Kiss Me If You Can [Novel] Yan Hikaye 1. Kitap Bölüm 15: Vedalaşma

Çevirmen: Ashily
YAN HİKAYE BÖLÜM 15: VEDALAŞMA
Josh’un sözlerini duyar duymaz Isaac şaşkınlıkla “Ayrılacak mısın? Neden?” diye bağırdı.
Seth her zamanki gibi sakinliğini korusa da onun da gözleri şaşkınlıkla açılmıştı ve Henry’nin de ağzı açık kalmıştı. Biraz geçte olsa Mark sonunda konuştu. “Olamaz, Josh. Başka bir ekibe mi gidiyorsun…”
“Ah, Tabii ki de hayır. Şirketten ayrılmaya hiç niyetim yok Mark.”
Bu sözler üzerine Henry sessizce cep telefonunu çıkardı, notta Mark’ın isminin yanına “elendi” yazıp geri koydu. Onu görmezden gelen Mark tekrar sordu. “O zaman ne oldu? Neden birdenbire bunu söylüyorsun?”
“Test sonuçları kötü müydü?”
Isaac, Seth’in sorusu karşısında başını salladı.
“Olamaz Josh, C’nin test sonuçlarıyla bir ilgisi yok… değil mi?”
Isaac tereddütle sorduğunda Josh hüzünlü bir şekilde onayladı. “Ben Omega olduğum için bir süre uzak durmam onun için daha iyi olacak.”
“Ne?”
“Neden bahsediyorsun?”
“Omega olduğunu nereden biliyorlar? Bu sadece bizim sırrımız değil miydi? Nesin sen bir casus mu? Bizden aldığın bilgileri başkalarıyla paylaşırsan seni öldürüm!”
“Sakin ol, Henry.”
Hiçbiri ikna olmadı ve hepsi yaygara kopardı. Özellikle heyecanlanan Henry’i sakinleştiren Seth, bakışlarını Josh’a çevirdi.
“Anlayamıyorum Josh.” Sözlerine devam etti. “Omega olsan ne fark eder ki? “Ayrıca Omega olduğunu nereden biliyorlar? …Bunun C’nin doktorunun muayenehanesine tek başına gitmenle bir alakası var mı?”
Beklendiği gibi Seth yine cin gibiydi. Tüm gözlerinin kendisine odaklandığını hisseden Josh kısa bir iç çekti. “Laura’ya Omega olduğumu itiraf ettim.”
Josh’un itirafı üzerine herkesin gözleri genişledi. Josh durumu sakince açıkladı.
“Bunu söylemek zorundaydım. C’nin nöbet geçirmesinin nedeni feromonlarının dengesiz olması. Sebebi muhtemelen aşırı dozda ilaç… Stabil hale gelmesine Omega feromonlarının engel olduğunu söylediler. Ne de olsa feromonlar onu uyaran bir şey.”
“İlaç kullanıyorsun değil mi? Üstelik neredeyse hiç kokmuyorsun.”
Josh, Seth’in sözleri üzerine irkildi ancak kimse onun tepkisini fark etmedi. Bir süre duraksayan Josh sakinleşince cevap verdi.
“Ani bir şekilde kızışma döngüsüne girersem ve C uyarılırsa sıkıntı olur. İlaç içmemin kızışmaya girdiğimde bir faydası olmayacak, C kokumu alırsa işler tehlikeli bir hal alabilir.”
Söylediklerinin yarısı doğruydu. Daha büyük sorun Chase’in Josh’u sessizce izleyip izleyemeyeceğiydi. Omega olduğunu gizleyebilir ve Chase’in bulunduğu yerden uzakta devriyeye çıkabilirdi ama birileriyle konuştuğunda veya şüpheli bir şey gördüğünde Chase’in nasıl tepki vereceğini bilemiyordu. Üstelik eğer Chase yine feromonlarının kontrolünü kaybederse Josh kesinlikle heyecanlanacaktı. Çünkü kulağı mantığından önce tepki verecekti. Daha sonra, Josh kendi isteği dışında Chase için ölümcül sonuçlar doğuracak olan feromonlarını yayacaktı.
“Peki ya diğer Omegalar? Sette çalışanlar arasında da Omegalar var.”
Josh, Isaac’in parmak bastığı noktaya cevap verdi. “Bu konuyu Laura yönetmenle konuştu ve yönetmen C’nin çekimleri sırasında onları dışarıda bırakmaya karar verdi. Neyse ki geriye sadece birkaç sahnesi kalmış, bu sayede bunun mümkün olduğunu söylemişler.”
Çekimleri hızla bitirdikten sonra Chase, hastaneye kaldırılıp tam kapsamlı tedavi görecekti. Çok fazla ilaç kullanmıştı ve şimdi o ilaçların etkisini ortadan kaldırmak için daha fazla ilaç içmesi gerekiyordu. Josh, yanında olup ona destek olamayacağını düşündükçe daha çok üzülüyordu. Ancak şu anda Chase için en tehlikeli kişi Josh’un ta kendisiydi.
“Yine de gerçekten senin gitmen gerekiyor mu? Zaten çekilecek fazla sahnesi kalmadı.”
