Koyu Switch Mode

Lick Me Up If You Can [Novel] 1. Kitap, 3. Bölüm

A+ A-

Çevirmen: Ashily


***3.Kısım***

“Size mail atmıştım. Bu sabah uyumadan önce attım, doğruyu söylüyorum.”

“Hmm.” Öğretmeni ekşi bir suratla dizüstü bilgisayarını açtı. Tek eliyle hızlıca şifreyi girdi,  bir süre sonra ekranı çevirdi ve Koi’ye gösterdi. Ekranda bir sürü mail vardı, ama Koi kendi mail adresini göremedi. Kollarını tekrar bir araya getirerek izleyen öğretmeni, Koi’ye “Kontrol ettin mi?” diye sordu.

“Ah, bu mümkün değil.” Koi telaşla bir öğretmeninin yüzüne, bir ekrana bakıp konuşmaya devam etti. “Size kesinlikle mail gönderdim Bay Martinez. Kendi mailimi kontrol edebilirim. Eminim mailimde kaydı vardır. Bu gerçekten çok saçma!”

Öğretmeni Koi’nin savunmasına yanıt vermedi. Koi, bu tür açıklamaları daha önce çok kez dinlemiş olan öğretmeninin duygusuz tavrı karşısında umutsuzluğa kapıldı. Sakince Koi’ye bakan öğretmeni ağzını açtı. “Şöyle yapalım. Bu geceye kadar bana mail at. O zaman ödevini kabul edeceğim. Ama…”

Koi sevinemeden önce sertçe ekledi. “Kural kuraldır, bu yüzden sana A veremem. Şimdi gidebilirsin.”

“Ne? Ama…”

“Git dedim”. Öğretmeni kararlı bir şekilde sözünü kesti. Daha fazla ricaya yer yoktu. Sonunda Koi iç çekerek arkasını döndü.

‘Ne yapmalıyım?’ Gözlerinin önü karardı ve aklı durdu. Bursu alabilecek miyim? Ödevden kaç puan alabilirim? Peki ya ortalamam ne olacak? Mail neden gitmedi ki? Tüm gece boşuna mı uykusuz kaldım?

‘Bu olanlar gerçekten çok saçma…!’ 

Tam haksızlığa uğradığını düşündüğü ve gözlerinin dolduğu sırada birden öğretmeni ona seslendi. “Bir dakika bekle”.

Koi yaşlı gözlerle durdu dikkatle arkasına baktı. Bay Martinez kaşlarını çatarak içini çekti ve ekledi. “Geriye tek bir ödev kaldı. Ondan iyi bir not alırsan, bunun üzerinde düşünürüm.”

“Ne?” Koi şaşkınlıkla arkasına baktı. Öğretmeni Koi’ye bakarak konuşmaya devam etti. “Ödevin ne olduğunu bir sonraki derste söyleyeceğim. Bu kez ödevi vaktinde yapmalısın. Anladın mı?”

“Ah evet, evet! Elbette Bay Martinez!” Koi sevinçle başını salladı. Öğretmeni elini konuşma bitti der gibi salladı. Koi ağzını açmaya cesaret edemedi ve parlak bir yüzle koridora çıktı.

Yavaşça yürürken rahat bir nefes aldı. Mailinin gitmemesi büyük bir talihsizlikti. Yine de bir şansı daha olduğu için çok şanslıydı.

‘Peki sonraki ödev ne olacak?’ Derin bir nefes aldıktan sonra kararlılığını tazeledi. ‘İyi bir not almalıyım.’

***

“Bu bir grup ödevi.” Şaşıran Koi kocaman açılmış gözlerle ona baktı. Tahtanın önünde duran öğretmeni umursamadan devam etti.

“Ayrıntılı açıklama yapmayacağım. Konu önceki ödevle aynı. İkişerli gruplar halinde, konuya göre bir rapor yazın ve gönderin. İki kişiye de aynı puanı vereceğim, o yüzden ödevlerinizi özenle yapın.”

