nin aklında bambaşka düşünceler vardı.

‘Sana sıkıca sarılmak istiyorum.’

Elleri ceplerinde olmasına rağmen ona sarılma isteğini engellemek için kollarını birbirine kavuşturdu. Ancak bu geçici önlem bile uzun süre işe yaramayacaktı. Bu duruma bir an önce son vermesi gerekiyordu.

Ashley ona tekrar seslendi. “Koi.”

Koi irkilerek omuzlarını silktiğinde başının üzerinde derin bir nefes duydu. Ne yapacağını bilmeyen Koi sağa sola bakınırken birden Ashley’in yüzü karşısında belirdi.

“Hiiyh!” İstemsizce geri çekilmeye çalışan Koi’yi, kollarından tutup sabitleyen Ashley gülümsedi. “Nereye gidiyorsun?”

Koi hareket edemeyince Ashley ile yüz yüze gelmek zorunda kaldı. Endişesinin aksine Ashley hiç de kızgın görünmüyordu. Hatta  ona her zamanki gibi gülümsediğini gördüğünde endişesi biraz azaldı.

‘Her şey yolunda mı?’

Gözlerini kırpıştırarak baktığında Ashley konuşmaya başladı.

“Kızgın değilim, o yüzden endişelenme.”

Nazik sesi samimiydi. Ashley ona bakmaya devam eden Koi’ye bir kez daha gülümsedi.

‘Şükürler olsun.’ Sonunda rahatlayan Koi’nin yüzü gevşedi ve gerginlik kaybolunca yerini sevinç aldı.

‘Ashley.’ Bu düşünceyle kulaklarını oynattığını fark edip hızla onları tutan Koi’nin yüzü kızardı. Dün kulaklarını hareket ettirmemeye karar vermişti ama yine alışkanlığı devreye girmişti. Ashley’nin yüzünü gördüğü an o kadar sevinmişti ki kulakları kendiliğinden hareket etmişti.

‘Tanrım!’ Ashley yüksek sesle güldüğünde Koi utançtan yerin dibine girmek üzere olduğunu hissetti. Neredeyse gözünden yaşlar akacaktı ama Ashley onu o kadar sevimli bulmuştu ki, kucaklayıp öpmemek için kendini zor tutuyordu. ‘Koi, neden bu kadar tatlısın?’

Ashley, iki eliyle kulaklarını tutan ve ne yapacağını bilemeyen Koi’ye bakarken düşündü. ‘Seni seviyorum, Koi.’

Kalbi yerinden fırlayacakmış gibi hissediyordu. İlk kez biri için kalbi böylesine hızlı atıyordu. Aynı şekilde hoşlandığı kişiye ilk kez hiçbir şey yapamıyordu.

‘Ona sarılmak istiyorum. Kulağını ısırmak istiyorum. Dudaklarını öpmek ne kadar tatlı olurdu kim bilir?’ 

Ashley, iç çekişini bastırmak için dişlerini sıktı. Derin bir nefes alarak kendini sakinleştirmek yerine Koi’nin bileğini nazikçe tuttu. Koi, kıpkırmızı olmuş yüzüyle ona baktı. O anda Ashley’nin aklını tehlikeli bir dürtü ele geçirdi. ‘Ah, Koi’yi bu şekilde tutup odama kilitlemek istiyorum.’

Bir suçlu olmaktan kıl payı kurtulan Ashley yatıştırıcı bir sesle konuştu. “Derse geç kalacağız, Koi.”  

Koi gözlerini kırpıştırarak “Üzgünüm” dedikten sonra aceleyle arkasını döndüğünde, Ashley büyük adımlarla ona yetişti ve yan yana yürürken sordu.

“Dün gece eve sorunsuz gittin mi? Bir şey olmadı değil mi?”

“Ah, evet.”

Ashley normal bir şekilde sormuştu ama Koi’nin kalbi tekrar hızla atmaya başladı. ‘Acaba Ashley de o siteye girip yazıları okuyor mu? Benim yazımı görmüş olabilir mi? Hayır, Ashley gibi popüler çocuklar böyle şeyler yapmaz. Arkadaşları var, ders çalışması gerekiyor ve buz hokeyi takımının kaptanı. Böyle şeylerle uğraşacak vakti yoktur.’

‘Eğer okumuş olsaydı, benimle bu kadar rahat konuşmazdı.’

Koi, oldukça mantıklı ve gerçeğe yakın bir sonuca varmıştı. Ama endişesi hala geçmemişti. Sonunda dayanamayarak ağzını açtı. “A-Ashley.”

“Efendim?”

Hemen gelen cevaba karşın Koi dikkatlice konuşmaya devam etti.

“Şey, ders çalışırken nasıl çalışıyorsun? Hani, internette soru sorulan siteler var ya, oralara girip bakıyor musun?”

‘Bu bir nevi sorgu mu?’ Ashley şaşırıp gülse de soğukkanlılıkla cevap verdi:

“Hayır, ben akademik siteler dışında başka sitelere girmiyorum.”

Koi sevinçle “Gerçekten mi?” dedikten sonra tekrar endişeyle sordu. “Bilirsin işte, mesaj panoları falan, sorunlarını yazdığın yerler. Onlara da mı girmiyorsun?

Ashley tereddütsüz cevap verdi. “Girmiyorum.”

Gerçekten de girmediği için çekinmeden konuştu. “Ben öyle sitelere girmem. O tür yazıları okumak hiç eğlenceli değil.”

“Ah, anladım.”

‘Tanrıya şükür.’ Koi derin bir nefes alarak rahatladı. Sorduğu için gerçekten mutluydu. Artık tamamen rahatlayabilirdi. Huzur içerisinde nefes aldığında birdenbire kuş cıvıltısı gibi bir ses duydu. Ashley ıslık çalıyordu. Koi, ıslık çalarak yürüyen Ashley’e baktı. “İyi bir şey mi oldu? Keyfin yerinde görünüyor.”