“İşvereninin bedenini korumak bir korumanın görevidir. Bir şey olursa uzaktan izleyemezsin.”
Jpsh bunun oldukça ikna edici bir cevap olduğunu düşündü ama Seth hâlâ ikna olmuş görünmüyordu. Josh bunu fark etmemiş gibi davranıp bakışlarını Mark’a çevirdi.
“Bunun üzerine görevden uzaklaştırılmama karar verildi. Çünkü korumalar arasındaki tek Omega benim…”
Üzücü bir şekilde Josh’un uzaklaştırıldığını gören Mark derin bir iç çekti. Josh’un işini değiştirmeyi düşünmemesi bile yeterince güzeldi ama bu şekilde işten ayrılması iyi değildi. Tam bundan sonra ne yapacağını düşünürken Seth başka bir noktaya dikkat çekti.
“Ama tuhaf olan şu ki bir işaretin var. Başka bir Alfa’nın feromonu nedeniyle kızışmaya girmen mantıklı mı?”
Hepsi aynı anda Josh’a şaşkın yüzlerle baktı, sanki ‘Ah, bu doğru’ diyorlardı. O anda Josh, Seth’i bayılana kadar dövüp bir yere kilitleme dürtüsü hissetti.
‘Çok akıllısın, Seth.’
Dişlerini sıkmamak için kendini zor tutan Josh elinden geldiğince sakin şekilde cevap verdi. “Şimdiye kadar sizin feromonlarınıza tepki vermedim ama şu anda farklı olan şey bir Baskın Alfa’nın feromonları.”
Bu kez hepsinin ifadesi ‘Öyle mi,’ der gibiydi. Baskın Alfalar hakkında kimsenin çok fazla bilgisi yoktu. Josh da Chase’le ilişkiye girmeden önce çok az şey biliyordu. Sadece göz renklerinin farklı olduğunu ve feromon birikiminin beyinlerinde sorunlara neden olduğunu biliyorlardı.
Ancak Baskın Alfalar hakkında çok şey biliyor olsaydılar bile durum farklı olmazdı. Muhtemelen herkesten daha fazla bilgiye sahip olan Steward bile bununla ilgili bir çözüm üretememişti.
Sonuç olarak ne söylerse söylesin yanlış bir şey bulamazdılar.
Hepsi düşünceli bir ifadeyle başlarını eğdiler ve Josh’un sözlerini olduğu gibi kabul ettiler. Isaac hariç.
“C’nin abisi seni daha önce feromon yağmuruna tutmamış mıydı? Koridorda.”
Bunun üzerine Josh, Isaac’i de bayılana kadar dövüp bir yere kilitleyecekler listesine ekledi.
‘Bu serseriler neden bu kadar çok şey hatırlıyor?’
Josh cevap veremeden Henry şaşkınlıkla gözlerini kırpıştırdı. “Şu herif mi? Ne zaman?”
Isaac sanki hafızasını yokluyormuş gibi kaşlarını çattı. “Bir keresinde C’yi bir partiye götürmek için malikaneye gelmişti. Durumu bildirmeye gittiğimde bunun olduğunu söylediler. Koridor o kadar feromon kokusuyla doluydu ki başımı döndürmüştü. Bir düşününce o p*ç Josh’un Omega olduğunun farkında mıydı? Nereden bildi? Yıllardır birlikte olmamıza rağmen biz bile hiçbir şey bilmiyorduk.”
“Sadece tahmin ediyordu.” Josh hemen bir bahane uydurdu. “O zamanlar kızışma dönemim yaklaşmıştı bu yüzden normalden daha fazla ilaç içmiştim. Aksi takdirde tepki verirdim. Ayrıca bu Steward’ın tavsiyesi. Laura ve C de onun söylediklerini dinliyor. Neticede ben bir çalışanım, bu yüzden bana söyleneni yapmak zorundayım, değil mi? Ne kadar çabalarsam çabalayayım, bana Omega olduğun için gitmemi söylerlerse iş bitmiş demektir.”
Son sözlerini biraz gergin bir şekilde devam ettirdi. Ama ses tonundaki tedirginliği üyeler yanlış anladı.
“Elbette öyle.”
“Özür dilerim, bu senin kararın değildi.”
“Bu haksızlık ama yapabileceğimiz bir şey yok.”
Mark başını salladıktan sonra Isaac özür diledi ve Henry de zayıf bir sesle mırıldandı.
Seth bile konuyu değiştirip “Peki bundan sonra ne yapacaksın? İşi bırakırsan izne mi ayrılacaksın?” diye sordu.
Josh, krizi güçte olsa atlattığı için biraz rahatladı. “Beklemem gerektiği söylendi. Mark, herkesten özür diliyorum ama izne ayrılabilir miyim? Setten uzak durmamı istiyorlar ve birdenbire çağrılmam da mümkün değil. Beklemede olduğum için sözleşmeyi bitirip başka bir işe de giremem…”
Mark başını salladı. “Ne demek istediğini anlıyorum. Bunu yapmaktan başka çaren yok.”
