Koyu Switch Mode

Lick Me Up If You Can [Novel] 1. Kitap, 22. Bölüm

A+ A-

Çevirmen: Ashily


***22. Bölüm***

“Bu evde yaşamanın özel bir nedeni var mı?”

Ashley arabayı park ederken Koi’nin sorusuna cevap verdi.

“Kapıda güvenlik var, dolayısıyla güvenli.”

Önemini sormuştu ama beklediğinden farklı bir yanıt almıştı. Bunun üzerine daha fazlasını sormaktan utanan Koi, “Anlıyorum” deyip sustu.

Arabayı yavaşça durduran Ashley kontağı kapattıktan sonra arabadan indi. Koi de peşinden emniyet kemerini çıkarıp arabadan inerken aniden gözüne çarpan şey ile olduğu yerde durdu.

“Ah.”

Onun tepkisi üzerine önden giden Ashley arkasına baktı. Koi’ye ne olduğunu soran gözlerle baktığında Koi’nin arka koltuğu işaret ettiğini gördü.

“Oyuncak bebekler.”

İstemsizce işaret ettiği yönü takip eden Ashley kısa süre sonra ne olduğunu anladı. Arka koltukta emniyet kemerleri takılmış çirkin oyuncak bebekleri gören Koi’nin yüzü aydınlandı. “Onlarla birlikte yolculuk ediyormuşuz.”

“Emniyet kemerlerini bile sıkıca bağladım.”

“Öyle görünüyor.” Koi yüksek sesle güldü. Verdiği hediyelerin bunca zamandır Ashley’nin yanında olduğunu düşündükçe gülümsemesine engel olamıyordu. Kulaklarına bakan Ashley ağzını açtı. 

“Dün…”

Koi duyduğu alçak ses karşısında başını kaldırdı. Ashley’nin arkasından esen rüzgar parlak sarı saçlarını birbirine karıştırıyordu. Koi’den biraz uzakta duran Ashley, ona bakarak sözlerini devam ettirdi. “Neden gitmedin?”

Koi’nin soruyu anlaması biraz zaman aldı. Ashley gözlerini kırpıştırıp ona bakan Koi’nin gözlerinin içine baktı. “Dün ateşim yüzünden aklım başımda olmadığı için  elini tuttum ama ben uyuyana kadar yanımda kalman yeterliydi, değil mi? Eğer ben uyuduktan sonra elimi bırakmış olsaydın, fark etmeyecektim. Neden gitmedin?” Ciddi bir sesle ekledi. “Üstelik ertesi gün sınavın vardı.”

Elbette başka fırsatları da olacaktı yine de elindeki fırsatı kaçırması üzücü olurdu. Sınavdan önce gergin olduğu için uyuyamıyor olabilirdi. Ancak Koi, Ashley tarafından alıkonulmuştu ve bir aksilik çıkmaması için tüm hazırlıklarını yeniden kontrol etmesi gereken zamanını boşa harcamıştı.

Ashley bunun nedenini merak ediyordu. Bir cevap beklerken sonunda Koi’nin dudakları aralandı. Yüzü yavaşça aydınlandı ve gülümsemeyle doldu. “Sana söz vermiştim, Ash. Senin yanında olacağıma dair.”

Ash, Koi’nin gülümseyen yüzüne hayranlıkla baktı. Arkasından esen serin rüzgar tüm vücuduna çarpıyordu. Ama soğuğu hiç hissetmiyordu. Nedense yanakları yanıyordu ve kalbi daha da hızlı atıyordu.

Tam o sırada batmaya başlayan güneş, Koi’nin yüzünü turuncu bir parıltıyla renklendirdi ve yukarı bakan kahverengi gözlerini altın gibi parlattı.

‘Ah.’ Ashley eliyle ağzını kapattı. Eğer bunu yapmasaydı, hızla atan kalbi ağzından fırlayacakmış gibi hissetti.

‘Gerçekleşmeyecek sözlere inanmıyorum.’ diye düşündü. ‘Yanımda olacağına asla inanmıyorum. Bunların hepsi yalan.’