Sunum yapmamak dışında her şey en kötüsüydü. Aynı konu olması kabul edilebilirdi. Ancak Koi için asıl sorun iki kişilik bir grup oluşturmak zorunda kalmasıydı.

Çünkü Koi’nin bir grup oluşturabileceği tek bir bile arkadaşı yoktu.

Şimdiye kadar hiç arkadaşı olmamıştı ama Koi tek başına gayet iyi idare ediyordu. Elbette kendini yalnız ya da sıkılmış hissediyordu ama zorbalığa uğradıktan sonra arkadaş edinmek yerine yalnız kalmanın daha iyi olacağını düşündü. Bunun yerine part time çalışmak ve derslerine ağırlık vermek daha iyiydi. Üstelik arkadaşları olsa bile birlikte bir şeyler yapmaya vakti olmayacaktı çünkü uyumak için bile zamanı yoktu.

Bu şekilde kendini teselli ediyordu.

Birden önünde kocaman bir duvarın oluştuğunu hissetti. Ancak bu yüzden ödevi yapmaktan vazgeçemezdi. Bu gibi durumlarda, çoğu kişi yakın arkadaşlarıyla bir araya gelirdi. Geriye kalanlar da bir şekilde bir grup oluşturmak zorundaydı. Tabii ki, bir kişiyle belirli bir yakınlığınız varsa veya daha önce bir sohbetiniz olduysa birlikte ödev yapmayı teklif edebilirdiniz.

Sonuç olarak Koi için her iki seçenekte imkansızdı. Kelimenin tam anlamıyla besin zincirinin en altında olan onun için grup ödevi aşırı zordu. Panik olmuş bir halde başını elleri arasına aldığı sırada öğretmeni tekrar konuştu.

“Bu sefer grupları rastgele belirleyeceğim. Şimdi çağrıldığınızda gelip bu kutuya elinizi sokun ve bir isim seçin. Ödevi söylediğiniz isimle grup olarak tamamlayacaksınız. Anlaşıldı mı?”

Öğretmeni konuşmayı bitirdi ve sınıfa bir göz attı. Kararı Koi’yi düşünerek vermemiş olabilirdi ama sözleri Koi’yi kurtarmıştı. Koi rahatlayarak nefes aldığında öğretmeni ilk kişiyi çağırdı. Biri yerinden kalkıp kutuya doğru ilerledi. Kutudan küçük, katlanmış bir kağıt çıkardı ve onu alan öğretmenleri üzerinde yazılı adı okudu.

Grubu onayladıktan sonra öğretmenleri bir sonraki öğrenciyi çağırdı. İsimler tek tek çağırılmaya devam edildikçe sınıfta gereksiz bir gerginlik oluştu. Koi de kalbininin küt küt attığını hissederek sınıfa baktı.

Grupların neredeyse yarısı belirlenmişti ve Koi de dahil olmak üzere fazla kişi kalmamıştı.

“Connor Niles.” Öğretmeni adını söyler söylemez, Koi şaşkınlıkla ayağa fırlayınca bacağı sandalyeye takıldı ve yere düştü. Bunun üzerine patlayan kahkahalardan utandı, başını yere eğdi ve sanki koşuyormuş gibi ileri atıldı.

Bunun bir an önce sona ermesi için sabırsızlanıyordu.

Koi kutuya uzanır uzanmaz dokunduğu ilk kağıdı çıkardı ve hemen öğretmenine uzattı. Hızla yerine döndü ve tam sandalyesine oturmak üzereyken öğretmeni kağıdı açtı. 

“Connor Niles, seçtiğin kişi…” Koi’yi durmaya zorlayan ses devam etti. “Ashley Miller, neredesin?”

Buz hokeyi takımının kaptanı şaşırmış bir şekilde elini kaldırdı. Öğretmeni konuştu. “Evet, siz ikiniz bir grupsunuz. Şimdi sıradaki…”

İsmi çağırılan diğer öğrenci kısa bir süre sonra kutuya doğru gitti ancak Koi bir süre daha hareket edemedi.