Josh’un işten uzaklaştırılmakla ilgili özellikle hoşnutsuzluğu olmaması ya da kırgın olmaması bir şanstı. Aksine kendi isteği dışında izne çıkan tek kişi o olduğu için Josh’un üzüldüğü belliydi.
“Herkes çalışırken tek giden ben olduğum için üzgünüm.”
Seth başını salladı.
“Bu senin hatan bile değil. Sana gitmeni söyleyen işverenindi.”
“Bir Baskın Alfa’yı korumak yaygın bir şey mi ki? Kafana takma.”
Isaac’in ardından Henry de Josh’un koluna dokundu ve “Hey, sonra gidip bir şeyler iç.” dedi.
Josh sırayla herkesten özür dileyip teşekkür ettikten sonra setten ayrılmaya hazırlandı. Birkaç eşyasını toplayıp son vedalaşmasını yaptıktan sonra Chase’in karavanına doğru yola çıktı. Ayrılmadan önce en azından uzaktan vedalaşabileceğini düşündü ama Laura ona engel oldu.
“Üzgünüm ama yapamazsın Josh.” Gergin bir yüz ifadesiyle konuştu. “Chase şu anda tehlikede… Feromon birikimini engellemek için iğne yaptırdım. Muhtemelen bir iki gün boyunca bilinci tamamen kapalı olacak. Bu sırada Steward, Omegaları kendisine fazla yaklaştırmamam konusunda uyarıda bulundu.”
Dediği gibi etrafta çok sayıda koruma vardı. Josh yasak olduğu için onunla görüşemeyeceğini tahmin ediyordu. Ama uzaktan da olsa vedalaşamayacağını anlayınca üzüldü. İyiymiş gibi davrandı ve gülümsedi.
“Her şey için teşekkür edecektim… O zaman yapabileceğimiz hiçbir şey yok. Lütfen benim yerime ona ilet. Teşekkürler Laura.”
“Bay Miller iyileşir iyileşmez seni geri arayacağız, Josh. Üzülme.” Laura bunları söyledikten sonra garip bir şekilde gülümsedi. İfadesinde hala bir miktar şüphe vardı.
‘Josh gerçekten bir Omega mı?’
Josh bunu fark etmemiş gibi davranıp arkasını döndü ve ilerledi. Arabayı park ettiği yer pek uzakta değildi. Yürürken karşılaştığı kişilerle selamlaştı ve sohbet etti ama arabaya bindiğinde kiminle karşılaştığını ya da ne söylediğini dahi hatırlamıyordu.
***10. Kısım***
“Babacığım!”
“Hoşgeldin Josh.”
Kapı açılır açılmaz Pitt hızla Josh’a doğru koştu ve bacağına sarıldı. Daha sonra annesi onu güler yüzle karşıladı. Pitt’in sarılmak istermiş gibi kollarını uzattığını görmek inanılmaz derecede sevimliydi ama Josh hemen hareket edemedi. Bunun nedeni Pitt’in yüzüyle Chase’in ona bakan yüzünün örtüşmesiydi. Kimsenin bu benzerliği fark etmemesi garipti.
“Babacığım?” Pitt ona seslendi. Şaşkın görünüyordu. Bunun ardından Josh, kollarını uzatıp endişeliymiş gibi bacağını çekiştiren küçük bedene sıkıca sarıldı.
‘O çok daha büyüktü.’
‘Pitt de büyüyünce Chase kadar olur mu?’ Hâlâ bir çocuk olmasına rağmen, uzun kolları ve ortalamanın üzerindeki boyu Josh’a geleceği hakkında az çok bir fikir veriyordu. Çocuğun sıcaklığını hissettikten ve kokusunu içine çektikten sonra Josh onu her zamanki gibi omzuna çıkardı. Bunun ardından o ana kadar onları izleyen annesi ağzını açtı. “Son izninin üzerinden fazla zaman geçmemişti değil mi? Benim için iyi oldu tabi.”
İş yerinde bir şeylerin ters gittiğinden endişelenmiş görünüyordu. Josh gelişigüzel yalan söyledi.
“İşverenimin sağlık durumu iyi değildi, bu yüzden tüm planlarını iptal etti. Dolayısıyla işi sona eren çalışanlar izne ayrıldı.”
“Ah, öyle mi? Çok acısı var mı?” Annesinin sempati dolu sözlerine karşın Josh’un söyleyecek bir şeyi yoktu. Bu yüzden her zaman söylediği sözleri tekrar etti. “İşverenim hakkında konuşamam Anne.”
“Haklısın. Özür dilerim. Umarım yakında iyileşir.”
************************************************************************************************
Selamlarrr ballar ♥
Bu benim üzüldüğüm bölümlerden biri. Vedalaşamadılar. Benim bile kalbim kırıldı. Sevdiğin kişi hasta yatıyor ve sen onu yalnız bırakıyorsun. İkisi için de üzüldüğüm yerlerden.
Bu arada Seth yine zekasına aşık etti bu bölüm beni. Zeki erkekleri çok çekici bulan biriyim. Seth’e ayrı düşüyorum okurken.
Yorum