Çevirmen: Ashily
***21. Kısım***
Ashley’nin arabası sınav yapılacağı okula, sınav saatinden 15 dakika önce ulaştı. Yolcu koltuğunda oturan ve bembeyaz bir yüzle derin nefesler alan Koi, Ashley’nin gözlerinin önünde parmağını şıklatmasıyla ancak kendine gelebildi.
“Geldik.”
“Ha? Uh?” Gözlerini kırpıştıran Koi geçte olsa kendini topladı. “T-Teşekkür ederim. Gerçekten zamanında geldin…”
Ona hayranlık duyarken bir yandan da endişeliydi. Dikkatlice “Her şey yolunda mı?” diye sordu çünkü onun kendini aşırı derecede yormuş olabileceğini düşündü. Ashley sanki Koi’nin aklından geçeni okumuş gibi şaka yaptı.
“Vücudum mu yoksa arabam mı?”
“İkisi birden.”
Ciddi bir şekilde cevap veren Koi’ye sakin bir şekilde yanıt verdi.
“Belki biraz yakıt attırırım.”
“Peki ya vücudun? Sanırım soğuk algınlığın henüz geçmedi.”
Ashley, Koi’nin alnına dokunmaya çalışan elinden kaçınarak cevap verdi. “İçeri gir hadi. Ben burada bekleyeceğim.”
“Bekleyecek misin?”
“Evet.” Ashley gelişigüzel bir şekilde ekledi. “Benim için endişelenme, sen dönene kadar zaman öldüreceğim.”
“Peki…” Koi tereddüt içinde arabadan indi. Cep telefonunu Ashley’e bıraktı. “Ah, sınavdan sonra burada mı buluşacağız?”
“Evet. Sınavdan sonra burada buluşuruz.”
“Tamam.”
Koi, Ashley’nin cevabını duyduktan sonra hızla arkasını döndü ve sınav salonuna doğru koştu. Çok gelmeden arkasındaki aracın korna sesini duyan Ashley arabayı çalıştırdı.
‘…Sanırım yine ateşim çıkıyor.’
Tek başına kaldığında birden kendini yorgun hissetti. İlacın etkisi geçmiş gibiydi. Sonuçta Koi’nin ona verdiği ilacın üzerinden çoktan 12 saat geçmişti. Arabasını yavaşça yakınlardaki bir eczaneye doğru sürmeye başladı.
‘İlaç içip biraz uyuyacağım.’ Bunları düşünen Ashley çok geçmeden gözden kaçırdığı bir şeyin farkına vardı. Pijamalarının hala üzerinde olduğu gerçeğinin.
“…Haa.”
Derin bir iç çektikten sonra arabasının direksiyonunu çevirdi. ‘Önce eve dönüp üzerimi değiştireyim.’
Arabayı sürmeye devam ettikçe yapmayı planladığı şeyler birer birer arttı. ‘Önce duş alayım, sonra üstümü değiştirip bir şeyler yerim ve evde ilaç var mı diye bakarım…’
Yapması gereken iş arttıkça bedeninin ve zihninin daha da ağırlaştığını hissetti. ‘Keşke böyle zamanlarda yanımda biri olsaydı. Benim için hiçbir şey yapmasına gerek yok. Sadece yanımda olsun yeter.’
Aniden aklına Koi’nin yüzü geldi ve hızla başını salladı. Bunun sebebi Koi’nin bir önceki gün onunla ilgilendiğini hatırlamasıydı. Özel bir anlamı yoktu. Direksiyonu çevirdi ve kendine kendine konuştu.
‘Asla.’
***
‘Bittim ben.’
Koi aklı bomboş şekilde dışarı çıktı. Soruların ne olduğunu dahi hatırlamıyordu. Sınav boyunca tek düşünebildiği Ashley’di.
‘Nasıl acaba? Yanakları kızarmıştı. Hala ateşi var mı? Şimdi düşününce, gözleri de odaklanamıyordu. Ona gidip dinlenmesini söylemeliydim. Sınavdan çıktıktan sonra yürüyebilirdim.’
‘Ah, kendine gel. Şimdi bunları düşünmenin sırası değil. Kendimi toplamam gerekiyor. Ashley’i hastalığına rağmen buralara kadar getirdim, peki ya testi geçemezsem ne olacak? Topla kendini!’
…Hala burada mı acaba?
Kendine gel, Connor Niles!
Bayılmış olabilir mi ya da başka bir şey?
Connor Niles, sınava odaklan!
Ashley lütfen evine gidip dinlenmiş ol.
Connor Niles!
Koi sınav boyunca kendi içinde bu şekilde ikiye ayrılıp kendiyle mücadele etti ve sınav sona erdi. Sonunda tamamen bitik bir halde dışarı çıktı.
Dışarıda park edilmiş bir sürü araba vardı. Sınavdan çıkan çocuklarını almaya gelen velilerin arabalarıydı. Normal zamanda olsaydı Koi’nin yanlarından bisikletiyle geçip her zamanki gibi tek başına eve dönmesi gerekecekti.
Ama bu kez farklıydı. Koi endişe ve heyecan karışımı bir duyguyla sıraya girmiş arabalara bakarak yürüdü.
Ashley hala burada değil mi?
Hayal kırıklığına uğrasam bile sorun değil.
Kendini kötü hissediyorsa dinlenmesi daha iyidir.
Bir süreliğine de olsa mutlu oldum.
Sorun yok, ben her zaman yalnızdım.
Her ne kadar tek başıma kalsam da.
Eve gittiyse Ash beni bekliyor olur, değil mi?
Varlığından mutlu olmuştum.
Bir ileri bir geri giden duygularının hareketi bir hız trenine binmek gibiydi. Koi ilk defa bu kadar çeşitli duyguyu bir arada hissediyordu.