‘Fakat.’ Koi’nin gülümseyen yüzü Ashley’nin görüşünü kapladı. ‘Peki neden sözlerin kalbimi bu denli hızlı attırıyor?’

*

*

Ashley’nin evi her zamanki gibi boştu. Koi aniden evdeki bu sessizliğin nedenini merak etti, içeride hiç de birileri varmış gibi gelmiyordu.

“Çalışanlar ne zaman geliyor?”

Ashley, Koi’nin sorusuna kısa bir cevap verdi. “İzinliler.”

“Anladım… Peki ne zaman gelecekler?”

“Umm, sanırım önümüzdeki hafta.” İsteksizce konuşan Ashley ekledi. “Birkaç güne yetecek kadar yiyecek hazırladılar,  yetmezse sipariş verebilir ya da dışarıda yiyebiliriz.”

“Peki.”

Koi bunu söyledi ama içten içe önemli olan tek şeyin yemek olmadığını düşünüyordu. Ashley’nin geniş malikanede yemek ısıtıp akşam yemeğini tek başına yediğini hayal etmek zor değildi.

“Ben de…”

“Ne?”

Sessizce mırıldanan Koi hızla başını salladı. “Ah, hayır, bir şey yok.”

Elbette Ashley ve o tamamen farklıydı. Tek arkadaşı Ashley olan, her zaman okulla ve part time işiyle meşgul olan, eski bir karavanda ev ödevlerini yaparken titreyen ışığa karşı mücadele eden ve sarhoş babasından kaçınmak için yatakta hareket etmeden uyuyor numarası yapmak zorunda kalan Connor Niles ile o nasıl aynı olabilirdi?

Ama artık bunun bir önemi yoktu. Çünkü Koi şu anda mutluydu. Bugün başarısız olduğu sınavı unutmaya karar verdi.

“Peki izinli olmadıklarında ne ne zaman geliyorlar?” diye sorduğunda Ashley cevap verdi. “Ben etrafta olmadığım zaman.”

“Neden?”

Ashley Koi’ye merak ettiği şeyi kolaylıkla anlattı.

“Çünkü benimle karşılaşmaktan mümkün olduğu kadar uzak durmak sözleşmenin bir şartı.”

Koi beklenmedik cevap karşısında şaşırdı ve tekrar sordu. “Ne? Neden?” 

Ashley, sorusunu yine gelişigüzel bir şekilde yanıtladı.

“Çünkü babam mahremiyete çok önem veriyor.”

Koi hâlâ anlamamıştı ama daha fazlasını sormadı. Dünyada pek çok insan ve pek çok farklı yaşam biçimi vardı. Üstelik Ashley’nin ailesi gibi zengin insanların hayatlarını ne kadar anlatılırsa anlatılsın Koi anlayamıyordu.

Koi, Ashley’i mutfağa doğru takip ederken “O zaman yemeğini sen mi hazırlıyorsun?” diye sordu. 

Ashley bir yandan buzdolabının kapağını açıp içine bakarken bir yandan da cevap verdi. “Çoğu zaman evet. Eğer özel bir şey istersem, not bırakıyorum ya da babamın sekreterine söylüyorum.”

Koi usulca mırıldandı. “Anlıyorum…”  

Ashley’nin okuldaki hayatı diğer öğrencilerden pek farklı değildi ama okuldan çıktığında büyük bir fark vardı. Koi, ikinci kez gelmiş olmasına rağmen hâlâ alışamadığı evin büyüklüğünden korkarak Ashley’i arkasından takip etti.

“Önce akşam yemeği yiyelim.”

Mutfağa kadar peşinden giden Koi, geriye bakıp konuşan Ashley’i başıyla onayladı. “Hmm.”

İkinci kattaki mutfağın aksine, yemek için kullanılan ana mutfak kocaman bir ev büyüklüğündeydi ve dört tane buzdolabı bile vardı. Tasarımlara bakıldığında, hepsinin farklı amaçlarla kullanıldığı ortadaydı ancak Ashley yalnız yaşadığı için Koi bu evde bu kadar çok buzdolabı olacağını hiç düşünmemişti.