“Ne? Hayır, pek sayılmaz. Değişik bir şey yok.” Ashley bunu söylerken içten bir şekilde gülümsediğinde Koi şaşkınlıkla “Tamam,” dedi ama hala aklına takılan bir şey vardı. ‘Neden bugün böyle? Ashley her zaman gülümsüyor ama bugün özellikle daha mutlu görünüyor.’

Yanlış mı gördüm diye düşünen Koi başını sağa sola salladı. Şu ana kadar bir tane bile yorumu okuyamamıştı. Bu yüzden sorunları hâlâ çözülmemişti ve danışacak kimsesi yoktu. Tek arkadaşı ve aynı zamanda sorununun kaynağı dışında.

‘Peki Ashley’e sorarsam ne der?’

Koi, tekrar Ashley’e baktı. Hiçbir şey dememesine rağmen Ashley de ona baktı. Göz göze geldiklerinde yine gülümsedi. Koi afallayarak gözlerini kaçırdı.

‘Yapamam, asla.’ Kıpkırmızı yüzle düşündü. ‘Bunu nasıl sorarım? Hem de ona. İmkansız.’

Ashley’nin o yazıyı görmemiş olmasına şükretmeliydi. Üstelik bunu kendi ağzıyla sorması saçmalıktı.

‘Lütfen o yazıyı Ashley asla görmesin.’

Koi tüm kalbiyle dua ederken, Ashley yanındaki Koi’ye bakarak başka bir şey düşünüyordu.

‘Onu yemek istiyorum.’

***

Beklendiği gibi okul sitedeki yazıyla ilgili konuşmalarla çalkalanıyordu. Yazının içeriği sıradan ve önemsiz şeylerdi, asıl sorun yazan kişinin kim olduğuydu. Okulun süperstarına aşık olduğunu itiraf eden bir yazı, enerjik lise öğrencileri için kaçırılmayacak bir dedikoduydu.

“Hey, o yazıyı gördünüz mü? Pano’ya yüklenen şeyi.”

“Ugh.” Öğle yemeğinde oturur oturmaz Bill’in bu konuyu açmasıyla su içmekte olan Koi boğuluyordu.

“Koi, iyi misin?” Ashley endişeyle ona baktı. Aynı anda herkesin gözü ona dikildi, Koi öksürerek elleriyle işaret etti. “İyiyim, sadece su, öhöm.”

Koi öksürmeye devam ederken ona bakan çocuklar tekrar kendi aralarında konuşmaya başladılar.

“Gördüm, o kesin Ashley değil mi?”

“Hey, sen de mi öyle düşündün? Ben de!”

“Tabii ki Ashley. Bir ‘Ashley Miller’ yazmadığı kalmış.”

“Kim acaba? Ashley’nin yakın olduğu biri var mı?”

Koi, kalbi sıkışarak hamburgerin kağıdını açtı. Tabii ki tüm dikkati konuşmadaydı ve aç olduğunu bile hissetmiyordu. Tam normal görünmeye çalışıp hiçbir şey olmamış gibi davranırken çocuklardan biri bağırdı.

“Yoksa Koi mi?”

O anda Koi’nin nefesi kesildi. Bir anda yüzündeki tüm kan çekildi ve kalbi hızla atmaya başladı. Aniden Ashley araya girdi. “Yarın evime gelmek ister misiniz?”

“Ne?”

“Yarın mı?”

Konu hızla değişmişti. Koi şaşkınlıkla Ashley’e baktı. Ashley ona bakmadan buz hokeyi takımındaki çocuklara konuştu. “Hafta sonu. Antrenman yok, ne dersiniz?”

“Harika!”

“Tabii ki harika, konuşmaya bile gerek yok!”

“Hey kız arkadaşımı da getirebilir miyim?”

Her taraftan heyecanlı sesler yükseldi. Ashley onlara bakmaya devam ederek öneride bulundu. “O halde isteyen herkesi davet edelim. Ne dersiniz?”

“Gerçekten bunu yapabilir miyiz?”

“Evinin kapısında güvenlik var.”

Mantıklı bir soruydu ama bu Ashley için büyük bir sorun değildi. “Site içinde parti yapmak için ortak bir alan var. Açık yüzme havuzu da var. Orayı kullanırız. Oraya giriş daha kolay.”

“Ah, harika, o zaman.”

“Öyleyse birçok kişi gelebilir.”

“Bunu nasıl duyuracağız? Sadece arkadaşlarımıza mı söyleyelim?”

Bu sorunu da Ashley kolayca çözdü. Gülümseyerek konuştu. “Pano’ya yazalım mı?”

************************************************************************************************

Ah be Ashley nasıl da sevdiceği için kendini feda ediyor -Ashily

Etiketler: novel oku Lick Me Up If You Can [Novel] 1. Kitap, 45. Bölüm, novel Lick Me Up If You Can [Novel] 1. Kitap, 45. Bölüm, online Lick Me Up If You Can [Novel] 1. Kitap, 45. Bölüm oku, Lick Me Up If You Can [Novel] 1. Kitap, 45. Bölüm bölüm, Lick Me Up If You Can [Novel] 1. Kitap, 45. Bölüm yüksek kalite, Lick Me Up If You Can [Novel] 1. Kitap, 45. Bölüm light novel, ,

Yorum

Sunucu değişikliğinden ötürü bölümlerde sayfalar hatalı olabilir. Gerekli güncellemeleri yapıyoruz ancak biraz zaman alacak. Sabrınız için teşekkürler🌸

X