Ancak bu farklı duygular hissettiklerinin sadece küçük bir kısmıydı. Kalbi kalabalık arabaların arasında Ash’in Cayenne’sini gördüğü anda tarif edilemez bir şekilde hızlı atmaya başladı.
‘Ah.’
Sınavda başarısız olmanın üzüntüsü ortadan kalktı. Tek düşünebildiği Ashley’di.
‘Ash, Ash, Ash.’
Adını defalarca kez tekrarlayarak hızlı adımlarla ona doğru yürüdü. Adımları daha da hızlandı ve kısa sürede koşmaya dönüştü. Ashley’i göreceği düşüncesiyle kalbi deli gibi çarpıyordu. Hızla atan kalbi bile onu durduramadı. Ondan o kadar uzakta olmamasına rağmen öylesine heyecanlandı ki dayanamayacak gibi hissediyordu.
Nefes nefese arabaya ulaşan Koi, arabanın kapısını açamayınca bir anlığına duraksadı.
‘Ya başkasının arabasıysa?’
Gereksiz endişelerle tereddüt eden Koi, dikkatlice arabanın camından içeri baktı. Yanılmıyordu. Araba gerçekten de Ashley’nindi. Ashley şoför koltuğunda başını arkaya yaslamış halde uyuyordu.
Koi orada durdu ve bir süre ona baktı. Daha önce hissetmediği karmaşık duygular zihnini işgal etti. Kendini acınası, üzgün; aynı zamanda minnettar ve mutlu hissediyordu.
‘Ha?’
Tam bu sırada birden Ashley irkildi ve gözlerini açtı. Yorgunmuş gibi ensesini ovuşturup nefes verdi ve başını çevirdi. Kendisini arabanın camından izleyen Koi ile göz göze geldi
Bir süre ikisi de birbirlerine öylece baktılar. Ashley dalgın gözlerle Koi’ye baktıktan bir kaç saniye sonra Koi’nin gerçekten karşısında durduğunu idrak etti.
“Ah.”
Bir an için şaşıran Ashley uzanıp yanındaki koltuğun kapısını açtı. Kapının açılmasıyla kendine gelen Koi aceleyle arabaya bindi. “Çok bekledin mi?”
Ashley “Biraz,” diye yanıt verdi.
Çok geçmeden onun üzerindeki salaş bir gömlek ve kot pantolonu fark eden Koi gülümsedi ve konuştu. “Eve mi gittin?”
Ashley arabayı çalıştırıp yola çıkmaya hazırlanırken cevap verdi. “Pijamalarımlaydım.”
“Sorun değildi, her halinle harikasın.”
Koi’nin içtenlikle söylediği sözlere Ashley kıkırdayarak cevap verdi.
“Beni gerçekten çok seviyorsun, değil mi?”
Koi utandı ama bunu inkar etmedi. Aslında Ashley her zaman havalıydı. Basit bir tişört ve kot pantolonla bile çok havalı görünüyordu. Muhtemelen hasta olduğu için genellikle mükemmel şekilde geriye doğru taradığı saçları bugün gelişigüzel alnına düşüyordu ama Koi her iki durumda da onu çok hoş buluyordu.
Ashley yola çıkıp arabayı sürmeye başladıktan sonra “Sınav nasıldı? İyi geçti mi?” diye sorduğunda Koi belli belirsiz cevap verdi. “Fena değil…”
Ardından hızla konuyu değiştirdi.
“Peki sen nasılsın? Hala ateşin var mı?”
Ashley, Koi’nin sözlerini tekrarladı. “Fena değil.”
Bunu daha önce de yaptığını hatırlayan Koi istemsizce güldü. “Neden beni kopyalayıp duruyorsun?”
“Ben mi?”
“Evet sen.”
Ashley de Koi gibi güldü. Yanakları hâlâ kıpkırmızıydı ama önceki güne göre daha iyi görünüyordu. Koi ‘Tanrıya şükür,’ diye düşündü.
Kısa süre sonra daha farkına bile varmadan araba Ashley’nin evinin olduğu siteye vardı. Koi tek başına gelseydi sayısız arabanın arasında bisikletiyle bir süre bekledikten sonra Ashley’i arayıp onun ziyaretçisi olduğunu teyit ettikten sonra içeri girebilecekti. Ancak Ashley’le geldiğinde içeri girmek çok kolay ve basitti.
Kapıda sıralanan arabaların yanından geçip, sadece site sakinlerin girebildiği kapıdan hızlıca içeri girdiklerinde Koi hayrete düştü. “Bu kadar çabuk mu bitti?”
“Çünkü burada yaşıyorum.” Ashley bunu sanki çok barizmiş gibi doğal bir şekilde söyledikten sonra arabayı sürmeye devam etti.
Koi, sabah sınava yetişme derdinde olduğu için etrafa detaylıca bakacak fırsatı olmamıştı ancak şimdi Ashley’nin arabasıyla arazide yavaşça ilerlerken manzarayı inceledi ve buradaki her evin benzersiz ve görkemli olduğunu düşündü. Bazı evler o kadar büyüktü ki içlerinde biraz daha küçük bir ev gördüğünde küçük olduklarını bile düşündü.
Yine de gördüğü tüm evlerin arasında en büyüğü Ashley’ninkiydi. Koi içinden ‘Yalnız yaşamasına rağmen bu kadar büyük bir ev satın aldıklarına göre Ashley’nin ebeveynleri Ashley’i çok önemsiyor olmalı’ diye geçirdi.
************************************************************************************************
Gerçekten bu serideki saf duyguları, Ash ve Koi’nin yavaşça yakınlaşmalarını okurken eriyorum. ♥
Yorum