Yine de bu kadar büyük bir mutfağı doldurmak için dört tane buzdolabının olması çok tuhaf değildi. Sadece gömme fırın değil, tezgah da inanılmaz büyüktü. Özenle dizilmiş mutfak aletleri ve çok sayıdaki bıçaklar, sanki ünlü bir restoranın mutfağına bakıyormuşçasına çeşitlilik gösteriyordu ve fiyatları hakkında fazla bilgisi olmayan Koi bile bunların son derece pahalı olduğunu anlayabilirdi.

‘Vay canına,’ Koi muntazam bir şekilde düzenlenmiş mutfağa baktı ve Ashley’nin buzdolabının kapağını açıp içine baktığını gördü ve hızla ona yaklaştı. “Sana yardım edeceğim.”

Koi’nin sözleri üzerine Ashley dolaptan bir tabak çıkardı ve başını bile çevirmeden ona uzattı. Tabaktaki önceden pişirilmiş büyük tavuk streçle sarılmıştı.

“250 derecede 30 dakika fırına koyun.” Ashley tabağa iliştirilmiş post-it notunu yüksek sesle okuduktan sonra şunları söyledi. “Fırına koy, hepsini birlikte ısıtalım.”

Daha önce hiç görmediği fırını nasıl kullanacağını bilmediği için kafası karışan Koi, bu sözlerle rahatlayarak başını salladı. “Tamam.”

Daha sonra Ashley birkaç tabak daha çıkardı. Düğmesine basarak fırını çalıştırdı ve ısınmasını beklerken buzdolabındaki yiyeceklere tekrar baktı.

“Salatayı neli seversin? Karides ve avokadolu mu? Marullu ve somonlu mu? Yoksa tavuklu mu?”

“Ah…”

Koi hangisini seçeceğini bilemediği için tereddüt etti ama Ashley üçünü de çıkarıp masaya koydu. 

Ashley tabakları çıkarırken Koi de yardım etmek için uzandı ama Ashley ondan önce davranmıştı.

Bunun üzerine peçeteleri çıkarmak için uzandığında, Ashley ondan önce almıştı ve çatal bıçakları çıkarmak için etrafına bakındığında, Ashley büyük adımlarla yanına gelip çok sayıdaki çekmeceden birini açmıştı. Sonra Ashley’nin beş şişe kadar salata sosu çıkardığını gören Koi, bu sefer ona yardımcı olacağından emindi.

“Ah.”

Şişeleri getirmesine yardım etmek isteyen Koi, Ashley’nin bir elinde üç, diğer elinde iki şişeyle döndüğünü görünce şaşkına döndü.

Sadece sos şişesinin ucundan tutması gerekiyordu.

Koi, Ashley’nin uzun, kalın eklemlerinin arasındaki şişeleri görünce hafifçe iç çekti. Tam o sırada fırındaki yemeklerin ısındığını belirten bir ‘Ding’ sesi duyuldu. Ama bu bile Ashley’nin sorumluluğundaydı.

‘Ash’e gerçekten hiçbir yardımım dokunmuyor…’

Etiketler: novel oku Lick Me Up If You Can [Novel] 1. Kitap, 22. Bölüm, novel Lick Me Up If You Can [Novel] 1. Kitap, 22. Bölüm, online Lick Me Up If You Can [Novel] 1. Kitap, 22. Bölüm oku, Lick Me Up If You Can [Novel] 1. Kitap, 22. Bölüm bölüm, Lick Me Up If You Can [Novel] 1. Kitap, 22. Bölüm yüksek kalite, Lick Me Up If You Can [Novel] 1. Kitap, 22. Bölüm light novel, ,

Yorum

Sunucu değişikliğinden ötürü bölümlerde sayfalar hatalı olabilir. Gerekli güncellemeleri yapıyoruz ancak biraz zaman alacak. Sabrınız için teşekkürler🌸

X