‘Ashley Miller ve ben aynı grupta mıyız?’

Koi’nin bembeyaz kesilip nefessiz kalmasına rağmen Ashley elini çenesine dayayarak cep telefonundaki mesajlar arasında gezinmeye devam etti.

*

*

“Umm, hey, Ashley… .Ash!”

Ashley, adının kısaltmasını duyunca sonunda yürümeyi bıraktı ve Koi’ye baktı. Sınıftan çıktıktan sonra koridordan yürürken ona seslenen Koi, derin bir nefes aldı ve öncesinde hazırladığı cümleleri söylemek için ağzını açtı.

“Şey, ödev için seslendim. Aynı grupta olduğumuzu biliyorsun değil mi? Bu yüzden ödevi nasıl yapacağımız hakkında konuşmamız gerekiyor.”

Araştırmanın nasıl yapılacağı, bölümlerin nasıl paylaşılacağı ve kimin nereden sorumlu olacağı hakkında konuşulması gerekiyordu. Raporu bitirene kadar bilgi alışverişinde bulunmak ve değişiklikler yapmak için en az üç kez görüşmeleri gerekecekti.

Koi ödevi Ashley’nin boş zamanında ve kendisinin de part time işinin olmadığı vakitlerde yapmanın, ödevi vaktinde bitirebilmek için daha uygun olabileceğini düşündü. Okul kafeteryası bunun için iyi bir yerdi. Ayrı olarak sipariş vermek zorunda değildi ve bu yüzden para harcamasına gerek kalmazdı. Tabii Ashley de onunla aynı fikirde olursa. 

Gerginlikle ona bakarken, Ashley nazikçe gülümsedi.

“Ah, öyleydi. Ama dur biraz ne yapabiliriz?” Kaşlarını çattı ve düşünüyormuş gibi yaparak bir süre havaya baktı ve hüzünle saçlarını geriye atarak gülümsedi. “Dersten sonra antrenmanım var. Antrenmandan sonra görüşebiliriz ama çok mu geç olur?

“Hayır, sorun değil. Peki, saat kaçta görüşeceğiz?” Hızla cevap verdiğinde Ashley duraksadı. Bununla beraber, Koi tepkisinin Ashley’nin beklentilerinden farklı olduğunu fark etti. ‘Ashley bu ödevi yapmak istemiyor mu?’ Bir şekilde kendini rahatsız hissettiğinde, Ashley garip bir gülümsemeyle cevap verdi. “Çok geç olacak!”

“Önemli değil. Bekleyebilirim.” Artık böyle olduğuna göre, devam etmekten başka seçeneği yoktu. İnatla cevap verdiğinde, Ashley kasvetli bir iç çekti. “Şey, yani…”

Koi, elini anlamsızca havada sallayarak çabucak ekledi. “Connor Niles. Adım Connor Niles.”

“Evet Koi.” İsmini kısaltarak seslenmekten çekinmeyen Ashley devam etti. “Sadece bir ödev için bu kadar çok çalışmak zorunda değilsin, değil mi?”

Gülümseyen yüzü dünyadaki çoğu kişiyi etkisi altına alırdı ama Koi bir istisnaydı.

“Hayır, elimden gelenin en iyisini yapmak istiyorum.”

Etiketler: novel oku Lick Me Up If You Can [Novel] 1. Kitap, 3. Bölüm, novel Lick Me Up If You Can [Novel] 1. Kitap, 3. Bölüm, online Lick Me Up If You Can [Novel] 1. Kitap, 3. Bölüm oku, Lick Me Up If You Can [Novel] 1. Kitap, 3. Bölüm bölüm, Lick Me Up If You Can [Novel] 1. Kitap, 3. Bölüm yüksek kalite, Lick Me Up If You Can [Novel] 1. Kitap, 3. Bölüm light novel, ,

Yorum

Sunucu değişikliğinden ötürü bölümlerde sayfalar hatalı olabilir. Gerekli güncellemeleri yapıyoruz ancak biraz zaman alacak. Sabrınız için teşekkürler🌸

X